Güney Afrika'da bir Osmanlı âlimi: Ebubekir Efendi

Ebubekir Efendi Müslümanları birliğe çağırıp ayrılık olmaması için camilerde hutbeyi Osmanlı Sultanı adına okumuştur. Bu da onun otoritesinin artmasına sebep olmuş; birbiriyle çatışan Müslüman cemaatlerin barışmasını da sağlamıştır.

TARİH 12.09.2021, 20:49
Güney Afrika'da bir Osmanlı âlimi: Ebubekir Efendi

17’nci yüzyılda dönemin süper gücü Hollanda; Endonezya ve Malezya’ya dek uzanan bir sömürge imparatorluğu kurar. Ancak zamanla buralardaki Müslümanların başlattığı direniş hareketleri Hollanda’yı zor durumda bırakmaya başlar.

Bunun üzerine Hollanda; çareyi bu insanları cezalandırmakta bulur. Böylece pek çok insan ya öldürülür ya da bir başka Hollanda sömürgesi olan Güney Afrika’ya sürgüne gönderilir. Buradaki insanlar yaşamlarını çiftliklerde çalışarak veya başka işlerde yer alan köleler olarak sürdürürler. Böylece İslam profili de şekillenmeye başlar. Elbette söz konusu insanlar arasında soylular, âlimler hatta prensler de vardır. Bunlar arasında derin bilgisi ve âlim kişiliğiyle Şeyh Yusuf ve Tuan Guru gibi isimler dikkati çeker.

Tuan Guru; her ne kadar Robben Adasında hapsedilse de toplumdan tam olarak izole edilemez ve İslam’ın yaygınlaşmasında önemli bir etkiye sahip olur. Bu arada sosyo-politik nedenlerden dolayı Müslümanların seyahat özgürlüğü olmadığı için Endonezya ve Malezya’yla bağlantıları kesilir; böylece İslami bilgiden uzak kalırlar.

Bu süreden sonra İslam'a ait unsurlar; kitabî bilgiden çok sözlü uygulamalarla İslam devam ettirilir. Bir başka ifadeyle; İslam dini dilden dile aktarılan bir uygulamayla insanlara ulaşır. Bu arada âlim iki isim olan Şeyh Yusuf ve Tuan Guru gibi önemli isimleri vefat etmesiyle İslami yorumlamalar konusunda ihtilaflar oluşur ve insanlar arasında sürtüşmeler meydana gelir. Bir süre sonra, İngiltere’nin hakimiyetiyle birlikte bazı uygulamalar bir miktar yumuşayarak Müslümanlara çeşitli haklar verilmeye başlanır. Özellikle 1805 yılında Ümit Burnu İngiliz hâkimiyetine geçince Cape Town Genel Valisi; Müslümanların yetkililerden izin almaksızın dini vecibelerini yerine getirmesini sağlar. Ardından konuyla ilgili bir kararname yayınlar. Ancak ortada dini yükümlülüklerin yorumlanmasıyla ilgili bir sorun vardır. Böylece İslami kurallarının uygulanmasında farklılıklar yaşanır.

Bu farklılıklar; Hacca giden insanların yeni bilgilerle dönmesi üzerine daha da artar ve şiddete varan çatışmalar ortaya çıkar. Ancak buralara dışarıdan başka âlimler gelmediği için mahaldeki imamların çoğu İslamı kendi çıkarları doğrultusunda uygular.

İngiltere bu duruma başta kayıtsız kalırken, zamanla toplumsal huzurun bozulduğunu görerek çareyi ihtilafa düşülen konuları hilafetin merkezi olan İstanbul’a danışmakta bulur. Bu doğrultuda Kraliçe Viktorya üzerinden bir mektup Sultan Abdulaziz’e aktarılır.

Mektupta, Osmanlı’dan Güney Afrika’daki Müslümanlar için İslam’ı anlatan kitaplar talep edilir. Elbette İngiltere’nin amacı Müslümanlara yardım etmekten çok onları kontrol altına almaktır. Çünkü ortaya çıkan anarşinin kendi hâkimiyetlerine zarar vereceğini düşünürler. Böyle iki tarafın kazançlı çıkacağı bir anlaşma zemini kurulmuş olur.

Osmanlı Devleti; İngiltere’nin fetva ve kitapları kendi çıkarları doğrultusunda kullanabileceği fikrinden hareketle kitap göndermenin yeterli olmayacağını; dini hüküm ve kaideleri anlatacak âlimlerden de oraya gönderilmesi gerektiğini belirtir ve durum karara bağlanır. Böylece Ahmet Cevdet Paşa'nın seçimiyle Şehrizor ulemasından Ebubekir Efendi seçilerek oraya gönderilir.

1823’te Irak’ın Şehrizor kentinde dünyaya gelen Ebubekir Efendi, Hoşnav köyünden Kürt (Şecerelerine göre aslen Arap oldukları bilinir) bir aileye mensup tanınmış bir âlimdir. İlk tahsilini dedelerinden almış; ardından Bağdat ve İstanbul’da öğrenim görmeye devam etmiştir. Burada İlahiyat ve İslam hukuku alanında uzmanlaşan Ebubekir Efendi, yeğeni ve öğrencisi Ömer Lütfü Efendi ile birlikte Londra’ya geçer. Burada bir ay kaldıktan sonra Liverpool üzerinden Ümit Burnu'na uzanan 43 günlük bir gemi yolculuğu yapar ve Güney Afrika’ya varır. Ebubekir Efendinin gelişini haber alan Müslümanlar ona görkemli bir buluşma düzenler.

Ebubekir Efendi, Cape Town’a vardığında karşılaştığı manzara karşısında zorlanacağını bilir. Zira buradaki Müslümanların durumu epey karışıktır ve başlarında İslamı doğru bir şekilde öğretecek hiçbir lider yoktur. Yirmiye yakın grubun olduğu yerde yapılması gereken ilk iş batıl inançların terkedilmesi ve mezhep farklılıklarından kaynaklanan çatışmaların engellenmesini sağlamaktı. Bunu değiştirmek ve taraflar arasında uzlaşma sağlamak elbette zordur. İlk başta herkes onu kendi camiine davet ederek kendilerinin daha doğru bir yolda olduğunu kanıtlamaya çalışır; ancak o, bütün ısrarlara rağmen istenilen camilerde hutbe okumaz ve gruplar arasındaki tarafsızlığını sürdürür. Kendisine hem ev hem de okul olarak kullanabileceği bir yer tutar. Kısa sürede üç yüzü aşkın öğrencisi olur. Toplantılar yapar, dersler verir. Sahte hocalar ve şeyhlerle de kıyasıya bir mücadeleye girişir. Ancak daha çok kitleye ulaşmak için Flemenkçe, İngilizce ve Afrikancayı öğrenir. Hatta Afrikan dilinde İslami temel bilgilerin anlatıldığı “Bayan-al-din” kitabını yazar. Bu kitap, aynı zamanda Afrikanca yazılmış ilk basılı eserlerdendir.

Ebubekir Efendi İslam’ın doğrularını anlatırken bir taraftan da yerel mahkemede görev yapar. Zira buralarda Müslümanların dini konularda yanlış yargılanmasının önüne geçmek ister. Bu durum pek çok sahte şeyh, çıkarcı imam ve mürşiti rahatsız eder. Halkı tehdit ederek Ebubekir Efendi’nin yanından uzaklaştırmaya çalışırlar; ancak başarılı olamazlar.

Ebubekir Efendi Müslümanları birliğe çağırıp ayrılık olmaması için camilerde hutbeyi Osmanlı Sultanı adına okumuştur.

Bu da onun otoritesinin artırmasına sebep olmuş; birbiriyle çatışan Müslüman cemaatlerin barışmasını da sağlamıştır. Bir süre sonra yazdığı eserler yerel dile çevrilir; okulundaki ilk mezunlar yetişmeye başlar. Çevre eyaletlerden gelen öğrenciler aldıkları eğitimlerin ardından kendi memleketlerinde benzer okullar açar ve doğru bir İslam anlayışının Güney Afrika’da yayılmasını sağlar.

Ancak takvimler 29 Ağustos 1880 tarihini gösterdiğinde Ebubekir Efendi'nin yirmi yılı aşkın bir süreyle görev yaptığı Cape Town’da misyonu sona erer ve vefatıyla birlikte ardında pek çok güzel işler bırakır.

Onun yaptığı en güzel işlerden birisi de Müslümanların kaybettiği özgüveni yeniden kazanmasını ve İslami kimliğin canlanmasını sağlamasıdır. Bundan sonra Güney Afrika’daki Müslümanlar; Osmanlı ile irtibatlarını koparmazlar. Hilafet merkezi İstanbul; onlar için daima önemli bir ilgi alanı olur. Hatta Osmanlı’nın maddi imkânlarının tükenmeye başladığı dönemde; Hicaz Demiryolu'nun yapımı için buralardan binlerce insan bağışta bulunur ve önemli bir miktarda sterlin toplanır.

Ayrıca öğrencileri Trablusgarp ve Balkan savaşları sırasında da Osmanlı’nın yanında olur. Buradaki Müslümanlarının yaptığı bunlarla sınırlı kalmaz. Kurtuluş Savaşında en büyük maddi yardımlardan bir kısmı da yine bu bölgelerden gelir.

Ebubekir Efendi bıraktığı bu güzel mirasların rahatlığıyla Masa Dağı’nın hemen karşısında bulunan Tana Baru tepesine gömülür. Mirası; torunları ve öğrencileri sayesinde hâlâ devam ediyor.

kaynak: Mecra/Muhammed Berdibek

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 14 33
2. Pendikspor 13 24
3. Keçiörengücü 13 24
4. Samsunspor 13 23
5. Rizespor 13 22
6. Bodrumspor 14 22
7. Boluspor 13 22
8. Manisa FK 13 20
9. Sakaryaspor 14 19
10. Altay 14 18
11. Bandırmaspor 13 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 13 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 13 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Namaz Vakti 26 Kasım 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@