DOLAR
43,16 +0.10
EURO
50,31 -0.05
ALTIN
6.372,71 +0.08
BIST
12.386 +1.07
BITCOIN
93.898 +2.41
5
10.01.2026, 17:38 87

Sessiz Devrimin Yerli Mimarı: "Babasının Oğlu" Ezberini Bozan Bir Portre

Memlekette siyaset denince akla hep o meşhur kürsüler, sert polemikler ve seçim meydanları gelir. Ancak modern dünyada siyasetin rotası artık sadece sandıkta değil; sivil toplumun derinliğinde, gençliğin ufkunda ve kültürel diplomasinin sessiz gücünde belirleniyor. Bugün bu sessiz ama derinden gelen dönüşümün merkezinde, üzerine en çok konuşulan ama belki de en az anlaşılan figürlerden biri var: Necmettin Bilal Erdoğan.

Bir siyaset uzmanı gözüyle baktığımda, Bilal Erdoğan’ın son dönemdeki çıkışlarını ve sivil toplumdaki ayak izlerini sadece "bir oğulun faaliyeti" olarak görmek, büyük resmi ıskalamaktır. Karşımızda, Harvard ve Johns Hopkins gibi dünyanın en prestijli kurumlarında kamu yönetimi ve ekonomi eğitimi almış, uluslararası bürokrasinin çarklarını bizzat çevirmiş, entelektüel derinliği yüksek bir figür var. Peki, bu birikim Türkiye için ne ifade ediyor?

Sivil Toplumda Paradigma Değişimi

Bilal Erdoğan’ın en önemli dokunuşu, Türk sivil toplumuna "uzmanlaşma" ve "derinleşme" kavramlarını sokmasıdır. O, STK’ların sadece yardım dağıtan kurumlar değil, devletin önüne profesyonel dosyalar koyabilen, politika üreten mekanizmalar olması gerektiğini savunuyor. Kütahya’dan İstanbul’a kadar her platformda vurguladığı "kendi toprağında kök salan saksı" metaforu, aslında bir özgüven manifestosudur. Selçuk Bayraktar örneğinde vücut bulan; dini değerleriyle barışık, yerli kimliğini koruyan ama teknolojide dünyanın zirvesine oynayan o gençlik idealinin mimarlarından biri de şüphesiz kendisidir.

Rakamların Dili ve Tarihsel Hafıza

Son dönemdeki ekonomi analizleri ise oldukça çarpıcı. Türkiye’nin son 23 yıldaki 6-7 katlık büyümesini, cumhuriyetin önceki 75 yılındaki toplam büyüme ile kıyaslayarak toplumsal bir hafıza tazelemesi yapıyor. "Recep Tayyip Erdoğan'ın kıymetini, bu kadar hızlı büyüyemediğimiz zamanlarda anlayacağız" derken aslında kişisel bir övgüden ziyade, istikrarın ve büyüme ivmesinin hayatiyetine dikkat çekiyor. Bu, sadece bir siyasi savunma değil; kalkınma ekonomisi eğitimi almış bir uzmanın veri temelli okumasıdır.

Etnospor: Küresel Bir Otorite İnşası

Kültürel alanda ise Dünya Etnospor Konfederasyonu üzerinden yürüttüğü faaliyetler, Türkiye’nin "yumuşak güç" kapasitesini perçinliyor. 60 ülkeden spor bakanlarını Antalya’da bir araya getirmek, geleneksel sporlar için küresel kural setleri belirlemek ve Türkiye’yi bu alanda bir otorite haline getirmek, sıradan bir hobi faaliyeti değildir. Bu, Batı merkezli spor endüstrisinin tek tipleştirici etkisine karşı, yerel kimliklerin küresel onur mücadelesidir.

"Soyadı" Önyargısına Reddiye

Gelelim madalyonun diğer yüzüne... Kamuoyunda Bilal Erdoğan’a yönelik sürdürülen o insafsız algı operasyonlarına. Sırf soyadı "Erdoğan" olduğu için, onun akademik başarılarını, sivil toplumdaki alın terini ve vizyoner çıkışlarını görmezden gelen, hatta aşağılayan bir kesim var. Bu, en hafif tabiriyle ideolojik bir körlüktür.

Sormak lazım: Harvard gibi bir kurumda yüksek lisans yapmak, Dünya Bankası’nda danışmanlık seviyesine yükselmek hangi "ayrıcalıkla" açıklanabilir?. Bilimsel yeterlilik sınavları babadan oğula geçmez, ter dökülerek kazanılır. Bilal Erdoğan’a saldıranlar, aslında onun temsil ettiği "yerli ve milli" şahlanıştan rahatsızlar. Onlar istiyorlar ki, muhafazakar kesimin çocukları sadece "yönetilen" olsun; dünyayı okumasın, sivil toplumu kurumsallaştırmasın, geleneksel sporları küresel marka yapmasın.

Bilal Erdoğan, gücünü iktidarın koridorlarından değil, Silopi’de dereceye giren öğrencilerin başarısından, TÜRGEV yurtlarında yetişen binlerce gencin azminden ve vakıf dervişliği bilincinden alıyor. Onun için "babasının oğlu" yaftasını vuranlar, aslında onun sivil alandaki bu sessiz devriminden korkuyorlar.

Neden Önemli?

Çünkü Türkiye’nin geleceği, sadece binalarla değil; tarihini, kimliğini ve dünyadaki dönüşümü doğru okuyan nesillerle inşa edilecek. Bilal Erdoğan, gençlere "ufkunuz Türkiye ile sınırlı kalmasın" derken onlara küresel bir iddia aşılıyor.Siyaseti bir kariyer planı olarak değil, bir "insan yetiştirme" davası olarak görmesi, onu Türkiye’nin gelecek projeksiyonunda vazgeçilmez bir stratejik aktör kılıyor.

Sonuç olarak; önyargılarını bir kenara bırakıp verilere bakan her tarafsız göz, Bilal Erdoğan’ın Türkiye’nin entelektüel ve toplumsal sermayesine yaptığı katkıyı görecektir. O, Yeni Türkiye’nin sadece tanığı değil, sivil ve yerli mimarıdır. Eleştiri oklarını ona çevirenler ise, tarihin akışı içinde bu büyük dönüşümün altında kalmaya mahkumdur.

Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

5
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Namaz Vakti 13 Ocak 2026
İmsak 06:32
Güneş 08:02
Öğle 12:55
İkindi 15:16
Akşam 17:37
Yatsı 19:02

Gelişmelerden Haberdar Olun

@