02.03.2021, 00:28 3106

Beklenen gençlik

Gelecek ülkesinin topraklarına ekilen tohumdur gençlik. Bu tohumun özüdür bizim yarınlara umut içerisinde bakmamızı sağlayan. Nitekim her devrin gençliği yaşadığı zamanın devinimi içinde kendini gerçekleştirmiştir. “Eski Mısır gençliği tabiatla çetin mücadelenin sahnesinde, Sümer Gençliği tapınaklarda, Yunan gençliği olimpiyatlarda, Roma gençliği ise kendi simasıyla görülmektedir. İlk İslam dünyasının yaşattığı gençlik, insanlığa hayır ve hizmette yarışırken Cengiz ve Moğol gençlerinin kestikleri kafalardan kule yapmak hususunda yarıştıklarını görüyoruz.” diyen Nurettin Topçu’nun sözlerinden de anlaşılacağı üzere her devrin gençliğini zamanın şartlarıyla değerlendirmek ve ele almak gerekir.

Her devrin gençliğinin kendi kimliği vardır ve kimlik üzerinden toplumda kendilerini gösterirler. Her devrin gençliği başka bir övünç kaynağı ile kendi kimliğini ortaya koymuştur. Söz konusu bu övünce vesile olan değerler, gencin davranışını, hâl ve hareketlerini de şekillendirmiştir. Ashab devrinde “Haydâr-ı kerrâr, sâhib-i zülfikar, Aliyyü’l-murtezâ, Ebu Turâb, Esedullah, Şah-ı merdân, Seyfullah” gibi birçok sıfat kendisine layık görülen Hz. Ali, sahabe gençlerine örnek olmuştur. Müşriklerle mücadelede düşmana karşı korkusuzca mücadele etmiştir.

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 50 bin kişilik ordusuyla 250 bin kişilik Bizans Kralı Romen Diyojen’in karşısına dikilip Anadolu’nun kapılarını Türklere açtığında 30’lu yaşlarda idi. Alparslan’ın bu azim ve cesareti Selçuklu gençliğinin ufkunu genişleterek “kutlu Nebi’nin hadisine mashar olma” ülküsü oluşturmuştur. Fatih Sultan Mehmet Han’a kadar tahta çıkan tüm Selçuklu ve Osmanlı sultanlar ile onların peşinde giden gençliğin birinci gayesi de bu ülkü uğruna mücadele etmek olmuştur.

Sultan Mehmet, 22 yaşında İstanbul’u fethettiği vakit Türk-İslam gençliği en olgun ve en heybetli dönemini yaşıyordu. İstanbul’un fethiyle aşka gelen gençlik, Yavuz ve Kanuni ile zirveye ulaşmıştır. Ancak gençlik devresinden sonra ihtiyarlayan her canlı gibi milletimizin gençliği de eski ihtişamını kaybetmeye başladı. Özellikle 17. yüzyıldan günümüze bu heybetin ışığının giderek zayıfladığını görüyoruz.

Üç yüz yıldır süren yıkım sürecinde gençliğe; riyakâr, heva ve heves peşinde koşan bir ülkü anlayışı miras bırakılmıştır. “Ona yeni bir gençlik aşısı yapmak gerekiyordu.” Sultan Abdülhamit Devri’nde bu uğurda epey bir gayret sarf edilmiş lakin bu gayretler bir sonuca ulaştırılamamıştır. Bu devirde gençlik birkaç kez silkinip ayağa kalkma gayretine girişmiş olsa da bunların tamamı hüsranla sonuçlanmıştır. Hüsranların başlıca nedeni, öz değerlerimizden kaçarak Batı taklitçiliğine sığınmaktır. Bu üç asırlık gençlik arayışı bizde birçok hüsranla sonuçlanmıştır. Bunların ilki, “Mai ve Siyah” romanında Ahmet Cemil karakterinin hastalıklı zihniyetinde şekle bürünen bir genç görüntüsüdür ki bu genç görüntüsü iman noktasında müthiş bir krizin içerisindedir. Bu nesilde ne Hayber Fatihi Hz. Ali’den, ne Anadolu’yu bizler yurt kılan Alparslan’da, ne de Bizans fatihi Sultan Fatih’ten kırıntılar bulmak mümkün değildir. Bu nesil tüm değerleri inkâr yoluna giderek Batı’nın pozitivist felsefesinde çare aramıştır.

İstiklal Mücadelesinden sonra yeni bir gençlik ümidi doğmuş olsa da bu neslin gençleri de kaynağını özünden almadıkları için pek bir varlık gösteremediler. Sonraki gençlik hareketlerinde de öncekilerine benzer hüsranlar görülecektir. Özellikle günümüze yaklaşıldıkça Batı’yı miğfer alan bir anlayışla kurgulanan eğitim sisteminin meydana getirdiği gençler, bedenî istekleri (biz buna haz, diyoruz.), manevi ve isteklerin ve birtakım toplumsal değerlerin önüne geçirdiler. Bu nedenledir ki bir süre sonra kendilerine yük olduğunu düşündükleri bu millî ve manevi değerlerin getirdiği kuralları yok saydılar. Hatta bu kurallara aşağılayan gözlerle bakmaya, daha da ileri giderek kin beslemeye başladılar. Artık mananın yerini madde, ruhun yerini de beden almış, maddecilik tek değer hâlini almıştır.

Hiç şüphe yoktur ki gençlik, büyük bir ümitsizlik ve güvensizlik buhranı içindedir. Ümitsizlik imanı zedelerken güvensizlikse kaderci yapar insanı. Bu nedenle de kolaycılığa kaçma yolunu tercih ettiler. Kimileri “dava” dedi, kendi davasının peşinde olanlara hizmet ederek hayatını heba etti. Kimileri de kısa yoldan para kazanmanın derdine düştü. Birçoğu da heva ve hevesinin peşinde amaçsız bir şekilde gün doldurdu. Her sahada üretimin yerini taklitçilik almıştır. Bu taklitçilik kimi zaman Arap ve İran taklitçiliği, kimi zaman Fransız, İngiliz ve ABD taklitçiliği olmuştur. Taklide kapıldığımız bu üç asır boyunca genliğimiz daima gerilemiştir. Oysa bu milletin evlatları bundan üç asır önce üretirken ve yerliyken kıtalara medeniyet götürmekteydi. Bugün durum öyle bir hâl aldı ki Batılıyı taklit etmeden düşünemezsiniz, ondan alıntı yapmadan fikir beyan edemezsiniz, etseniz dahi kıymeti harbisi olmaz. Bilim mi? Bilim zaten onların işi! Aşağılık psikolojisi adeta üzerimize yapışmış bir kene gibi. Özgür düşüncenin kanını emmekte ve iradeleri teslim almaktadır. “Bizden bir yol olmaz!” anlayışıyla gençliğin yükselişini beklemek, tren yolu olmayan bir kasabaya tren beklemek gibidir. Oysa inancımıza göre insan Allah’ın yarattığı müstesna bir varlıktır. Kendisini, kendi insanını bir sürü gibi, bir eşya gibi görmeye hakkı yoktur hiç kimsenin. İnsanı insan yapan yegâne şey ruh ve yaşama biçimidir. Ruh ve yaşayış yönünden başka milletleri taklit etmek, o milletlerin ruhunun esiri olmak demektir.

Hiç kimse başkası olarak kendini gerçekleştiremez. Milletlerin gençliği de öyledir. Başka milletlerin gençliğini taklit etmekle şuurlu Türk gençliği oluşturulamaz. Bu milletin özünde akıl, cesaret, yetenek gibi hasletlerin hepsi mevcut aslında. Yeter ki üzerindeki ölü toprağını atıversin. Tarihteki birtakım olayların etkisiyle iradesi ve kendine olan güveni zayıflatılan gençlik, iman yönünden kendisini yenileme ile işe başlamalıdır. Sorumluluklara karşı ortaya atılan özgürlük çıkışı, çağımızın hastalığıdır ve tedavi edilmelidir. Maddi hırslar terk edilmeli, yerini insani değerlere bırakmalıdır. Gençlikten beklenen ilimde, felsefede, sanatta, ahlakta ve nihayetinde dinde yükselmesidir. Bu yükseliş de aşama aşama gerçekleşmelidir. Böylelikle hastalıklı nesiller de şifa bulacak, kendi özüne kavuşacaktır. Bu iş ise eğitim işidir ve bir neslin ıslahı ve kurtuluşu ancak eğitimle mümkündür.

Yorumlar (3)
Mesure 1 yıl önce
Bir yazı bu kadar isabetli ve güzel yazılırdı. Tebrikler.
Zeynel Abidin Kılıç 1 yıl önce
Başkan zihnine ve kalemine saglik
Tayfun 1 yıl önce
Eğitim milletin ruhu. Ruhsuz eğitim, ruhsuz gençlik demek.
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Namaz Vakti 25 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@