DOLAR
8.7012 +0.62
EURO
10.3818 +0.49
ALTIN
496.667 -0.06
BIST
1411 +0.64
18°
21.01.2020, 17:13 30

Emperyalizmin İnsan Zihinlerine Taktığı Kanca: Dikey Sinema

Bir kitle kültürü olarak sinema, günümüzde büyük sermaye sahiplerinin çıkarları doğrultusunda kullanılan ideolojik ve manipülatif bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Kapitalizm ile birlikte endüstrileşmiş, üretim-dağıtım-tüketim ağına sahip bir sektör haline gelmiştir. Teknolojinin de gelişmesiyle küresel bir boyut kazanmıştır. Hal böyle olunca, ‘’sanat’’ olarak nitelendirdiğimiz sinema, pazar alanı oluşturulup tüketilen bir meta olmaktan kurtulamamış; kültür, politika ve ekonomi başta olmak üzere, birçok alanda etkisini gösteren egemen güçlerin ideolojik aygıtı olmuştur. Dolayısıyla bugünün sinemasını kapitalizmden ve emperyalizmden bağımsız değerlendirmek yanlış olur. Kapitalist ve emperyalist unsurları içerisinde barındıran sinemayı 'dikey sinema' olarak adlandırmayı tercih ettim.

Post-Endüstriyel toplum olarak isimlendirilen günümüz toplumunda, bilginin mülkiyetle yer değiştirdiği iddia edilmektedir. Bilgi üretiminde gözle görülür bir artış olduğunu söyleyebiliriz fakat sanıldığının aksine, mülkiyet kavramı önemini yitirmemiştir. Sinemanın da mülkiyetle çok sıkı bir bağı vardır. Çünkü emperyalizm, mülk sahiplerinin mülklerini çoğaltmak adına farklı yollarla uygulamaya koyduğu tahripkâr bir araçtır. Bu egemen güçler (mülk sahipleri), sinemayı da kendi mülklerini korumak ve çoğaltmak adına kullandığı aşikar. En büyük emperyalist gücün Amerika olduğunu göz önünde bulundurursak, geliri birçok ülkeden daha büyük olan Hollywood sinemasının, insan zihinlerini nasıl yeknesak bir hale getirmeye çalıştığını inceleyelim.

Sinema bir hazırlama, düzenleme, dönüştürme ve harekete geçirme aracıdır. Kitleler üzerindeki etkisi, diğer sanat dallarına göre daha fazladır. Çünkü bir sinema eseri, hem görsel-işitsel unsurları fazlasıyla içerisinde barındırır hem de üretildiğinde aynı anda birçok yere hızlı bir şekilde yayılır. Sinemanın bu gücünü görenlerin, eğlence yönüne dikkat çekerek, insanları eğlendirme, onlara iyi vakit geçirtme, yaşadıkları dünyadan koparma gibi misyonlarını ön plana çıkarmaları masum bir çaba olarak gözükmemektedir. Ne de olsa düşünen ve sorgulayan bireyler yerine aynı karaktere sahip, sürü psikolojisiyle hareket eden insanları yönetmek ve yönlendirmek daha kolaydır. Bu yangını körükleyen başlıca etken ise kapitalizmin ibadethaneleri olarak nitelendirilen AVM sinemalarıdır. "Halk bunu istiyor" gibi masum anlayışlarla üretilen filmler daha geniş alanlara dağıtım imkanı buldukça, minimal çapta olan ve festival filmleri olarak adlandırılan düşünsel filmlere yaşam imkanı tanımayan bir sistemi de beraberinde getirdi. Buna bir telkin olarak, "Düşünme, yorumlama, kıpırdama, okuma, izleme" diyen bir sistem inşası da diyebiliriz. “Düşüneceksen de bunu düşün, okuyacaksan bunu oku, izleyeceksen de bunu izle” diyen bir sistem. Sanatın dönüştürücü kuvvetini hiçe sayan, yaygınlaştırıcı ve sıradanlaştırıcı yönünü öne çıkaran bir sistem. Sanat bir dayatma olabilir mi? Kısa süreli tatminlerle insan zihnini bulandıran bu ‘’piyasa filmleri’’ yüzünden, sinemanın sanatsal boyutunun değer kaybına uğradığı da bir gerçek.

Modern çağın en popüler serbest zaman etkinliklerinden biri olan sinema, kültürel ve ekonomik emperyalizm araçlarından biri olarak, dönemin egemen ideolojisini seyirciye fark ettirmeden sunmada oldukça başarılıdır. Bundan dolayıdır ki; hiçbir sanat dalında sinemanın sahip olduğu endüstriyel örgütlenme mevcut değildir. Üretim sürecindeki bu samimiyetsizlik, elbette bizim de filmlere kuşkulu bakmamıza neden oluyor. Bu konuda zirveyi kimseye kaptırmayan Hollywood, ürettiği filmlerle, oluşturduğu kahramanlarla, ideolojisini hem kendi ülkesine hem de diğer ülkelere dayatır. 1981 senesinde vizyona giren ve o dönemlerde dünyada en çok izlenen film olan Kutsal Hazine Avcıları-Indiana Jones filminde; Jones, üniversitede kız öğrencilerin hayranlık duyduğu bir hocadır. Ölümden korkmayan, maceradan maceraya koşup tarihi eserleri gün yüzüne çıkaran modern bir cengaver olarak gösterilir. Filmde, üçüncü dünya ülkeleri olarak nitelendirilen ülkelerde özgürce dolaşabilen Jones’un yanında, tarihi eserlerin yağmalanmasında yardım edecek yerli dostları vardır. Bu yerliler tabi ki ‘beyaz’ değildir. Dost yerlilere de yardım edecek olan, okyanus ötesinden gelmiş bir kahraman, bir Amerikalı, yani Jones’tur. Son dönemlerde görücüye çıkan yeni nesil süper kahraman filmlerinden olan Iron Man, Black Panther, Transformers, Rambo gibi filmlerde de başroldeki süper kahramanların üçüncü dünya ülkelerine rahatça gidebilmesi göze çarpıyor. Aynı zamanda bazı filmlerle kendi antitezini de pazarlayan Hollywood, egemen gücün düşmansız ayakta kalamayacağını da dipnot olarak sunuyor. Kendi ideolojisini bir kahraman gibi gösterdiği gibi, düşmanını da oluşturuyor. Gece Vurgunu, Kavanoz Kafa, Diriliş filmlerinde bu durumu görebilmek mümkün.

Emperyalist sinemada yabancı korkusu, işgal edilme korkusu, sürgün edilme-toplumun dışına itilme korkusu, nükleer saldırılar sebebiyle kitlesel olarak yok olma korkusu gibi pek çok tehlike, ekonomik ve stratejik olarak güçlü olan statüko tarafından yapımlara eklenmiştir. Pentagon ve CIA da bu filmlere destek olarak, filmleri kendi istedikleri gibi şekillendirmektedirler. Amerikan yapımı savaş filmlerinin hemen hemen hepsinde bu etkiyi görebilmekteyiz. Bilim kurgu sineması, popüler sinemadaki gibi toplumda var olan kültürel, sosyal ve politik gelişmelere bağlı bir şekilde öyküsünü kurgular. Avrupa’daki ideolojik emperyalizm ve sömürgecilik hareketlerinin, bir metafor olarak bilim kurgu filmlerindeki yansımasını ‘istila ve keşif’ olarak sıklıkla görmekteyiz. İstila ve keşifin en belirgin şekilde işlendiği film ise Avatar’dır. Yine çok yakın zamanda vizyona giren Zama adlı film de istila ve keşif kurgusuyla izleyiciye sunulmuş. Zama filmi Arjantin yapımı olsa da, yapımcıları Amerika şirketleridir. Uzay filmlerinde de bu tip kurguları görüyoruz. Aynı zamanda Amerika tarafından, Mussolini döneminde filmler İtalya’da yayınlansın diye faşizmi öven filmler de yapılmıştır.

Bugünün emperyalist sineması, tıpkı kapitalist üretim biçimleri gibi "emtia" üretir. Samimi değildir. Askeri müdahaleye gerek kalmadan, düzeltilmesi neredeyse imkansız derin yaralar açar zihinlerde ve gönüllerde. Amaç, kültürel yozlaşmayı tetikleyecek unsurları harekete geçirmektir. Nesiller boyu süregelen değerleri temelden sarsıp, düzene uygun, tüketmeye gönüllü, seküler bir toplum inşa etmek istemektedirler. Afganistan’da her gün ortalama 3 insan hayatını kaybediyor ancak bütün dünya Sharbat Gula’nın gözlerini konuşuyor. Irak’ta milyonlar can verirken, bütün dünya Amerika’nın Irak’a demokrasi götürmesi konulu filmleri (Kavanoz Kafa, Hurt Locker, Greenzone vs.) izliyor. Vietnam halkı bir soykırıma tabi tutulurken, herkes Rambo hayranı olup çıkıyor. Kimse sarı ve siyah hayranı olmasın, herkes beyaz hayranı olsun; hatta sarılar ve siyahlar bile beyazlara özensin isteniyor. Bu jakobenik ve Anglosaksonvari yaklaşımlar, tüm dünya genelinde büyük bir susku oluşturmak maksadını taşımaktadır. Ancak bizler bu korku imparatorluğunun suskunlarını oynamayacağız.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

18°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Namaz Vakti 25 Haziran 2021
İmsak 03:18
Güneş 05:14
Öğle 12:56
İkindi 16:54
Akşam 20:28
Yatsı 22:15

Gelişmelerden Haberdar Olun

@