DOLAR
7.3985 +0.43
EURO
9.0105 +0.76
ALTIN
443.354 +0.22
BIST
1542 -0.64
-1°
21.01.2020, 17:18 154

Emperyalizmin İnsan Zihinlerine Taktığı Kanca: Dikey Sinema

Bir kitle kültürü olarak sinema, günümüzde büyük sermaye sahiplerinin çıkarları doğrultusunda kullanılan ideolojik ve manipülatif bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Kapitalizm ile birlikte endüstrileşen ve üretim-dağıtım-tüketim ağına sahip bir sektör haline gelmiştir. Teknolojinin de gelişmesiyle küresel bir boyut kazanmıştır. Hal böyle olunca, ‘’sanat’’ olarak nitelendirdiğimiz sinema, pazar alanı oluşturulup tüketilen bir meta olmaktan kurtulamamış; kültür, politika ve ekonomi başta olmak üzere, birçok alanda etkisini gösteren egemen güçlerin ideolojik aygıtı olmuştur. Dolayısıyla bugünün sinemasını kapitalizmden ve emperyalizmden bağımsız değerlendirmek yanlış olur. Kapitalist ve emperyalist unsurları içerisinde barındıran sinemayı 'dikey sinema' olarak adlandırmayı tercih ettim.

Post-Endüstriyel toplum olarak isimlendirilen günümüz toplumunda, bilginin mülkiyetle yer değiştirdiği iddia edilmektedir. Bilgi üretiminde gözle görülür bir artış olduğunu söyleyebiliriz fakat sanıldığının aksine, mülkiyet kavramı önemini yitirmemiştir. Sinemanın da mülkiyetle çok sıkı bir bağı vardır. Çünkü emperyalizm, mülk sahiplerinin mülklerini çoğaltmak adına farklı yollarla uygulamaya koyduğu tahripkâr bir araçtır. Bu egemen güçler (mülk sahipleri), sinemayı da kendi mülklerini korumak ve çoğaltmak adına kullandığı aşikar. En büyük emperyalist gücün Amerika olduğunu göz önünde bulundurursak, geliri birçok ülkeden daha büyük olan Hollywood sinemasının, insan zihinlerini nasıl yeknesak bir hale getirmeye çalıştığını inceleyelim.

Sinema bir hazırlama, düzenleme, dönüştürme ve harekete geçirme aracıdır. Kitleler üzerindeki etkisi, diğer sanat dallarına göre daha fazladır. Çünkü bir sinema eseri, hem görsel-işitsel unsurları fazlasıyla içerisinde barındırır hem de üretildiğinde aynı anda birçok yere hızlı bir şekilde yayılır. Sinemanın bu gücünü görenlerin, eğlence yönüne dikkat çekerek, insanları eğlendirme, onlara iyi vakit geçirtme, yaşadıkları dünyadan koparma gibi misyonlarını ön plana çıkarmaları masum bir çaba olarak gözükmemektedir. Ne de olsa düşünen ve sorgulayan bireyler yerine aynı karaktere sahip, sürü psikolojisiyle hareket eden insanları yönetmek ve yönlendirmek daha kolaydır. Bu yangını körükleyen başlıca etken ise kapitalizmin ibadethaneleri olarak nitelendirilen AVM sinemalarıdır. "Halk bunu istiyor" gibi masum anlayışlarla üretilen filmler daha geniş alanlara dağıtım imkanı buldukça, minimal çapta olan ve festival filmleri olarak adlandırılan düşünsel filmlere yaşam imkanı tanımayan bir sistemi de beraberinde getirdi. Buna bir telkin olarak, "Düşünme, yorumlama, kıpırdama, okuma, izleme" diyen bir sistem inşası da diyebiliriz. “Düşüneceksen de bunu düşün, okuyacaksan bunu oku, izleyeceksen de bunu izle” diyen bir sistem. Sanatın dönüştürücü kuvvetini hiçe sayan, yaygınlaştırıcı ve sıradanlaştırıcı yönünü öne çıkaran bir sistem. Sanat bir dayatma olabilir mi? Kısa süreli tatminlerle insan zihnini bulandıran bu ‘’piyasa filmleri’’ yüzünden, sinemanın sanatsal boyutunun değer kaybına uğradığı da bir gerçek.

Modern çağın en popüler serbest zaman etkinliklerinden biri olan sinema, kültürel ve ekonomik emperyalizm araçlarından biri olarak, dönemin egemen ideolojisini seyirciye fark ettirmeden sunmada oldukça başarılıdır. Bundan dolayıdır ki; hiçbir sanat dalında sinemanın sahip olduğu endüstriyel örgütlenme mevcut değildir. Üretim sürecindeki bu samimiyetsizlik, elbette bizim de filmlere kuşkulu bakmamıza neden oluyor. Bu konuda zirveyi kimseye kaptırmayan Hollywood, ürettiği filmlerle, oluşturduğu kahramanlarla, ideolojisini hem kendi ülkesine hem de diğer ülkelere dayatır. 1981 senesinde vizyona giren ve o dönemlerde dünyada en çok izlenen film olan Kutsal Hazine Avcıları-Indiana Jones filminde; Jones, üniversitede kız öğrencilerin hayranlık duyduğu bir hocadır. Ölümden korkmayan, maceradan maceraya koşup tarihi eserleri gün yüzüne çıkaran modern bir cengaver olarak gösterilir. Filmde, üçüncü dünya ülkeleri olarak nitelendirilen ülkelerde özgürce dolaşabilen Jones’un yanında, tarihi eserlerin yağmalanmasında yardım edecek yerli dostları vardır. Bu yerliler tabi ki ‘beyaz’ değildir. Dost yerlilere de yardım edecek olan, okyanus ötesinden gelmiş bir kahraman, bir Amerikalı, yani Jones’tur. Son dönemlerde görücüye çıkan yeni nesil süper kahraman filmlerinden olan Iron Man, Black Panther, Transformers, Rambo gibi filmlerde de başroldeki süper kahramanların üçüncü dünya ülkelerine rahatça gidebilmesi göze çarpıyor. Aynı zamanda bazı filmlerle kendi antitezini de pazarlayan Hollywood, egemen gücün düşmansız ayakta kalamayacağını da dipnot olarak sunuyor. Kendi ideolojisini bir kahraman gibi gösterdiği gibi, düşmanını da oluşturuyor. Gece Vurgunu, Kavanoz Kafa, Diriliş filmlerinde bu durumu görebilmek mümkün.

Emperyalist sinemada yabancı korkusu, işgal edilme korkusu, sürgün edilme-toplumun dışına itilme korkusu, nükleer saldırılar sebebiyle kitlesel olarak yok olma korkusu gibi pek çok tehlike, ekonomik ve stratejik olarak güçlü olan statüko tarafından yapımlara eklenmiştir. Pentagon ve CIA da bu filmlere destek olarak, filmleri kendi istedikleri gibi şekillendirmektedirler. Amerikan yapımı savaş filmlerinin hemen hemen hepsinde bu etkiyi görebilmekteyiz. Bilim kurgu sineması, popüler sinemadaki gibi toplumda var olan kültürel, sosyal ve politik gelişmelere bağlı bir şekilde öyküsünü kurgular. Avrupa’daki ideolojik emperyalizm ve sömürgecilik hareketlerinin, bir metafor olarak bilim kurgu filmlerindeki yansımasını ‘istila ve keşif’ olarak sıklıkla görmekteyiz. İstila ve keşifin en belirgin şekilde işlendiği film ise Avatar’dır. Yine çok yakın zamanda vizyona giren Zama adlı film de istila ve keşif kurgusuyla izleyiciye sunulmuş. Zama filmi Arjantin yapımı olsa da, yapımcıları Amerika şirketleridir. Uzay filmlerinde de bu tip kurguları görüyoruz. Aynı zamanda Amerika tarafından, Mussolini döneminde filmler İtalya’da yayınlansın diye faşizmi öven filmler de yapılmıştır.

Bugünün emperyalist sineması, tıpkı kapitalist üretim biçimleri gibi "emtia" üretir. Samimi değildir. Askeri müdahaleye gerek kalmadan, düzeltilmesi neredeyse imkansız derin yaralar açar zihinlerde ve gönüllerde. Amaç, kültürel yozlaşmayı tetikleyecek unsurları harekete geçirmektir. Nesiller boyu süregelen değerleri temelden sarsıp, düzene uygun, tüketmeye gönüllü, seküler bir toplum inşa etmek istemektedirler. Afganistan’da her gün ortalama 3 insan hayatını kaybediyor ancak bütün dünya Sharbat Gula’nın gözlerini konuşuyor. Irak’ta milyonlar can verirken, bütün dünya Amerika’nın Irak’a demokrasi götürmesi konulu filmleri (Kavanoz Kafa, Hurt Locker, Greenzone vs.) izliyor. Vietnam halkı bir soykırıma tabi tutulurken, herkes Rambo hayranı olup çıkıyor. Kimse sarı ve siyah hayranı olmasın, herkes beyaz hayranı olsun; hatta sarılar ve siyahlar bile beyazlara özensin isteniyor. Bu jakobenik ve Anglosaksonvari yaklaşımlar, tüm dünya genelinde büyük bir susku oluşturmak maksadını taşımaktadır. Ancak bizler bu korku imparatorluğunun suskunlarını oynamayacağız.

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

-1°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:30
Güneş 07:57
Öğle 13:06
İkindi 15:41
Akşam 18:05
Yatsı 19:26

Gelişmelerden Haberdar Olun

@