DOLAR
7.3962 -1.02
EURO
8.9568 -1.14
ALTIN
446.162 +0.02
BIST
1569 +0.26
-7°

Osman Kavala’ya beraat

Gezi davasında yargılanan Osman Kavala’ya beraat kararı çıktı.

SİYASET 18.02.2020, 15:39
160
Osman Kavala’ya beraat

Gezi parkı eylemlerine katılan, aralarında tanınan iş adamı Osman Kavala, gazeteci Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve oyuncu Mehmet Ali Alabora’nın da bulunduğu 1’i tutuklu 16 sanığın yargılandığı davada karar çıktı. Bu kişiler Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan yargılanıyordu. Mahkemeye katılan 9 sanığın tüm suçlarına beraat kararı çıktı. Davaya katılmayan 7 sanığın dosyası ise ayrılmış oldu.

Gezi eylemlerine destek verdikleri gerekçesiyle ‘’Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’’ suçuyla yargılanan 9 sanığın beraatına karar verildi. Firari 7 sanığın haklarında çıkarılan tutuklama kararları ise kaldırıldı. Bu kişilerin ifadelerinin alınması için yakalama kararı çıkarıldı. Davadaki tek tutuklu kişi Osman Kavala da tahliye edilen kişiler arasında yer aldı.

Davanın Ayrıntıları

Davanın sanıkları Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Can Atalay’ın Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, yağma, mala zarar verme, kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı beraat ettiler. Mahkeme heyetinin gerekçesi ise suçlamaların somut ve kesin bir delile dayanmadığı oldu.

Firari Sanıkların Akıbeti Ne Olacak?

Firari sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Gökçe Tüylüoğlu, Handar Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekçi ve Mehmet Ali Alabora hakkındaki tutuklamaya yönelik yakalama kararı kaldırılarak ifadelerinin alınması için yakalama kararına dönüştürüldü. Ayrıca dava dosyaları ayrıldı.

Osman Kavala Kendini Nasıl Savundu?

Davanın tek tutuklusu Osman Kavala, kendisi hakkında hazırlanan iddianamenin bir komplodan ibaret olduğunu dile getirerek, “Bu iddialar sadece internette çıkan bir yazı kullanılarak ortaya atılmıştır. Nesnel bir gözlemciyi buna ikna edebilecek hiçbir belge iddianamede mevcut değildir. Her ne kadar geç de olsa mahkemenizi siyasi söylemlerin etkisinde değil, hukuk normlarıyla davaya bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

8140 gündür tutuklu olan Osman Kavala’nın bu davaya iyi bir şekilde hazırlandığı gözlerden kaçmadı. Silivri İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davada konuşan Kavala, mahkemeye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını dikkate alması gerektiği yönünde beyanatlarda bulundu. Kavala şunları söyledi:

"Sayın Başkan, Sayın Heyet Üyeleri,

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi derhal serbest bırakılmamı talep eden kararında, dava dosyasında ve iddianamede benim cebir ve şiddet kullandığım, şiddet eylemlerini başlattığım ya da yönlendirdiğim, ya da suç sayılan davranışlarda bulunanlara destek verdiğim yönünde hiçbir delil olmadığını belirtmiştir.

Kararda şu önemli tespitler yapılmıştır:

- Başvurucunun suç sayılan faaliyetlerde bulunduğunu gösteren olgu, bilgi ve delillerin yokluğunda başvurucunun TCK’nın 312. maddesi kapsamında hükümeti devirmeye teşebbüs suçunu işlemiş olduğuna dair makul biçimde şüphe oluşturmak mümkün değildir.

- İddianamedeki olgular başvurucunun cebir ve şiddetle hükümete karşı bir ayaklanmayı organize ettiğine, finanse ettiğine dair şüphe geliştirmek için yeterli değildir.

- Yetkililer başvurucunun ilk ve sonraki tutuklanmalarının söz konusu eylemlerin nesnel bir değerlendirilmesi temelinde oluşan makul şüpheyle gerekçelendirildiğini gösterememişlerdir.

AİHM kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakmanın gerekçesi olabilecek şüphenin nesnel ölçülere uygun olması ve bunun gösterilebilir olması gerektiğini vurgulamaktadır. AYM Başkanı Zühtü Arslan da “olayların suç teşkil eden boyutu ile başvurucu arasındaki ilişkiyi gösteren kuvvetli belirtilerin gösterilmesi” gerektiğini, bunun yapılmadığını ifade etmiştir.

AİHM şüphe duymanın, iyi niyetle de olsa, tutuklama için yeterli olmayacağını, şüphenin makul şüphe olması gerektiğini, makul şüphe sayılabilmesi için ise suçlanan kişinin suçu işlemiş olabileceği hususunda nesnel bir gözlemciyi tatmin edecek olgu ve bilginin var olması gerektiğini vurgulamıştır

Yani, iddia makamının ya da mahkeme heyetinin, suç sayılan eylemlerle suçlanan arasındaki ilişkiyi gösterme yükümlülüğünü yerine getirmesi için, kendisini nesnel bir gözlemci yerine koyması gerekir. Ancak böyle bir perspektiften olgulara bakabilirse duyduğu şüphenin makul şüphe olduğuna emin olabilir. Bu olmadan savcı ya da yargıcın kuvvetli bir şüphe duygusu geliştirmesi ve bunda haklı olduğunu düşünmesi şüpheyi makul şüphe haline getirmeye yeterli olmaz. AİHM yargıçları dosyadaki olguları, bilgileri ve delilleri bu perspektifle, nesnel bir gözlemcinin bakışıyla incelemiştir ve az önce aktardığım sonuçları çıkarmışlardır. AİHM kararının isabetli oluşunun tek nedeni Anayasamızca da tanınan en yüksek yargı merci olmasından ileri gelmiyor; AİHM davaya doğrudan bakan merci olmadığı için ve dava dosyası dışındaki faktörlerden, örneğin hükümetin ya da suçlananın siyasi görüşlerinden etkilenmediği için, nesnel bakabilen gözlemci gibi değerlendirme yapabilmeye ehildir ve yetkilidir. AİHM’in sırf bu niteliğinden dolayı dahi tespitlerinin dikkate alınması gerekir.

Gezi olaylarının bir kalkışma olduğu, bu kalkışmanın bir odak tarafından planlanıp yönetildiğine dair komplo kurgusu iddianamedeki olgulardan çıkarılmış değildir. Nesnel bakan bir gözlemciyi buna ikna edecek hiçbir bilgi, belge iddianamede yoktur. Bu kurgunun temelini oluşturan KOM dairesince hazırlanmış Analiz Raporu’nda bu iddia hiçbir delil olmadan, sadece internette çıkan bir yazı kullanılarak öne sürülmüştür.

İddia makamı, Gezi olaylarına katılanların iradelerini hiçe sayarak Gezi protestolarını itibarsızlaştırmaya hizmet eden, siyasi niteliğe sahip bu komplo teorisini mutlak gerçeklik olarak kabul etmekte ve bu kurguyu kullanarak olgu ve bulgulara nesnel bir gözlemcinin bakışıyla anlaşılması mümkün olmayacak gizli anlamlar yüklemektedir.
Kişisel olarak toplumsal olaylarla ilgili yapılan açıklamalardan birine yakın olabilirsiniz. Gezi olaylarının hükümeti devirmeye yönelik bir komplo olduğuna dair söylem size makul gelmiş de olabilir.

Ancak bu doğrultuda düşünüyor olmanız dahi olayları ve olguları nesnel gözlemcinin bakışıyla inceleme yükümlülüğünüzü ortadan kaldırmaz. Zira bu yükümlülük kamuya karşı bir yükümlülüktür.

Komplo teorisinin somut olguları nasıl çarpıttığını en açık biçimde ortaya koyan Mütalaa’da da kullanılan, benim Memet Ali Alabora ile konuşmamın yorumlanmasıdır. İletişim tespit tutanakları hakkındaki itirazlarımız saklı kalma kaydıyla bu örneği irdelemek istiyorum.

Benim Memet Ali Alabora ile “Avrupalılar her gördüğümde Gezi olaylarının siyasi durumu nasıl değiştireceğini soruyorlar, bir ara birkaç kişi oturup konuşsak mı?” şeklinde konuşmamla ilgili “bu görüşmeden de anlaşılacağı üzere yapılan eylemlerin tamamıyla önceden hazırlanmış bir plan dahilinde gerçekleştirildiği, nihai amacın ise Arap ülkelerinde olduğu gibi kaos ve kargaşa çıkartarak bir hükümet değişikliği olduğu açıkça görülecektir” iddiasında bulunulmuştur. Bu sözlerden iddia makamının çıkardığı sonuçları çıkarmak mümkün değildir. Gelecekle ilgili bir sorunun geçmişte olanları açıkladığının iddia edilmesi, sadece nesnel bakıştan değil, mantığa uygun akıl yürütmeden de uzaklaşıldığının çarpıcı bir örneğidir. Konuşmanın sonunda Alabora müsait olmadığını söyleyerek randevu talebini geri çevirmektedir. Kalkışma planını yürürlüğe koymakta olan birisi talimat aldığı kişinin toplanma talebini bu şekilde geri çevirebilir mi?

Maalesef iddianamedeki hemen hemen bütün konuşmalar bu tür anlam yüklemelerine, anlam tahrifatlarına maruz kalmıştır.

AYM Başkanı ve Başkan Vekili’nin karşı oy yazılarında lehte delil örnekleri olarak aktardıkları, Gezi olaylarında ortaya çıkan enerjinin demokratik baskı unsuru olarak işlev görmeye devam etmesini ümit ettiğime dair sözlerim ve ekonomik kriz yaratarak hükümeti sıkıştırma çabası olarak algılanacak yöntemleri doğru bulmadığıma dair sözlerim de yok sayılarak delil değerlendirilmesine dahil edilmemiştir.

İddianamedeki hiçbir olgu ve olayla suç sayılan eylemler arasında doğrudan ilişki kurulamamış olduğundan iddia makamı, Mütalaa’da yazıldığı gibi “delillere genel olarak bakıldığında” suçlu olduğum sonucuna varıldığını ifade etmektedir. Sübjektif bir değerlendirme genel bakışla yetinir. Nesnel bakış ise olgu ve olayların tek tek değerlendirilmesini de gerektirir. Delil vasfı taşımayan bilgi ve bulguların sayısının arttırılması onları delil haline getirmez.

Önceki duruşmada AİHM kararını ve karardaki AİHS normlarını yansıtan içtihat niteliğindeki hukuki tespitleri dikkate almama tavrının, heyetinize AİHS normlarını ihlal etmekte direnen bir merci görünümünü vereceğini ve bu davranışın davanın adilane biçimde sonuçlanacağına dair güven duymamızı imkansız hale getirdiğini ifade etmiştim.

Karşılaştığımız sorun Mahkemenizin prosedürel gerekçeler öne sürerek AİHM kararının gereğinin yapılmasını geciktirme ve bu kararı boşa çıkaracak şekilde davayı sonlandırma gayreti içerisinde olmasından ibaret değildir.

Asıl sorun, iddia makamının ve heyetinizin olayları ve olguları nesnel bir gözlemcinin bakışıyla değerlendirmeye isteksiz olması ve makul şüphe olduğu açıklıkla gösterilemeden kimsenin özgürlüğünden mahrum bırakılmayacağı kuralını bağlayıcı olarak görmemenizle ilgilidir.

Davanın adil bir şekilde yürütüldüğünün anlaşılması için usul kurallarına uyulmasının yanı sıra
temel önemdeki hukuk normlarına bağlı olunduğunun da görülebilmesi gerekir.

Her ne kadar çok geç olduğunu biliyorsam da Mahkemenizi olaylara ve olgulara siyasi söylemlerin empoze ettiği biçimde değil, tarafsız bir gözlemci gibi bakmaya davet ediyorum."

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

-7°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Göztepe 19 25
10. Antalyaspor 19 25
11. Malatyaspor 18 24
12. Sivasspor 18 23
13. Başakşehir 19 23
14. Konyaspor 19 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. Leicester City 19 38
2. M. United 18 37
3. Man City 17 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Sevilla 18 33
5. Villarreal 18 32
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 18 27
8. Cádiz 19 24
9. Celta de Vigo 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 18 22
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:31
Güneş 07:59
Öğle 13:05
İkindi 15:37
Akşam 18:00
Yatsı 19:22

Gelişmelerden Haberdar Olun

@