06.08.2021, 13:43 4782

Arşiv Unutmaz Ziya Öğretmenim

Yıl 2018, kendisinin de öğretmen olduğunu söyleyen, eğitim kökenli bir bakan atanmış Millî Eğitim’in başına. Öğrencisi, öğretmeni, velisi herkes bu atamadan memnun. Sayın Bakan görevi devraldığında yaptığı konuşmada, öğretmenler için:

“Onların Temsilcisiyim…” demişti.

“Öğretmen arkadaşlarım benim şahsımda Millî Eğitim Bakanlığının koridorlarında temsil edildiğini asla unutmamalı. Aklımızda, düşüncemizde, gönlümüzde, duygularımızda onların bütün hissiyatını taşıdığımızı tekrar vurgulamak isterim.”

(Üniversite Hocası kimliği de bulunan Sayın Bakan, lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini en iyi bilenlerden birisidir. Göreve gelir gelmez sarf ettiği bu sözlerle taraflı tarafsız herkesin gönlünü kazanmayı başarmış, belki de MEB tarihinde hiçbir bakana nasip olmayacak toplumsal kredi kendisine açılmıştı. Ancak gelinen noktada Bakan Bey’in öğretmene vadettikleri sözden öteye gidememiş, kendisine güven de dip yapmıştır.)

“Eskiden şekeri sadece zenginler yermiş. Bu yüzden bazı insanlar ne kadar zengin olduklarını göstermek için dişlerini çürütürlermiş. Çürütemezlerse de siyaha boyarlarmış. Biz de bugün ne kadar başarılı olduğumuzu göstermek için çocuklarımızı çürütüyoruz.”

(Sayın Bakanım, şimdi de eğitim pastasının çikolatalı, frambuazlı kısımlarını; özel okullarda, özel hocalardan ders alan zengin çocuklarının yemiyor mu? Eğitimde fırsat eşitliğinin Anayasal bir hak olduğu bilinmesine rağmen uzaktan eğitimde gerekli önlemler için oldukça geç kalınmıştır (İnternet altyapısı, tablet ihtiyacı vb.). Yüz yüze eğitim sürecinde bile birçok öğrencinin eğitime erişimde eşit olmadığı, yaşam mücadelesinde eşit olmadığı, sistem çıktısı olarak eşit olmadığı bilinen bir gerçektir. Bu gerçekler uzaktan eğitimle kendisini daha net bir şekilde gösterdi.

Uzaktan eğitim sürecinde özel okul ve etüt merkezlerinin kendi öğrencilerine, yasak olmasına rağmen, gizli gizli yüz yüze eğitim vermesine müsamaha gösterilirken resmî okullarda maddi durumu yetersiz olan çocukların tek şansları olarak kabul edilen destekleme ve yetiştirme kurslarının kapalı olması eğitimde fırsat eşitliği anlayışının neresine sığar?)

“Karnenin sol tarafı talim, sağ tarafı terbiyedir. Sol tarafa yazılacak notlar için kurulan sistemleri, altyapıyı ve bürokrasiyi düşünün. Bir de sağ tarafı öğretmenlerin ne şekilde doldurduğunu düşünün. Sonra da terbiyeli çocuklar yetiştirme konusunda ne kadar ciddi olduğumuzu...”

(Sayın Bakan, “Hedefimiz şu ki; çocuklarımızı çift kanatlı olarak yetiştirelim, bir kanatta düşünce, duygu, eylem; bir kanatta bilgelik, ahlak, deneyim olsun.” sözlerini hemen hemen her platformda sarf etmektedir. Ancak geldiğimiz aşamada 2020-2021 eğitim-öğretim yılının ilk döneminde öğrenciye verilebilecek ne bir karne ne de bu karnenin sağında solunda yazan talim ve terbiye notları vardır. Birinci dönemde yapılaması gereken sınavlar; yönetmelikte emredildiği gibi yapılmış olsaydı eğer bugün bütün okullar karne verebilecekken Bakanlık bürokratlarının gönderdiği kafa karışıklığına neden olan yazılar yüzünden bazı okullar sınavlarının tamamladı, bazıları yarısını yaptı, bazıları ise hiç sınav yapmadı. Velhasıl tam bir curcunadır gidiyor eğitimde.)

Talim, yani öğretim, yönünden eğitim sistemimizin gelmiş olduğu noktayı PISA ve TIMMS göstergeleri ortaya koyuyor, bu herkesin bildiği, bir arpa boyu yol alamadığımız bir konu. Terbiye eğitimi ise okuldan çok ailede verilmesi gereken bir eğitim olup günümüzde ailenin rolünü televizyon ve sosyal medya almış durumdadır.)

“Ortalamadan hızlı olmak, ortalamadan zeki olmak anlamına gelmez. Çocuklar sınavlarda bir veya iki dakikalık sürelerle puan kaybediyorlar. Ama gerçek hayatta öyle problemler var ki, bir ömür sürüyor. Birkaç dakika süren problemlere de genelde ihtiyaç molası deniyor.”

(Bakan Bey burada mevcut öğrenci seçme sisteminin hayatın gerçekleriyle örtüşmediğini söylüyor lakin bu konuda da söylemden öte bir icraat ortaya koyabilmiş değildir kendisi. Hâlâ 2-3 saatlik sınavlarla öğrencilerimizin tüm hayatlarına yön verilmeye çalışılıyor. Hatta rekabet o derece acımasız hâle geldi ki parası olanın en iyi üniversitelerde okuduğu, parası olmayanın okuma fırsatının elinden alındığı bir sisteme dönüştü. Örneğin, uzaktan eğitim sürecinde etüt merkezlerinin ve özel kursların öğrencilerine bir şekilde yüz yüze eğitim vermesi, resmî okullardaki destekleme ve yetiştirme kursuna giden gariban öğrencinin bundan mahrum kalmasının izahı yoktur.)

“Araçları amaç kıldık; sınav kazanmayı sistemin ana gayesine dönüştürdük. ÖSYM bir dakikada soru çözebilenleri başarılı, iki dakikada çözebilenleri başarısız diye etiketlerken, aslında milyonlarca çocuğumuzun kendine olan güvenini yok eden bir kuruma dönüştü. Türkiye'de başarısız olarak etiketlenen on binlerce çocuğumuz dünyanın iyi üniversitelerinde pekâlâ, üstün başarılar ortaya koydular.”

(Sayın Bakanım, ülkemizde ÖSYM hâlâ ÖSYM, sorduğu sorular hâlâ aynı sorular, sınavın şekli hâlâ aynı. Hâlâ soruları bir dakikada cevaplayan öğrenci başarılı, iki dakikada cevaplayan öğrenci ise başarısız. ÖSYM, hâlâ en az güvenilen kurumlar arasındaki yerini koruyor. Hâlâ Türkiye’deki üniversitelere kabul edilmeyen, projeleri TÜBİTAK’tan geçmeyen ancak ABD’de derece yapan çocuklarımız çareyi yurt dışında arıyor.)

“Öğretmen yetiştirmeyi üniversiteye havale ettik. Üniversiteler otuz yıldır iyi öğretmen yetiştiremiyor.”

(Maalesef öğretmenlerimizi hâlâ üniversiteler yetiştiriyor.)

“Bazı öğretmenler iklim oluşturur. Bazıları da sadece hava durumu sunar. Bu iki öğretmen tipi mutlaka ayrı değerlendirilmeli ve kıymetlendirilmeli.”

(Bu konuda çok haklısınız Sayın Bakanım, sizin sunduğunuz hava durumunu, iklim değişikliği olarak algılayarak eğitim sisteminde yerli ve milli reformlar yapılabileceği hayaline kapıldık. Oysa rüzgârın azı ateşi körükler, çoğu ise söndürür. O kadar çok rüzgâr estirdiniz ki eğitimcilerdeki size olan inancın ateşini söndürdünüz.

itibariyle istifanızı verdiniz, artık eğitim camiasının eğitimci bakan isteği de yoktur bundan sonra. Yeni bakanımıza hayırlı olmasını temenni ederken devlette devamlılığın esas olduğu anlayışıyla Ziya Öğretmen’in vermiş olduğu sözlerin de gerçekleştirilmesini kendisinden bekleriz.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 15 26
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Namaz Vakti 04 Aralık 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@