DOLAR
7.3962 -1.02
EURO
8.9568 -1.14
ALTIN
445.309 +0.80
BIST
1569 +0.26
-5°
21.01.2020, 17:13 24

Emperyalizmin İnsan Zihinlerine Taktığı Kanca: Dikey Sinema

Bir kitle kültürü olarak sinema, günümüzde büyük sermaye sahiplerinin çıkarları doğrultusunda kullanılan ideolojik ve manipülatif bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Kapitalizm ile birlikte endüstrileşmiş, üretim-dağıtım-tüketim ağına sahip bir sektör haline gelmiştir. Teknolojinin de gelişmesiyle küresel bir boyut kazanmıştır. Hal böyle olunca, ‘’sanat’’ olarak nitelendirdiğimiz sinema, pazar alanı oluşturulup tüketilen bir meta olmaktan kurtulamamış; kültür, politika ve ekonomi başta olmak üzere, birçok alanda etkisini gösteren egemen güçlerin ideolojik aygıtı olmuştur. Dolayısıyla bugünün sinemasını kapitalizmden ve emperyalizmden bağımsız değerlendirmek yanlış olur. Kapitalist ve emperyalist unsurları içerisinde barındıran sinemayı 'dikey sinema' olarak adlandırmayı tercih ettim.

Post-Endüstriyel toplum olarak isimlendirilen günümüz toplumunda, bilginin mülkiyetle yer değiştirdiği iddia edilmektedir. Bilgi üretiminde gözle görülür bir artış olduğunu söyleyebiliriz fakat sanıldığının aksine, mülkiyet kavramı önemini yitirmemiştir. Sinemanın da mülkiyetle çok sıkı bir bağı vardır. Çünkü emperyalizm, mülk sahiplerinin mülklerini çoğaltmak adına farklı yollarla uygulamaya koyduğu tahripkâr bir araçtır. Bu egemen güçler (mülk sahipleri), sinemayı da kendi mülklerini korumak ve çoğaltmak adına kullandığı aşikar. En büyük emperyalist gücün Amerika olduğunu göz önünde bulundurursak, geliri birçok ülkeden daha büyük olan Hollywood sinemasının, insan zihinlerini nasıl yeknesak bir hale getirmeye çalıştığını inceleyelim.

Sinema bir hazırlama, düzenleme, dönüştürme ve harekete geçirme aracıdır. Kitleler üzerindeki etkisi, diğer sanat dallarına göre daha fazladır. Çünkü bir sinema eseri, hem görsel-işitsel unsurları fazlasıyla içerisinde barındırır hem de üretildiğinde aynı anda birçok yere hızlı bir şekilde yayılır. Sinemanın bu gücünü görenlerin, eğlence yönüne dikkat çekerek, insanları eğlendirme, onlara iyi vakit geçirtme, yaşadıkları dünyadan koparma gibi misyonlarını ön plana çıkarmaları masum bir çaba olarak gözükmemektedir. Ne de olsa düşünen ve sorgulayan bireyler yerine aynı karaktere sahip, sürü psikolojisiyle hareket eden insanları yönetmek ve yönlendirmek daha kolaydır. Bu yangını körükleyen başlıca etken ise kapitalizmin ibadethaneleri olarak nitelendirilen AVM sinemalarıdır. "Halk bunu istiyor" gibi masum anlayışlarla üretilen filmler daha geniş alanlara dağıtım imkanı buldukça, minimal çapta olan ve festival filmleri olarak adlandırılan düşünsel filmlere yaşam imkanı tanımayan bir sistemi de beraberinde getirdi. Buna bir telkin olarak, "Düşünme, yorumlama, kıpırdama, okuma, izleme" diyen bir sistem inşası da diyebiliriz. “Düşüneceksen de bunu düşün, okuyacaksan bunu oku, izleyeceksen de bunu izle” diyen bir sistem. Sanatın dönüştürücü kuvvetini hiçe sayan, yaygınlaştırıcı ve sıradanlaştırıcı yönünü öne çıkaran bir sistem. Sanat bir dayatma olabilir mi? Kısa süreli tatminlerle insan zihnini bulandıran bu ‘’piyasa filmleri’’ yüzünden, sinemanın sanatsal boyutunun değer kaybına uğradığı da bir gerçek.

Modern çağın en popüler serbest zaman etkinliklerinden biri olan sinema, kültürel ve ekonomik emperyalizm araçlarından biri olarak, dönemin egemen ideolojisini seyirciye fark ettirmeden sunmada oldukça başarılıdır. Bundan dolayıdır ki; hiçbir sanat dalında sinemanın sahip olduğu endüstriyel örgütlenme mevcut değildir. Üretim sürecindeki bu samimiyetsizlik, elbette bizim de filmlere kuşkulu bakmamıza neden oluyor. Bu konuda zirveyi kimseye kaptırmayan Hollywood, ürettiği filmlerle, oluşturduğu kahramanlarla, ideolojisini hem kendi ülkesine hem de diğer ülkelere dayatır. 1981 senesinde vizyona giren ve o dönemlerde dünyada en çok izlenen film olan Kutsal Hazine Avcıları-Indiana Jones filminde; Jones, üniversitede kız öğrencilerin hayranlık duyduğu bir hocadır. Ölümden korkmayan, maceradan maceraya koşup tarihi eserleri gün yüzüne çıkaran modern bir cengaver olarak gösterilir. Filmde, üçüncü dünya ülkeleri olarak nitelendirilen ülkelerde özgürce dolaşabilen Jones’un yanında, tarihi eserlerin yağmalanmasında yardım edecek yerli dostları vardır. Bu yerliler tabi ki ‘beyaz’ değildir. Dost yerlilere de yardım edecek olan, okyanus ötesinden gelmiş bir kahraman, bir Amerikalı, yani Jones’tur. Son dönemlerde görücüye çıkan yeni nesil süper kahraman filmlerinden olan Iron Man, Black Panther, Transformers, Rambo gibi filmlerde de başroldeki süper kahramanların üçüncü dünya ülkelerine rahatça gidebilmesi göze çarpıyor. Aynı zamanda bazı filmlerle kendi antitezini de pazarlayan Hollywood, egemen gücün düşmansız ayakta kalamayacağını da dipnot olarak sunuyor. Kendi ideolojisini bir kahraman gibi gösterdiği gibi, düşmanını da oluşturuyor. Gece Vurgunu, Kavanoz Kafa, Diriliş filmlerinde bu durumu görebilmek mümkün.

Emperyalist sinemada yabancı korkusu, işgal edilme korkusu, sürgün edilme-toplumun dışına itilme korkusu, nükleer saldırılar sebebiyle kitlesel olarak yok olma korkusu gibi pek çok tehlike, ekonomik ve stratejik olarak güçlü olan statüko tarafından yapımlara eklenmiştir. Pentagon ve CIA da bu filmlere destek olarak, filmleri kendi istedikleri gibi şekillendirmektedirler. Amerikan yapımı savaş filmlerinin hemen hemen hepsinde bu etkiyi görebilmekteyiz. Bilim kurgu sineması, popüler sinemadaki gibi toplumda var olan kültürel, sosyal ve politik gelişmelere bağlı bir şekilde öyküsünü kurgular. Avrupa’daki ideolojik emperyalizm ve sömürgecilik hareketlerinin, bir metafor olarak bilim kurgu filmlerindeki yansımasını ‘istila ve keşif’ olarak sıklıkla görmekteyiz. İstila ve keşifin en belirgin şekilde işlendiği film ise Avatar’dır. Yine çok yakın zamanda vizyona giren Zama adlı film de istila ve keşif kurgusuyla izleyiciye sunulmuş. Zama filmi Arjantin yapımı olsa da, yapımcıları Amerika şirketleridir. Uzay filmlerinde de bu tip kurguları görüyoruz. Aynı zamanda Amerika tarafından, Mussolini döneminde filmler İtalya’da yayınlansın diye faşizmi öven filmler de yapılmıştır.

Bugünün emperyalist sineması, tıpkı kapitalist üretim biçimleri gibi "emtia" üretir. Samimi değildir. Askeri müdahaleye gerek kalmadan, düzeltilmesi neredeyse imkansız derin yaralar açar zihinlerde ve gönüllerde. Amaç, kültürel yozlaşmayı tetikleyecek unsurları harekete geçirmektir. Nesiller boyu süregelen değerleri temelden sarsıp, düzene uygun, tüketmeye gönüllü, seküler bir toplum inşa etmek istemektedirler. Afganistan’da her gün ortalama 3 insan hayatını kaybediyor ancak bütün dünya Sharbat Gula’nın gözlerini konuşuyor. Irak’ta milyonlar can verirken, bütün dünya Amerika’nın Irak’a demokrasi götürmesi konulu filmleri (Kavanoz Kafa, Hurt Locker, Greenzone vs.) izliyor. Vietnam halkı bir soykırıma tabi tutulurken, herkes Rambo hayranı olup çıkıyor. Kimse sarı ve siyah hayranı olmasın, herkes beyaz hayranı olsun; hatta sarılar ve siyahlar bile beyazlara özensin isteniyor. Bu jakobenik ve Anglosaksonvari yaklaşımlar, tüm dünya genelinde büyük bir susku oluşturmak maksadını taşımaktadır. Ancak bizler bu korku imparatorluğunun suskunlarını oynamayacağız.

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

-5°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Göztepe 19 25
10. Antalyaspor 19 25
11. Malatyaspor 18 24
12. Sivasspor 18 23
13. Başakşehir 19 23
14. Konyaspor 19 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. Leicester City 19 38
2. M. United 18 37
3. Man City 17 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Sevilla 18 33
5. Villarreal 18 32
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 18 27
8. Cádiz 19 24
9. Celta de Vigo 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 18 22
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Namaz Vakti 20 Ocak 2021
İmsak 06:31
Güneş 07:59
Öğle 13:05
İkindi 15:37
Akşam 18:00
Yatsı 19:22

Gelişmelerden Haberdar Olun

@