DOLAR
7.4022 +0.05
EURO
8.9891 -0.24
ALTIN
441.723 -0.15
BIST
1544 +0.13

Fahrettin Altun Neden Hedefte?

Bir süreden beridir başını CHP’nin ve besleme medyanın çektiği bir yıpratma operasyonunun hedefinde Fahrettin Altun var…

Gündem 12.01.2021, 07:08
7
Fahrettin Altun Neden Hedefte?

Bir süreden beridir başını CHP’nin ve besleme medyanın çektiği bir yıpratma operasyonunun hedefinde Fahrettin Altun var…

Bir hayli bilinçli ve sistematik saldırılara maruz kaldığı da hepimizin malumu.

Tabii asıl maksat Cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte hayatımıza giren İletişim Başkanlığı’nı sürklase etmek…

Fahrettin Bey’in şahsında İletişim Başkanlığına, dolayısıyla Cumhurbaşkanlığına ve bu vesile ile de aslında Türkiye’ye yönelik menfur bir suikasttır mevzu bahis olan.

Neden böyle iddialı bir söylemde bulunduğumu izah edeceğim, önce bu saldırıların kronolojik sıralamasını dikkatlerinize arz etmek istiyorum. 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Temmuz 2018 tarihinde kuruldu.

Hedefi, Türkiye’nin her alanda nitelikli temsili…

Başlangıçta henüz neler yapacağı bilinmeyen Başkanlığın, zaman ilerledikçe üstlendiği fonksiyon belirginleşmeye başladı.

Gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında başta “dezenformasyon” olmak üzere Türkiye aleyhindeki tüm gelişmeleri yerinde tespit ile karşı argümanlarla kamuoyunu bilgilendiren bu kurum, doğal olarak Türkiye düşmanlarının dikkatlerini çekti.

Ulusal ve uluslararası platformdaki bu doğru bilgilendirme çalışmalarının rahatsızlık verdiği kesimler harekete geçti böylece…

İlk saldırı, 21 Nisan 2020’de gerçekleşti.

CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş, İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un Üsküdar'daki 'daimi koruma' altındaki konutunun önüne bir araçla geldi ve cep telefonunu çıkarıp evin fotoğraflarını çekmeye başladı. Polislerin uyarısı üzerine, işbu özne "CHP Üsküdar İlçe Başkanı olduğunu, daha sonraki günlerde tekrar gelerek fotoğraflama yapacaklarını" söyleyerek evin önünden uzaklaşmak istedi. Koruma polislerinin "bekle" uyarısını dinlemeden de olay yerinden ayrıldı.

Yaşanan olayla ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un eşi Fatmanur Altun'dan sert tepki geldi. Altun, "Ben bir anneyim. Her anne gibi çocuklarımın ve ailemin güvende olduğunu hissederek yaşamak istiyorum. Evimin ve ailemin mahremine girerek, çocuklarımın en temel güven duygusunu paramparça ederek ne elde edeceksiniz?! Elde ettiklerinizin hayrını görecek misiniz?! Tarifsiz üzgünüm" diyerek bu apaçık “haneye tecavüz” hadisesini kamuoyunun gözleri önüne serdi.

Çok geçmeden bu suçu CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Twitterda; “CHP ilçe başkanı görevini yaparak ve partisinin talimatıyla inşaatın yasak olduğu arsayı kontrol etmek için gitmiştir yine gidecektir” diyerek pervasızca üstlendi.

Kaçak yapı dedikleri metruk ve mezbelelik bir yerin insanların oturabileceği bir duruma getirilmesinden başka bir şey değildi.

Esasen amaç, yer değil, Fahrettin Bey’in eşi ve çocukları ile psikolojik baskı altına alınması çabasının ta kendisiydi.

İkinci saldırı 12 Haziran 2020’de yapıldı.

Bu kez başrollerde CHP Genel Merkez Danışmanı Mücahit Avcı vardı.

Bu saldırgan da yine büyük bir pervasızlıkla partisinin resmi sayfasında tezvirata girişiyordu.

Yazılanlar bir haydudun hezeyanları mesabesindeydi.

Şöyle diyordu hukuku ayaklar altına alarak:

"Diktatörün sürekli yanındaki Fahrettin Altun, masadaki en zayıf ve zarar verilmesi en kolay olan kişidir. Fahrettin diktatörün yanındaki en zayıf halka son günlerde çok göz önünde, kendi içlerinde de sevilmiyor. Eşinin diktatörün ailesi ile yakın ilişkileri ve vakıflardaki yöneticilik pozisyonları ve geçmişte yapmış olduğumuz girişimler işimizi kolaylaştıracaktır. Fahrettin' e zarar vermek direk diktatöre zarar vermek demektir”

Küstahça olduğu kadar müstekreh bir içeriğe de sahip olan bu sözler, meseleyi gözler önüne serecek yeterli bilgiyi muhteviydi açıkçası.

Sayın Cumhurbaşkanına yönelik aşağılık ifadelerle, Fahrettin Bey’in ve eşinin neden hedef alındığını bir kez daha açıkça görülmekteydi.

Tezviratın iğrençliği sonraki ifadeleri buraya almama izin veremeyecek denli alçakça olduğu için sonrasını yazmaktan sarf-ı nazar ediyorum.

Yalnız, işledikleri suçun mahiyetini iyi biliyor olsalar gerek ki, bu paylaşımın sadece ‘grup liderleriyle sınırlı tutulması’ tembihleniyordu teşkilat (tezvirat) mensuplarına…

Aslında arada ufak tefek başka saldırılar da oldu ama sistematik saldırıların üçüncüsü, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel’in başını çektiği “5 maaş yalanı” ile 30 Temmuz 2020’de geldi.

Fahrettin Bey’in ve eşi hanımefendinin maaşlarını dile dolayan bu eşhasın asıl maksadı yine İletişim Başkanlığı üzerinden Cumhurbaşkanının bizzat kendisine vurmak olsa da başka bir maksatları daha vardı.

Bu süreçte CHP’de patlayan “taciz” ve “tecavüz” skandallarını örtmenin bir yolu olarak görüyorlardı bu saldırıları.

CHP İstanbul teşkilatlarında görevli kadınlara yönelik “cinsel taciz ve tecavüz iddiaları”nın ayyuka çıkması, parti içinde bazı isimlerin seslerini yükseltmesine sebep olsa da kısa sürede baskılandı veya CHP medyasında kendisine yer bulamadı.

CHP’liler gündem değiştirmek için tekrar maaş yalanına başvurdular

Parti dışında ise rezilliği örtmek için vekilleri, yazarları ve gazetecileriyle  CHP zihniyeti ağız birliği etmişçesine Fahrettin Altun ve ailesini hedef alan iftiralarla sosyal medyadan bir kez daha saldırıya geçti.

CHP'deki taciz rezaletini değiştirmeyi hedef alan çirkin saldırılar karşısında sessizliğini bozan Fahrettin Altun 8 Aralık 2020’de şu açıklamayı yaptı:

"Sevgili dostlar. Yalana ahlak edinenlere diyecek bir sözüm yok. Fakat kendi çocuklarımın, dostlarımın hukuku gereği şu 5 maaş yalanını ifşa etmem lazım. Benim tek bir maaşım var. 2 yıldır Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi olarak aldığım huzur hakkının tek bir kuruşuna dokunmadım. Hayra hasenata harcadım. Bu söylenmez biliyorum. Ama bana, aileme demediklerini bırakmadılar. Bir de Manas Üniversitesi var. Malumunuz, bu güzide üniversitenin mütevelli heyet başkanlığını yapıyorum. Bu görev ücretli bir görev değil. Dolayısıyla bu görev karşılığında tek bir kuruş almadım!"

Bu hayli net açıklama saldırganları elbette ki tatmin etmedi zira onların maksadı üzüm yemek değil, bağcı döğmekti!

Bütün bunlar olurken süreç bambaşka bir noktaya ulaşmıştı.

ABD’de Kongre Binasının basılmasıyla sonuçlanan bir kalkışma söz konusuydu ve tam o gece Meclis Başkanı Mustafa Şentop, Dışişleri Bakanlığı ve Fahrettin Altun’dan benzer açıklamalar geldi.

Şöyle diyordu Altun:

“ABD’de demokrasinin tüm kurum ve teamülleriyle bir an önce işler hale geleceğine olan inancımızı koruyoruz.”

Geçmişte, Türkiye’deki benzer hadiseler sonrasında Batılı ülkelerden ve Amerika’dan gelen bu türden açıklamaları kuzu kuzu dinleyen besleme medya ve işbirlikçi zihinler, bu açıklamaları üzerlerine alınıp yeniden saldırıya geçtiler.

Bu sefer açıkça Amerika hesabına saldırıyorlardı.

Başını Can Ataklı’nın çektiği bu işbirlikçi güruh, kin ve nefretlerini bu vesile ile bir kere daha kusmaktan geri durmadı.

Şimdi, yazıya da başlık yaptığımız soruyu bir kez daha soralım.

Her ne kadar satır aralarında bu sorunun cevabı olsa da konuyu netleştirmekte bir hayli fayda var.

Başta da dedik, İletişim Başkanlığı, içte ve dışta Türkiye aleyhindeki dezenformasyonu çürütüp, sahici ve gerçek bilgilerle kamuoyunu aydınlatmak vazifesi deruhte etmiştir.

Geçmişte buna benzer bir yapı olmadığı için uydurulan bir yalan, ileri sürülen iftira mahiyetli bir iddia, hayli olumsuz etkiler üretiyor, bu olumsuzluğu bertaraf etmek için çoğu zaman geç kalınmış olunuyordu.

İşte, İletişim Başkanlığı ve onun şahsında Fahrettin Altun, bu yalan ve iftira tekerine çomak sokmuştu.

Muhaliflerce ve besleme medya marifetiyle üretilen yalanlar, anında faillerinin suratına çarpılıyor, kamuoyu en kısa sürede gerçek bilgiyle aydınlatılıyordu.

Dışarıda ise daha mühim vazifeler deruhte edilmişti.

Sözgelimi, İdlib’deki dezenformasyon kesilince HDP/PKK kudurmuş ve saldırıya geçmişti.

Aynı şekilde vatan haini ve İslâm düşmanı FETÖ’nün ürettiği tüm fitneler İletişim Başkanlığınca deşifre ediliyor ve bu terör örgütünün menfur emelleri, tabir caiz ise kursaklarında kalıyordu.

 Bu hususa dair en çarpıcı örnek birkaç gün önce herkesin muttali olduğu bir hakikat olarak tebeyyün etti.

Konu Kaşıkçı cinayetiydi ve camiamıza mesafeli oluşuyla bilinen gazeteci Cüneyt Özdemir, sosyal medya hesabı Twitter’dan şöyle bir twit atıyordu:

“Cemal Kaşıkçı cinayetinin anlatıldığı DESSIDENT belgeselini seyrettim. Beğendim. Cinayetin çözümünde MİT'in rolünü bir kez daha gördüm. MİT'in bu başarısı ve başta

Fahrettin Altun’un uluslararası başarılı medya iletişimi olmasa cinayet gerçekten Türkiye'nin üzerine kalabilirmiş.”

 Siz de ‘vay canına’ dediniz değil mi?

Haklısınız!

Herkesin, hepimizin bilgimizin dışındaki bu hadisede meğer neler olmuş neler!

Cüneyt Özdemir’in de altını çizdiği gibi MİT ve İletişim Başkanlığı olmasa, belki de Türkiye uluslararası arenada hiç yoktan suçlu durumuna düşecek, uzun yıllar üzerine atılmış bu iftirayla cebelleşip duracaktı!

İşte Fahrettin Altun’a ve İletişim Başkanlığına bu yüzden saldırıyorlar.

Dış güçler, istedikleri dezenformasyonu gerçekleştiremedikleri için içerideki muhalifler ve besleme medya arzuladıkları manipülasyonu yapamadıkları için yahut yaptıkları dezenformasyon ve manipülasyon ellerinde patladığı için düşmanlar!

FETÖ, kendini ilk göstermeye başladığı dönemde benzer bir hücumu MİT’e ve Hakan Fidan’a yapmıştı hatırlarsınız.

İşte bu saldırılar aslında Tayyip Erdoğan üzerinden Türkiye’ye yapılmaktadır ve biz bütün bu savunma reflekslerini, ülkemizi koruma ve kollama adına gösteriyoruz.

Bütün bu yazdıklarım, arka planda dönen oyunların çok az bir kısmını izah ediyor sadece.

Gerçekte nelerin olup bittiğini varın siz hesap edin.

Bu yüzden, siz siz olun, gerek içteki muhaliflerin ve gerekse dışarıdaki Türkiye düşmanı güçlerin oyununa gelip onların hedef gösterdiği yerlere bırakın vurmayı, vatanı savunur gibi savunun!

Allah, ümmetin ve mazlum halkların umudu olan ülkemizi bu şer odaklarının kötülüklerinden muhafaza buyursun…

Kaynak: Nihat Nasır

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:29
Güneş 07:56
Öğle 13:06
İkindi 15:42
Akşam 18:06
Yatsı 19:27

Gelişmelerden Haberdar Olun

@