13.01.2020, 10:47 275

Chicago Boys

Mevzu nedir? Mevzu bizim için ekonomidir. Mevzu ekonomi dediysek, öyle anlaşılmayan kavramlar ve verilerden bahsetmeyeceğiz. Biz daha çok ekonominin tarihsel boyutu üzerinden insanoğlunu etkileyen yönlerini ele alacağız.

Neden ekonomi tarihi? Tarih toplumların hafızasıdır. Hafızamız ne kadar kuvvetli ve dolu ise; geleceğe de ancak o kadar yön verebiliriz. Bu yüzden hafızayı taze tutmakta fayda vardır. Tabi ki beşer hafızasında olduğu gibi toplulukların hafızası da kendine has tecrübeler ile kendine has bir yapıya sahiptir. Bu yüzden başka insanların hayatlarından ders çıkarmak ta olduğu gibi başka toplulukların tecrübelerinden de yararlanmakta fayda vardır. Bu yüzden dünya tarihi ve bu tarihin içerisindeki iktisadi olayların hepsi bizim için öğrenilmeyi bekleyen tecrübeleri temsil etmektedir.

Ekonomi kavramı Yunanca ‘Oeconomicus’ kavramına dayanmaktadır. Oeconomicus, antik Yunancada ‘ev ekonomisi’ anlamına gelmektedir. Tabi ki tarihsel süreç içerisinde -mübadele ilişkilerinin derinleşmesinin de katkısıyla- ekonomi bunun haricinde daha birçok farklı anlam kazanmıştır. En genel tanımıyla ekonomi insanların belirli kaynaklarla kendi ihtiyaç ve isteklerini karşılamak için giriştikleri mübadele ilişkilerinin bütününü inceleyen bilimin adıdır. Bu genel tanımın dışına çıktığımızda ise -yukarıda bahsettiğimiz gibi- ekonomiye insanoğlu tarafından yüklenen birçok anlamla karşılaşmaktayız. Bu anlamlardan bugün bizi ilgilendiren ve en önemli olanı ise bir hakimiyet aracı olarak ekonomidir. Tanımlamayı bugünden yapsak da ekonominin hakimiyet aracı olması çok eski çağlara uzanmaktadır. Eski İngiltere Krallarının tüccarlara olan saray borçlarını ödeyebilmek için madeni paranın değeri ile oynayabilmeleri bunun en basit ve bir o kadar çirkin halidir. Diğer taraftan yüz yıllar sonra aynı İngiltere’nin Londra’yı bir finans merkezine çevirmesi ve Osmanlı gibi birçok devlete borç vererek, bu devletler üzerinde baskı kurabilecek hale gelmesi de bu meselenin zirve örneklerinden bir tanesidir.

Diğer taraftan ekonomi tarihinde bu konuya en bariz örneklerden bir tanesi ise ‘Chicago Boys’ olarak bilinen bir grup Şilili ekonomistin hikayesidir.

Chicago Boys

Eskiden bu yana, özellikle coğrafi keşiflerden sonra, Amerika Kıtası emperyalist devletlerin çatışma alanı olmuştur. Zaten hepimizin bildiği gibi Amerika Birleşik Devletleri de Avrupa’nın farklı uluslarından gelen kolonilerin birleşmesi ve İngiltere’ye karşı bir bağımsızlık mücadelesine girmeleri sonucu kurulmuştur. Yalnız bu zaman zarfında Latin Amerika ülkeleri hala bağımsızlık mücadelesi vermekle uğraşıyorlardı. Özellikle İspanyolların büyük etkisinin olduğu Latin Amerika ülkeleri, bağımsızlıklarını ABD’den çok sonra kazanmışlardır. Diger taraftan ABD bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana, Latin Amerika ABD için bir arka bahçe olmuştur. Arka bahçe söylemi, ana karanın güvenliği, ticari çıkarları, politik hakimiyeti gibi birçok terimi kapsamaktadır. Yani Ortadoğu, Akdeniz veya Ege Türkiye için ne ise Latin Amerika’da jeo-stratejik açıdan ABD için o demektir. ABD’nin kıtasal üstünlük için attığı ilk resmi adım tarihe Monroe doktrini olarak geçmiştir. ABD Başkanı James Monroe tarafından 1823 yılında kongreye bir mesaj çekilmiştir. Mesaj iki önemli noktaya dikkat çekmektedir.

Birincil olarak, ABD bağımsızlığını kazanmış Latin Amerika ülkelerinin hamisi olarak kendisinin olduğuna dikkat çekip, her hangi bir şekilde Avrupalı devletlerin bu ülkelere sömürge amaçlı yaklaşımına dostane bir tavırla karşılık vermeyeceğine dikkat çekmiştir.

İkincil olarak, ABD Avrupalı devletlerin iç işlerine karışmadığına ve Avrupalı devletlerin Amerika kıtasının her hangi bir iç meselesine karışmasını da istemediğini ve böyle bir müdahaleyi düşmanca bulacağını ifade etmiştir.

Monre doktrini aynı zamanda ABD’nin yalnızlaşma politikası olarak ta bilinmektedir. Buraya kadar olan bölümde Şili ve diğer Latin Amerika ülkelerinin ABD’nin kıtasal hakimiyeti perspektifindeki önemlerini anlamış olduk.

Şili Projesi

İkinci dünya savaşından sonra Amerika Birleşik Devletleri kendisini Rusya’ya karşı bir soğuk savaşın içinde buldu. Soğuk Savaş döneminin ilk başkanlarından olan Truman tarafından Four Point Program adında bir uluslararası ekonomik program başlatılmıştır. Bu program bünyesinde yer alan projelerden bir tanesi de 1950 yılında başlatılan Şili Projesi’dir. Şili Projesi kapsamında 1950-1970 yılları arasında, Şikago Üniversitesi ile Şili Katolik Üniversitesi arasında gerçekleşen protokole bağlı olarak 100’den fazla seçkin öğrenci Milton Friedman’ın gözetiminde Şikago Üniversitesinde lisans ve lisans üstü eğitim almışlardır. Öğrenciler Neo-liberal doktrine göre yetiştirilmişlerdir. ‘Chicago Boys’ ismi ise Milton Friedman tarafından verilmiştir. Öğrenciler eğitimlerini aldıktan sonra Şili’ye dönmüş ve devletin yüksek kademelerindeki kişilere danışmanlık yapmaya başlamışlardır.

Şili Mucizesi veya Şili Felaketi

Tarihler 1973 yılını gösterdiğinde Agusto Pinochet ABD destekli bir darbe ile yönetimi ele almıştır. İş başına geldiğinde ise ilk işi ekonomi yönetimine Chicago Boys grubundakileri getirmek olmuştur. Bu şekilde ABD Şili’de hem ekonomik hem de politik bir güce sahip olmuştur. Şili Mucizesi olarak bilinen ekonomik programın temelinde ekonomik liberalleşme, devlet şirketlerinin özelleştirilmesi ve enflasyonun kontrol altına alınması yatmaktaydı. Bu program çerçevesinde öncelikle yabancı, özellikle Amerikalı yatırımcılar Şili’ye getirilmişti. Sağlık hizmetlerinden ulaşıma, şirketlerden madenlere kadar her şey bu firmalar eliyle özelleştirilmişti. Enflasyon düşürülmüştü ama bir sorun vardı. İşsizlik %10’lardan %20’lerinde üstüne çıkmıştı. Ekonomik büyüme bir süre kısmen sağlansa da gelir adaletsizliği müthiş şekilde artmıştı. Enflasyonu yüksek olsa da Şili bu ekonomik müdahalelerden önce gelir adaletsizliğinin en az görüldüğü örnek ülkelerden bir tanesiydi. Diğer taraftan bu uygulamalar gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi yumuşak güç (soft power) ile uygulanmamıştı. Pinochet’te kendinden öncekiler gibi bir baskı rejimini devam ettirmiş ve ekonomik programı sert güç (hard power) ile dikte etmişti. Şili’de diktatörlük ve neo-liberalizm birleşmişti. Bir ülkeye bundan daha kötü ne yapılabilirdi ki?

Şili’de Aslında Ne Oldu?

Bu genel bilgilerden sonra Şili’de gerçekleşenlere biraz daha farklı bir perspektiften baktığımızda görüyoruz ki; büyük bir güç kendi ekonomik ve politik doktrinini dayatmak için öncelikle kendi düşüncesinde insanlar yetiştiriyor. Tabi bu yetişme sürecinde hiçbir Şilili ekonomist ülkesine zarar vermek amacıyla bir şey öğrenmemiştir, öğrendiklerinin doğru olduğuna ikna edilmeleri haricinde bir hataları olduklarını da sanmıyorum. Yetiştirilen insanlar kendi ülkelerine yeniden gönderilir ve artık öğrenilenlerin uygulamaya dökülmesi gerekir. Hatta uygun politik ortam yoksa bir darbe yaparak bu kadroları iş başına getirmeniz gerekir. Uygulamalar başlar ve görürüz ki özelleştirmelerden ilk faydalanan ve ilk yatırımlara konanlar Amerikalı firmalardır. Diğer taraftan Avrupalı firmalar Şili’ye girmek için Amerikalılardan izin almak zorundadırlar. Kıtasal hakimiyet Şili özelinde kurulmuştur. Latin Amerika üzerine çalışan birçok ekonomist Şili Mucizesi olarak adlandırılan bu programın aslında bir Şili Felaketine dönüştüğünü ifade etmektedir. Şili gibi gelir adaletsizliğinin azlığına örnek gösterilen bir ülke, modern dünyanın gelişmiş ama gelir adaletsizliği hat safhada olan ülkelerinden birine dönüştürülmüştür. Tabi ki bundan en çok çıkar sağlayanda yine Amerikalı sermaye sahipleri olmuştur. Kaybeden ise; her şeyden habersiz, insan gibi yaşamak için mücadele eden halk oldu. Yani Şili’de sermaye kazandı, halk kaybetti. ABD bu uygulamayı sadece Şili için de uygulamamıştır. Aslında birçok Latin Amerika ülkesinde dönüşümler için bu şekilde kadrolar yetiştirilmiştir ama en bariz ve bilinen örneği Şili’dir.

İlk ders için biraz ağır olmuş olabilir ama örneğimizin ‘hakimiyet aracı olarak ekonomi’ anlamını yeterince iyi karşıladığını düşünüyorum. Diğer taraftan ana konu çok detaylı olduğu için ve yazıyı aşırı uzatacağı, için birçok alt meseleye yazıda detayları ile girilmemiştir.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Namaz Vakti 24 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@