DOLAR
8.7059 +1.94
EURO
10.3780 +0.27
ALTIN
497.771 -0.73
BIST
1414 -1.19
17°
02.03.2021, 00:28 3027

Beklenen gençlik

Gelecek ülkesinin topraklarına ekilen tohumdur gençlik. Bu tohumun özüdür bizim yarınlara umut içerisinde bakmamızı sağlayan. Nitekim her devrin gençliği yaşadığı zamanın devinimi içinde kendini gerçekleştirmiştir. “Eski Mısır gençliği tabiatla çetin mücadelenin sahnesinde, Sümer Gençliği tapınaklarda, Yunan gençliği olimpiyatlarda, Roma gençliği ise kendi simasıyla görülmektedir. İlk İslam dünyasının yaşattığı gençlik, insanlığa hayır ve hizmette yarışırken Cengiz ve Moğol gençlerinin kestikleri kafalardan kule yapmak hususunda yarıştıklarını görüyoruz.” diyen Nurettin Topçu’nun sözlerinden de anlaşılacağı üzere her devrin gençliğini zamanın şartlarıyla değerlendirmek ve ele almak gerekir.

Her devrin gençliğinin kendi kimliği vardır ve kimlik üzerinden toplumda kendilerini gösterirler. Her devrin gençliği başka bir övünç kaynağı ile kendi kimliğini ortaya koymuştur. Söz konusu bu övünce vesile olan değerler, gencin davranışını, hâl ve hareketlerini de şekillendirmiştir. Ashab devrinde “Haydâr-ı kerrâr, sâhib-i zülfikar, Aliyyü’l-murtezâ, Ebu Turâb, Esedullah, Şah-ı merdân, Seyfullah” gibi birçok sıfat kendisine layık görülen Hz. Ali, sahabe gençlerine örnek olmuştur. Müşriklerle mücadelede düşmana karşı korkusuzca mücadele etmiştir.

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 50 bin kişilik ordusuyla 250 bin kişilik Bizans Kralı Romen Diyojen’in karşısına dikilip Anadolu’nun kapılarını Türklere açtığında 30’lu yaşlarda idi. Alparslan’ın bu azim ve cesareti Selçuklu gençliğinin ufkunu genişleterek “kutlu Nebi’nin hadisine mashar olma” ülküsü oluşturmuştur. Fatih Sultan Mehmet Han’a kadar tahta çıkan tüm Selçuklu ve Osmanlı sultanlar ile onların peşinde giden gençliğin birinci gayesi de bu ülkü uğruna mücadele etmek olmuştur.

Sultan Mehmet, 22 yaşında İstanbul’u fethettiği vakit Türk-İslam gençliği en olgun ve en heybetli dönemini yaşıyordu. İstanbul’un fethiyle aşka gelen gençlik, Yavuz ve Kanuni ile zirveye ulaşmıştır. Ancak gençlik devresinden sonra ihtiyarlayan her canlı gibi milletimizin gençliği de eski ihtişamını kaybetmeye başladı. Özellikle 17. yüzyıldan günümüze bu heybetin ışığının giderek zayıfladığını görüyoruz.

Üç yüz yıldır süren yıkım sürecinde gençliğe; riyakâr, heva ve heves peşinde koşan bir ülkü anlayışı miras bırakılmıştır. “Ona yeni bir gençlik aşısı yapmak gerekiyordu.” Sultan Abdülhamit Devri’nde bu uğurda epey bir gayret sarf edilmiş lakin bu gayretler bir sonuca ulaştırılamamıştır. Bu devirde gençlik birkaç kez silkinip ayağa kalkma gayretine girişmiş olsa da bunların tamamı hüsranla sonuçlanmıştır. Hüsranların başlıca nedeni, öz değerlerimizden kaçarak Batı taklitçiliğine sığınmaktır. Bu üç asırlık gençlik arayışı bizde birçok hüsranla sonuçlanmıştır. Bunların ilki, “Mai ve Siyah” romanında Ahmet Cemil karakterinin hastalıklı zihniyetinde şekle bürünen bir genç görüntüsüdür ki bu genç görüntüsü iman noktasında müthiş bir krizin içerisindedir. Bu nesilde ne Hayber Fatihi Hz. Ali’den, ne Anadolu’yu bizler yurt kılan Alparslan’da, ne de Bizans fatihi Sultan Fatih’ten kırıntılar bulmak mümkün değildir. Bu nesil tüm değerleri inkâr yoluna giderek Batı’nın pozitivist felsefesinde çare aramıştır.

İstiklal Mücadelesinden sonra yeni bir gençlik ümidi doğmuş olsa da bu neslin gençleri de kaynağını özünden almadıkları için pek bir varlık gösteremediler. Sonraki gençlik hareketlerinde de öncekilerine benzer hüsranlar görülecektir. Özellikle günümüze yaklaşıldıkça Batı’yı miğfer alan bir anlayışla kurgulanan eğitim sisteminin meydana getirdiği gençler, bedenî istekleri (biz buna haz, diyoruz.), manevi ve isteklerin ve birtakım toplumsal değerlerin önüne geçirdiler. Bu nedenledir ki bir süre sonra kendilerine yük olduğunu düşündükleri bu millî ve manevi değerlerin getirdiği kuralları yok saydılar. Hatta bu kurallara aşağılayan gözlerle bakmaya, daha da ileri giderek kin beslemeye başladılar. Artık mananın yerini madde, ruhun yerini de beden almış, maddecilik tek değer hâlini almıştır.

Hiç şüphe yoktur ki gençlik, büyük bir ümitsizlik ve güvensizlik buhranı içindedir. Ümitsizlik imanı zedelerken güvensizlikse kaderci yapar insanı. Bu nedenle de kolaycılığa kaçma yolunu tercih ettiler. Kimileri “dava” dedi, kendi davasının peşinde olanlara hizmet ederek hayatını heba etti. Kimileri de kısa yoldan para kazanmanın derdine düştü. Birçoğu da heva ve hevesinin peşinde amaçsız bir şekilde gün doldurdu. Her sahada üretimin yerini taklitçilik almıştır. Bu taklitçilik kimi zaman Arap ve İran taklitçiliği, kimi zaman Fransız, İngiliz ve ABD taklitçiliği olmuştur. Taklide kapıldığımız bu üç asır boyunca genliğimiz daima gerilemiştir. Oysa bu milletin evlatları bundan üç asır önce üretirken ve yerliyken kıtalara medeniyet götürmekteydi. Bugün durum öyle bir hâl aldı ki Batılıyı taklit etmeden düşünemezsiniz, ondan alıntı yapmadan fikir beyan edemezsiniz, etseniz dahi kıymeti harbisi olmaz. Bilim mi? Bilim zaten onların işi! Aşağılık psikolojisi adeta üzerimize yapışmış bir kene gibi. Özgür düşüncenin kanını emmekte ve iradeleri teslim almaktadır. “Bizden bir yol olmaz!” anlayışıyla gençliğin yükselişini beklemek, tren yolu olmayan bir kasabaya tren beklemek gibidir. Oysa inancımıza göre insan Allah’ın yarattığı müstesna bir varlıktır. Kendisini, kendi insanını bir sürü gibi, bir eşya gibi görmeye hakkı yoktur hiç kimsenin. İnsanı insan yapan yegâne şey ruh ve yaşama biçimidir. Ruh ve yaşayış yönünden başka milletleri taklit etmek, o milletlerin ruhunun esiri olmak demektir.

Hiç kimse başkası olarak kendini gerçekleştiremez. Milletlerin gençliği de öyledir. Başka milletlerin gençliğini taklit etmekle şuurlu Türk gençliği oluşturulamaz. Bu milletin özünde akıl, cesaret, yetenek gibi hasletlerin hepsi mevcut aslında. Yeter ki üzerindeki ölü toprağını atıversin. Tarihteki birtakım olayların etkisiyle iradesi ve kendine olan güveni zayıflatılan gençlik, iman yönünden kendisini yenileme ile işe başlamalıdır. Sorumluluklara karşı ortaya atılan özgürlük çıkışı, çağımızın hastalığıdır ve tedavi edilmelidir. Maddi hırslar terk edilmeli, yerini insani değerlere bırakmalıdır. Gençlikten beklenen ilimde, felsefede, sanatta, ahlakta ve nihayetinde dinde yükselmesidir. Bu yükseliş de aşama aşama gerçekleşmelidir. Böylelikle hastalıklı nesiller de şifa bulacak, kendi özüne kavuşacaktır. Bu iş ise eğitim işidir ve bir neslin ıslahı ve kurtuluşu ancak eğitimle mümkündür.

Yorumlar (3)
Mesure 4 ay önce
Bir yazı bu kadar isabetli ve güzel yazılırdı. Tebrikler.
Zeynel Abidin Kılıç 4 ay önce
Başkan zihnine ve kalemine saglik
Tayfun 4 ay önce
Eğitim milletin ruhu. Ruhsuz eğitim, ruhsuz gençlik demek.
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

17°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:17
Güneş 05:13
Öğle 12:54
İkindi 16:52
Akşam 20:27
Yatsı 22:14

Gelişmelerden Haberdar Olun

@