DOLAR
8.0955 -0.32
EURO
9.6942 -0.01
ALTIN
451.351 +0.07
BIST
1409 +2.25
11°

Su; har vurup harman savurduğumuz nimet...

Su, Türkiye gibi kalkınma konusunda kıymetli adımlar atan ve bölgesel güce dönüşen bir ülkenin vatandaşları olarak daha fazla ihtimam göstermemiz gereken bir kaynak. Çünkü yetersizliğinde ülke ekonomilerinin arzu edilen düzeylere çıkmasına imkân vermeyecek kadar önemli bir kaynağa dönüşmüş durumda.

Genel 07.03.2021, 18:13
Su; har vurup harman savurduğumuz nimet...

Yavaş yavaş petrolü geride bırakan dünyanın gelecekte "gaz savaşları" kadar "su savaşları" ile karşı karşıya kalacağı gerçeği bilinirken suyun artık “milli hassasiyet” kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor.

Su hayatidir. Hayati olduğu kadar nadir, nadir olduğu kadar sınırlı. Tarihî olarak her daim gerilim ve çatışmaya sebebiyet vermesinin ardında hep bu istisnalar yatar. Gittikçe kıtlaştığı zamanlarda ülke ve bölgelerin hayatî ve iktisadî şartlarını derinden sarsabilmesi yanında birbirleriyle ilişkileri ve politikaları belirleyebilen bir güce sahip olması da bundan.

Bu çarpıcı gerçeğe rağmen varlığımızın temeli olan su ile ilişkimize bakıldığında birçok nimete karşı takındığımız vefasızlığı ondan da esirgemediğimiz görülüyor. Yokluğunda ehemmiyetini anlıyor gibi olsak da, varlığında alışılmış vurdumduymazlığı sergilemekten geri kalmıyoruz.

Yani Allah’ın verdiği, devletin tahsis ettiği rahmetin değerini yeterince kavramış değiliz.

Yağmuru hasat etmeyi bilmiyoruz

Vatandaşın suya karşı ilgisizliği bir yana, su savaşlarının yaşanacağı zamanlara hâlâ belediyesine tahsis edilen suyun yarısını alt yapı yetersizliği nedeniyle heder eden, yağmuru ‘hasat’ etmeyi henüz öğrenemeyen bir belediyecilik anlayışıyla giriyoruz. Bir de yağmurun sele dönüşmeden akabileceği dere yataklarını evlerle, molozlarla, çöplerle doldurmanın tuhaflığını es geçen bir belediyecilikle.

Belediyelerin suyun dağıtımı ve kullanımında yaşanan israfa duyarsızlıkları yanında yağmura karşı sürdürdükleri ilgisizlik, suyumuzla haşır neşir olan bu kurumların susuzluğun hayatı nasıl etkileyeceğinden bihaber olduklarının işareti. Korona salgını sonrası cadde ve yolları foşur foşur yıkayan belediyelerin varlığı da bunu söylemek için yetiyor zaten.

Tatlı su miktarı yüzde 3

Hâlbuki hepimizin unutmaması gereken bir hakikat var. O da Yaradan’ın bu rahmetini bizlere sınırlı tahsis ettiği. Yani her ülkenin hesabına düşen su miktarı sanıldığı gibi yağmur yağdıkça artmıyor. Üstüne suyu kullananların sayısı yükseldikçe kişi başına düşen miktar azalıyor.

Dünyada hesaplanan toplam su miktarı 1,4 milyar km3. Lakin bu miktarın yüzde 97’sini deniz ve okyanuslardaki tuzlu sular oluşturuyor. Hesaptan da anlaşılacağı üzere ihtiyacımız olan tatlı su geriye kalan yüzde 3’lük kısımda. Onun da hepsi içmek için değil. Tarımdan sanayiye, araba yıkamadan tuvalet kullanımına, bahçe sulamaktan havuz doldurmaya kadar kullanılan suyun tümü bu yüzdenin içinde. 

Ülkemiz, Allah’a şükür birçok verimli göl ve nehirlere sahip. Lakin buna rağmen tatlı su kaynakları açısından su zengini bir ülke değiliz aslında. Tüketimi konusunda gerekli önlemler alınmadığı, yeterli duyarlılıklar geliştirilmediği takdirde yakın gelecekte su sorunları yaşayan bir ülke olabilme ihtimali dahi var.

Su fakiri olmayalım

DSİ verilerine göre mevsimlere ve bölgelere göre farklılık göstermekle birlikte ülkemizin yıllık ortalama yağış miktarı 574 mm. Bunu nüfusa vurduğumuzda yıllık tatlı su potansiyelimiz ortalama 450 km3 civarında çıkıyor. Fakat gerek buharlaşmalar, topografik düzensizlikler, yağış ve su kaynaklarının bölgelere göre dengesiz dağılımı, gerekse su kaynaklarının bütüncül değil de parçalı ve kısa vadeli yönetilmesi sebebiyle hesaplanan miktarın hepsinin kullanılması mümkün olmuyor.

Sonuçta elimizde yıllık 112 milyar m3 civarında kullanılabilir su kalıyor. Yani kişi başına 1349 m3’tatlı su düşüyor. Bu miktar 2000 yılında 1692 m3 idi. Demek ki son 20 yılda kişi başına düşen suyumuz 343 m3 azalmış. Bu düşüş mevcut nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarıyla devam etmemiz durumunda nasıl bir tabloyla karışılacağımızı gösteriyor.

Bir ülkenin tatlı su miktarı kişi başına 2000 m3’ün altında ise o ülke ‘suyu az’, 1000 m3’ün altına düştüğünde ise `su fakiri` sınıfında değerlendiriliyor. Bu açıdan paylaştığımız sayılar mevcut kaynaklarımızı korumanın ve yaşatmanın önemini ortaya koyuyor.

İsraf en büyük sorun

Ortada bu gerçek dururken maalesef hâlâ suyumuzu israf etmeye, suyun aktığı yatakları bozup çarpık yapılaşmalara kurban etmeye, sularımızı kirletmeye devam ediyoruz. Demek ki, su kaynaklarının optimum kullanımı hususunda meselenin önemini hâlâ kavramış değiliz. Bu sebepten öncelikle suyun ekonomik kullanımıyla ilgili bilgilendirme ve uygulamalara daha fazla önem vermek gerekiyor. Yerleşim yerlerindeki alt yapıların yenilenmesi, aşırı su tüketen bahçe ve rekreasyon düzenlemeleri yerine az su isteyen alternatif yöntemlerin geliştirilmesi, yağmurun günlük birçok işte kullanılacak şekilde hasat edilmesini zaruri hale geliyor.

Öte yandan üç yanı denizlerle çevrili bir ülkede büyük bir su israfına sebep olan ‘havuz’ çılgınlığının artık kontrol altına alınması şart. Olacaksa her eve/siteye havuz/lar yerine semt havuzların yapılması daha doğru bir uygulama. Arabaların, caddelerin, sitelerin, işyerlerinin yıkanmasında tatlı su kaynaklarının kullanılması da kesinlikle engellenmeli artık.

Atık suyu değerlendirmek lazım

‘Atık su’ kullanımı ise artırılmalı. Günümüzde sadece mutfakta, banyoda, tuvalette harcanan temiz suyun haddi hesabı yok. Oysa tuvalet dışında harcanan “gri su” arıtıldıktan sonra en azından tuvaletlerde kullanılabilmesi mümkün.

Bugün tatlı su miktarının 44 milyar m3’lük kısmı ziraî sulamalar için kullanılıyor. Tarımda harcanan su miktarının devasalığı ‘etkili ve verimli sulama’ metotlarını yaygınlaştırmanın gerekliliğini gösteriyor.

Covid-19 illeti başımıza sarıldığı günden beri gıda ve tarımın önemi konuşulurken su meselesi daha da ehemmiyet kazanıyor. Hele de evlere kapandığımız şu günlerde israfın önlenmesi bir yana daha fazla kullanımı artıyorken… Hele de birçok bölgede kurak bir sonbahar geçirip, kışa da yağmursuz giriyorken.

Su savaşları kapıda

Su, Türkiye gibi kalkınma konusunda kıymetli adımlar atan ve bölgesel güce dönüşen bir ülkenin vatandaşları olarak daha fazla ihtimam göstermemiz gereken bir kaynak. Çünkü yetersizliğinde ülke ekonomilerinin arzu edilen düzeylere çıkmasına imkân vermeyecek kadar önemli bir kaynağa dönüşmüş durumda. Bu açıdan, yakın gelecekte içme kadar sulama ve enerji ihtiyacının karşılanmasındaki ehemmiyeti nedeniyle daha fazla anlaşmazlıkların merkezine oturması ve düşük maliyetli su temini imkânlarının azlığı sebebiyle su kullanıcıları üzerinde gerginliğe sebep olması kaçınılmaz görünüyor.

Yavaş yavaş petrolü geride bırakan dünyanın gelecekte "gaz savaşları" kadar "su savaşları" ile karşı karşıya kalacağı gerçeği bilinirken suyun artık “millî hassasiyet” kapsamında değerlendirilmesi neslimizin devamlılığı için de zaruri.

“Su hayattır” deyip duruyoruz. Fakat nedense Allah’ın bahşettiği bu kıymeti ölçülmez nimete karşı hoyrat olmaktan da vazgeçmiyoruz… 

Peki neden?

Yoksa parasıyla da olsa suyu karneyle almaya mı heves ediyoruz?

Kaynak: Gerçekhayat/Baki Murat

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

11°
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 29 57
4. Altay 29 53
5. Altınordu 30 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Namaz Vakti 15 Nisan 2021
İmsak 04:36
Güneş 06:06
Öğle 12:54
İkindi 16:35
Akşam 19:32
Yatsı 20:56

Gelişmelerden Haberdar Olun

@