DOLAR
7.3665 -0.40
EURO
8.9421 -0.16
ALTIN
443.123 -0.66
BIST
1552 -1.08
-3°

ABD'de iç savaş kaçınılmaz hale geliyor

Sorun artık yasal olarak kimin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın seçildiği değil, ama iç savaşın daha ne kadar ötelenebileceğidir. Kendini beğenmiş bir TV sunucusu ile bunak yaşlı bir adam arasındaki bir kavganın çok ötesinde ülke, kuruluşundan bu yana kaynamakta olan temel bir kültürel sorun yüzünden parçalanmaktadır.

DÜNYA 08.01.2021, 09:20 08.01.2021, 09:37
24
ABD'de iç savaş kaçınılmaz hale geliyor

Otuz yıldır öngörülebilir olan felaket artık iyice şekillenmektedir. Amerika Birleşik Devletleri önlenemez bir şekilde bölünmeye ve iç savaşa doğru ilerlemektedir.

SSCB’nin ortadan kalkmasından bu yana, « Amerikan İmparatorluğu »nun artık varoluşsal bir düşmanı yoktu ve bu nedenle de var olmak için bir neden kalmamıştı. George H. Bush (baba) ve Bill Clinton’ın ticaretin küreselleşmesiyle ülkeye yeni bir soluk getirme girişimi, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ve Batı’nın kısmen genelindeki orta sınıfların çoğunu yok olmasına yol açtı. George W. Bush (oğul) ve Barack Obama’nın dünyayı kapitalizmin yeni bir biçimi –bu sefer mali– etrafında örgütleme girişimi Suriye’nin kumlarına saplandı.

Artık ok yaydan çıkmıştır. Donald Trump’ın Amerikan İmparatorluğu’nu terk etme ve ülkenin çabalarını yeniden iç refah konusuna odaklama girişimi, « Hacı Babalar »ın (Pilgrims Fathers) Püriten ideolojisine inanmış seçkinler tarafından sabote edildi. Dolayısıyla, Richard Nixon ve seçim danışmanı Kevin Philipps’in çok korktuğu an gelmiş oldu: birleşememiş Devletler, ayrılığın ve iç savaşın eşiğindedirler.

Yazdığım şey hayal ürünü değildir, Amerika Birleşik Devletleri ve dünyadaki birçok gözlemcinin analizidir. Bu nedenle, Wisconsin Yüksek Mahkemesi, Donald Trump’ın seçim sahtekarlığına karşı yaptığı başvuruyu yasal nedenlerle değil, « Pandora’nın kutusunu açacağı » için kabul edilemez ilan etti.

Nitekim, uluslararası basında hakim olan olayların çarpıtılmış sunumunun aksine, ya görevden ayrılan başkanın itirazları hukuken yargılanıyor ve açıkça haklıdır ya da siyaseten yargılanmaktadırlar ve onun haklı olduğunu tespit etmek iç savaşa neden olacaktır. Ancak söz konusu olan çatışma zaten çok derinleşmiş durumdadır. Onu yasalara aykırı olarak siyasi olarak yargılamak da benzer şekilde iç savaşa neden olacaktır.

Donald Trump 2016 kampanyası sırasında hedef aldığı Cumhuriyetçi Parti’ye aidiyetini hiçbir zaman gündeme getirmemişken, başkanlık seçimini Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki bir rekabet olarak yorumlamaktan vazgeçmeliyiz. O bir meczup değil, Başkan Andrew Jackson’ın (1829-37) halefidir. Evet, ideolojik olarak Jackson « Güneyliler », « Konfederasyoncular »ın habercisiydi.

Andrew Jackson’ın Avrupa’da göz ardı edilmesi, onun Amerikan tarihinde sıra dışı bir şahsiyet olduğu anlamına gelmemektedir. Merkez Bankası’nı veto eden Jackson’un portresi, 20 dolarlık banknotta yer almaktadır.

Donald Trump, 2016’da ilk kez başkan olarak seçilmiş olmasını, yerel seçimlerde binlerce adayın kendi adını kullanarak kazanmasına yardım etmesini ve 2016’ya kıyasla milyonlarca ek oy almış olmasını görmezden gelip vatandaşlarının çoğunluğunu temsil etmiyormuş gibi davranmaktan vazgeçmeliyiz.

Avrupa’da hiç kimse gözlerimizin önünde neler olduğunu anlamaya cesaret edemiyormuş gibi görünüyor, çünkü herkes ABD’nin demokrasinin mükemmel örneği olarak görme fikrine sarılıyor. Lütfen ABD Anayasasını okuyun, bu sadece birkaç dakikanızı alacaktır. Halkın değil federe devletlerin egemenliğini tanımaktadır. Asıl yaratıcısı Alexander Hamilton bunu söyledi ve Federalist Papers’de açıkça yazdı: Amacı, aristokrasisiz, özellikle de bir demokrasi olmayan İngiliz monarşisine benzer bir rejim kurmaktır.

Bu anayasa, değişen İlk On Madde (Bill of Rights) uzlaşması sayesinde yalnızca iki yüzyıl dayanabildi. Ancak bilginin küreselleştiği bu çağda, herkes zarların hileli olduğunu artık kolayca anlayabilir. Bu sistem kuşkusuz hoşgörülüdür ama oligarşiktir. Amerika Birleşik Devletleri’nde kanunların neredeyse tamamı, Kongre ve Beyaz Saray’ın seçilmiş üyelerinden bağımsız olarak örgütlenen baskı grupları tarafından hazırlanmaktadır. Siyasi kadrolar, gerçek İktidarı gizleyen bir sis perdesidir. Her bir siyasetçinin aldığı her karar bu gruplar tarafından yazılmaktadır ve her yıl siyasetçilerin uysallıklarını derleyen ajandalar yayınlanmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri’ni demokratik bir ulus olarak tahayyül isteyen Avrupalılar, başkanlık seçimlerinin büyük seçmenlere bağlı olduğunu iddia etmektedirler. Oysa bu tamamen yanlıştır. Anayasa, federal başkanın ikinci dereceden halk tarafından seçilmesini değil, ama valiler tarafından atanan bir seçiciler kurulu tarafından seçilmesini öngörmektedir. Zamanla valiler Seçiciler Kurulunun üyelerini seçmeden önce kendi federe eyaletlerinde seçimler düzenlemeye başladı. Bazıları bunu yerel anayasalarına dahil etmeyi kabul etti, ancak hepsi değil. Nihayetinde, George W. Bush’un 20 yıl önce Al Gore karşısında seçimleri kazananı olarak belirlenmesinde gördüğümüz gibi, Federal Yüksek Mahkeme’nin bu konuyla hiç ilgilenmemektedir. Florida’da meydana gelen herhangi bir seçim hilesinin, görev alanının dışında olduğunu açıkça söylemiştir.

Bu bağlamda Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri bir demokrasi olsaydı muhtemelen 2020 seçimini kazanacaktı, ancak bir oligarşi olduğu ve siyasi sınıf onu istemediği için seçimleri kaybetmiştir.

Demokrasi taraftarı olan Jacksoncuların, Anayasalarındaki ikinci maddede açıkça öngörüldüğü gibi, amaçlarına ulaşmak için silaha sarılmaktan başka seçeneği yoktur. Bu metnin özgün anlamında, Amerikalıların her türlü savaş silahını edinme ve taşıma hakkı, İngiliz monarşisine karşı yaptıkları gibi, zalim bir hükümete karşı isyan etmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Jacksoncuların büyük çoğunluğu 1789 uzlaşmasının anlamının aşındığını değerlendirmektedir.

Kısa ömürlü ulusal güvenlik danışmanı General Michael Flynn, iç savaşı önlemek için Anayasanın askıya alınması ve sıkıyönetim ilan edilmesi çağrısında bulundu. Bir ay önce, başkan tarafından generalin dostlarının yerleştirildiği Pentagon yönetimi bunun için hazır beklemektedir.

Bu arada Donald Trump, yerel seçim sahtekarlığı konusunda karar vermesi Teksas mahkemelerine başvuruda bulunacağını duyurdu. Teksas, Amerika Birleşik Devletleri’ne katılmadan önce bağımsız bir cumhuriyet kurmuş olan iki federe devletten biridir. Ancak birliğe katıldığında, çekilme hakkını saklı tutmuştur. 2009 yılında, o zamanki valisi Rick Perry birlikten ayrılma tehdidinde bulundu. Bu fikir zemin kazanmaya devam etmektedir. Bugün, yerel Kongrenin, Temsilci Kyle Biedermann tarafından önerilen bağımsızlık referandumuna karar vermesi bekleniyor.

Amerika Birleşik Devletleri’ni dağılması süreci, SSCB’ninkinden daha hızlı olabilir. Bu konu, o dönem Moskova’da Profesör İgor Panarin tarafından incelenmişti. O zamandan beri demografik veriler gelişti ve Colin Woodard tarafından analiz edildi. Ülkenin artık kültürel temelde 11 ayrı devlete bölünmesi bekleniyor.

Bugün Amerika Birleşik Devletleri’ni bölen birbirine rakip 11 kültürel topluluk.

Bu sorunlara, Kovid-19 salgını dolayısıyla kendi anayasalarına aykırı olarak oy kullanmayı düzenleyen yasalar çıkaran yaklaşık 20 eyaletin yasama meclislerine yönelik şikayetler de eklenmektedir. Hukuki temeli olan bu itirazlar kabul edilirse sadece başkanlık seçiminin değil tüm yerel seçimlerin (milletvekilleri, şerifler, savcılar vb.) iptal edilmesi gerekecektir.

Federal Seçim Konseyi toplantısından önce Teksas’ta ve başka yerlerde iddia edilen olguların doğrulanması mümkün olmayacaktır. Teksas ve benzer itirazların yapıldığı diğer federe eyaletler ve seçimleri iptal edecek olan eyaletler, bu yüzden Amerika Birleşik Devletleri’nin bir sonraki başkanının belirlenmesi sürecine katılamayacaklardır.

Böylesi bir durumda, geçerli olan tek ikame prosedürü Püritenlerin azınlıkta ve Jacksoncuların çoğunlukta olduğu yeni Kongre’ye ait olacaktır.

Kaynak: Thierry Meyssan

Çeviri: Osman Soysal

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

-3°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:31
Güneş 07:59
Öğle 13:05
İkindi 15:38
Akşam 18:01
Yatsı 19:23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@