DOLAR
8.0625 +0.29
EURO
9.6585 +0.40
ALTIN
461.090 +1.39
BIST
1408 0.00
16°
18.02.2020, 14:50 1741

İntihar Vakalarının Altında Ne Yatıyor?

Son dönemlerde intihar vakaları çoğaldı.

Ülkemizde son günlerde birbirinden üzücü intihar olaylarına şahit oluyoruz. Öyle ki son 1 hafta içerisinde 5 intihar olayı gerçekleşti. Dün ve bugün de 2 kez intihar girişiminde bulunuldu. İntiharların genel sebebi ise geçim sıkıntısı. İsterseniz sizlere o olayları kısa bir şekilde hatırlatalım.

  • Hatay’da ‘çocuklarım aç’ diyerek kendini yakan Adem Yarıcı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
  • Konya'da evli ve iki çocuk babası Mevlüt Çankaya, kamyon garajında kendini asarak intihar etti.
  • ​Nezir Kılıç isimli bir vatandaş, Şırnak Valiliği binasının yüksek penceresinden sarkarak kendisini aşağı bıraktı ve yaşamını yitirdi. Geçim sıkıntısı yaşayan Kılıç’ın defalarca valiliğe gelerek iş istediği ancak geri çevrildiği dile getirildi.
  • Diyarbakır’da Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapan Çorumlu Kadir T., görüştüğü kadınla tartıştıktan sonra kendi silahıyla yaşamına son verdi.
  • İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencisi Hakan Taşdemir, iş bulamadığından, maddi gerekçeler yüzünden yaşamına son verdi.

2019 yılının son günlerinde de bizleri derinden yaralayan birçok intihar vakasına şahit olduk. Maddi imkanların yetersiz olmasından dolay Fatih’te 4 kardeş kendisini siyanürle öldürdü. Yine Fatih’te kimliği belirsiz bir adamın donarak öldüğü haberi geldi. Muhtemelen Suriyeliydi. Aslında nereli olduğunun ya da kimliğinin bir önemi yoktu. Gözümüzün önünde bir insan donarak yaşamını yitirmişti. Antalya’da da bir siyanür vakası yaşandı. 4 kişilik bir aile, geçim sıkıntısından dolayı siyanürle yaşamına son verdi. Siyanür sebebiyle gerçekleşen intiharların sonu bir türlü gelmedi. Bakırköy’de de aşırı borçlu olan bir baba, bir çocuk dahil 3 kişilik bir aile, siyanür kullanarak yaşamını yitirdi.

2020 yılı da maalesef bu tür haberleri sıkça aldığımız bir yıl olarak kayıtlara geçti. Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan doğal afetlerin yanı sıra, intihar vakalarının son bulmadığı bir yıl olarak başladı. Gaziantep’te bulunan Zeugma Mozaik Müzesi’nde görevli olan arkeolog Merve Kaçmış, 13 Ocak’ta intihar etmişti. Kaçmış’ın uzun bir süre mobbinge maruz kaldığı ve intihara sürüklendiği belirtildi. Aynı zamanda hem ekonomik sıkıntılardan hem de siber zorbalık nedeniyle, İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü 3. sınıf öğrencisi olan Sibel Ünli de intihar etti. Gencecik bedenlerin, sıcak yuvaların yok olduğuna hep birlikte şahitlik ettik.

Son iki gün içerisinde ise 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde intihar girişimleri yaşandı. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün korkuluklarına çıkarak intihar girişiminde bulunan bir kişiyi, Orman ve Su İşleri Eski Bakanı Veysel Eroğlu ikna etti. Korkuluklardan indirilen kişi polis merkezine götürüldü. Ayrıca İBB’nin Saraçhane binası önünde de hareketli saatler yaşandı. Bina önüne gelen bir kişi üzerinde tiner döküp kendisini yakacağını söyledi. Bu girişimlerin de maddiyat sebebiyle olduğu belirtiliyor.

Tüm bunlara elbette ki sıradan bir haber gibi bakamayacağız. Çünkü her birimiz bu toplumun ferdiyiz. Görmezden geldiğimiz her acının, bir gün kendi gözümüze saplanacağına inanıyoruz.

Gelecek Kaygısı

Ülkemizdeki 15-30 yaş aralığında 17 milyondan fazla genç nüfus bulunuyor. Ülke nüfusunun yaklaşık 4’te 1’ine tekabül eden bu kitlenin tek bir ortak kaygısı var: Gelecek kaygısı.

Yapılan araştırmalar neticesinde her 100 gencin 36’sı önümüzdeki 5 yıl içerisinde ülke geleceğinin daha iyi olacağına inanıyor.

Her 100 gencin 47’si önümüzdeki 5 yıl içerisinde kendi hayatlarının şimdikinden daha iyi olacağını düşünüyor.

5 milyondan fazla genç, hayatlarını değiştirmek adına yapabilecekleri hiçbir şey olmadığına inanıyor.

Her 3 gençten 1’i kurumlara güvenmiyor.

Her 3 gençten 2’si, öğrendikleri şeyleri okullardan değil de ailelerinden öğrendiklerini belirtiyor.

Her 3 gençten 1’i bir yere gelebilmek için kendi emeklerinin dışında torpil, şans gibi faktörlerin önemli olduğunu düşünüyor.

Bu sayılara ve buna benzer tüm araştırmaların geneline baktığımızda, ülkemizdeki gençlerin genel anlamda mutsuz, huzursuz, kötümser olduklarını görüyoruz. Çünkü gençlerimizi her biri, bir yarış atı gibi sınavdan sınava koşturuyor. Ömürlerinin en güzel zamanlarını büyük yük altında geçiriyorlar. Biz de genç olduk ve o büyük yükün altında defalarca ezildik. Üniversite sınavı ise en kritik sınavdır. Hayatın dönüm noktasıdır adeta. Ya var olacaksın ya da yok olacaksın. Kazanamazsan askerdesin. Askerden geldikten sonra ne yapacağının belirsizliği içerisindesin. Dolayısıyla gençlerimizin henüz hayatlarının baharındayken sakatlanmaları için her türlü koşul var bizim ülkemizde.

Gençlerin gelecek kaygısı yaşadığı artık herkesçe aşikar. Artık gençlerin aileleri de gelecek kaygısı yaşamaya başladı. Anneler ve babalar ekonomik gerekçeler yüzünden canlarına kıyıyor. Ebeveynler arasında yaşanan kavgalar sonucunda cinayetler işleniyor. Nihayetinde yersiz, yurtsuz kalan çocuklar, dağılan aileler, mutsuzluk ve bireyselliğe teslim olan insanlar ortaya çıkıyor.

Ekonomik Sorunlar

Bugünlerde ülkemizin en önemli sorunlarının başında ekonomik nedenler geliyor. Genel duruma bakacak olursak ülkemiz %20 ticareti yapılan mal üretirken, %60 da ticareti yapılamayan mal üretiyor. 2019 yılında bütçe açığı 123.7 TL oldu ve her geçen ay bütçedeki açık artıyor. Bütçeden faize akan para geçen yıl 150 milyar TL civarındaydı. İşsizlik oranı ise 2019 yılı kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan artışla yüzde 13,3 oldu. Vergiler her geçen gün artırılıyor. Birçok temel geçim maddesi geçen yıla göre iki kat zamlandı. Hemen hemen her sektör kötü giden ekonomiden payını alıyor. Geçmişte kapanan fabrikalar ve üretim tesisleri oldu. Ayrıca konkordato ilan eden birçok firma var. Bu tür durumlardan en çok etkilenen ise sofralar oluyor.

Hal böyle olunca kimse ‘ben ekonomik sorun yaşamıyorum’ demiyor. Evet, herkes bir şekilde geçinip gidiyor ancak asgari ücretin 2 bin 324 lira olduğu ülkemizde açlık sınırı 2 bin 411 TL.

Vatandaşın toplam kredi borcu 583.6 milyar TL olarak hesaplanırken Türkiye’de 68,2 milyon kredi kartı kullanılıyor. Ayrıca banka kartı sayısı 160 milyona ulaştı.

Vatandaş bir şekilde geçiniyor diyoruz ancak nasıl geçiniyor diye soruyor muyuz acaba? Bu tabloya bakacak olursak artık birçok kişi borçla geçiniyor. Ömür boyu bankalara ödeme yapacakların sayısı her geçen gün artıyor. Bu tür durumlardan ötürü eve ekmek getirmek zorunda olan babaların cepleri olumsuz etkileniyor. Çocuğu ve eşi bir şey istediğinde evet diyememek babayı köşeye sıkıştırıyor. Psikolojisini bozuyor. Bu süreç uzun bir süre devam edince içsel sıkıntıya dönüşüyor. Sonrasında ise intihara kadar giden bir yola giriliyor. Kapitalizmin hakim olduğu toplumların yönelimleri genel olarak ekonomik temellere göre belirleniyor. Karl Marx’ı haklı çıkarmış gibiyiz.

Dünya Genelinde İntihar Vakaları

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, dünya genelinde ortalama her 100 bin kişiden 10.5’i intihar ediyor. Her yıl ortalama 800 bin kişi intihar ederken, her 40 saniyede 1 kişi yaşamına son veriyor.

Avrupa’da ise intihar vakaları dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor. Avrupa’da her 100 bin kişiden 12.9’u intihar ediyor. Litvanya’da her 100 bin kişiden 25’i, Letonya’da 17’si, Slovenya ve Estonya’da 14’ü intihar ediyor. Bu intiharların çoğu ise eğitimsiz, mesleki yeterliliği olmayan insanlar arasında olduğu belirlendi. Yine geçim sorundan kaynaklanıyor intiharlar. Dolayısıyla dünya genelinde intihar vakalarının temel nedenleri benzerlikler içeriyor.

Avrupa’daki en yüksek intihar oranı ise Fransa’ya ait. Fransa’da her yıl 9 bin kişi intihar ediyor. Bu intiharların %60’ı işsiz ve geçim derdi olan insanlar tarafından gerçekleştiriliyor. Geriye kalan %40’ı ise psikolojik sorunlardan kaynaklanıyor.

Genel itibariyle intihar vakalarının orta yaş insanlarda görüldüğü belirlenmiştir. Ancak çocuk ve gençlerde de intihar oranları oldukça yüksek. Polonya, çocuk ve genç intiharlarında Avrupa'da başı çeken ülkeler arasında bulunuyor. Polonya Emniyet Müdürlüğü verilerine göre, 2019 yılında ülkede 7-24 yaş arası 458 çocuk ve genç intihar sonucu hayatını kaybederken, uzmanlar ülkede çocukluk depresyonu eğiliminde artış görüldüğü uyarısında bulunuyor.

Sivil Toplum Kuruluşları ve Yetkililer Ne İş Yapar?

Toplum kaynıyor. İnsanların moralsizlikleri yüzlerinden okunuyor. Bindiğimiz bir dolmuşta, metroda insanların genel olarak memnuniyetsiz olduklarını görebilmekteyiz. Bireyselleşiyoruz. Toplumsal güven endeksi her geçen gün azalıyor. Bu tür durumlardan dolayı en ufak mevzularda bile anlaşamıyoruz.

Tüm bunlar bir yana, ülkemizde binlerce sivil toplum kuruluşu var. Bunların birçoğu global çalışıyor. Dünya genelinde birçok ülkeye gidip ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürebiliyorlar. İmkan oluşturabiliyorlar. Ancak bir yandan da hepsinin gözü önünde donarak ölen, yaşamına kıyan, camlardan atlayan insanlar var. Peki neden evsizler için bir dernek kurulmuyor? Neden kedilere, köpeklere barınaklar yapılıyor da evsizlere bir çadır reva görülmüyor? Hayvanlar da gözetilsin elbette. Ancak donarak ölen bir insan, hayvanlardan daha mı önemsiz? Bütçeleri devasa boyutlara ulaşan sivil toplum kuruluşlarımız ne iş yapar? Gerçekten anlamak çok zor.

Yetkililerimizin de bu can yakan olaylara sessiz kaldığı görülüyor. Gözümüzün önünde yaşanan bu olayları sanki bile bile görmek istemiyorlar. Bir kişi de çıkıp intiharları gündemine almıyor. Yaşanan acı tabloda her birinin suçu var çünkü. Donarak ölen o kişinin her titreyişinin veballeri var. İktidarından muhalefetine her biri vebal sahibi. Bizler de dahil. Hala utanmıyorsak vay bizim halimize!

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

16°
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Namaz Vakti 18 Nisan 2021
İmsak 04:29
Güneş 06:00
Öğle 12:53
İkindi 16:37
Akşam 19:36
Yatsı 21:01

Gelişmelerden Haberdar Olun

@