DOLAR
7.5000 +0.74
EURO
9.0519 +0.51
ALTIN
442.249 +0.86
BIST
1534 +0.66
-5°
13.01.2020, 10:47 136

Chicago Boys

Mevzu nedir? Mevzu bizim için ekonomidir. Mevzu ekonomi dediysek, öyle anlaşılmayan kavramlar ve verilerden bahsetmeyeceğiz. Biz daha çok ekonominin tarihsel boyutu üzerinden insanoğlunu etkileyen yönlerini ele alacağız.

Neden ekonomi tarihi? Tarih toplumların hafızasıdır. Hafızamız ne kadar kuvvetli ve dolu ise; geleceğe de ancak o kadar yön verebiliriz. Bu yüzden hafızayı taze tutmakta fayda vardır. Tabi ki beşer hafızasında olduğu gibi toplulukların hafızası da kendine has tecrübeler ile kendine has bir yapıya sahiptir. Bu yüzden başka insanların hayatlarından ders çıkarmak ta olduğu gibi başka toplulukların tecrübelerinden de yararlanmakta fayda vardır. Bu yüzden dünya tarihi ve bu tarihin içerisindeki iktisadi olayların hepsi bizim için öğrenilmeyi bekleyen tecrübeleri temsil etmektedir.

Ekonomi kavramı Yunanca ‘Oeconomicus’ kavramına dayanmaktadır. Oeconomicus, antik Yunancada ‘ev ekonomisi’ anlamına gelmektedir. Tabi ki tarihsel süreç içerisinde -mübadele ilişkilerinin derinleşmesinin de katkısıyla- ekonomi bunun haricinde daha birçok farklı anlam kazanmıştır. En genel tanımıyla ekonomi insanların belirli kaynaklarla kendi ihtiyaç ve isteklerini karşılamak için giriştikleri mübadele ilişkilerinin bütününü inceleyen bilimin adıdır. Bu genel tanımın dışına çıktığımızda ise -yukarıda bahsettiğimiz gibi- ekonomiye insanoğlu tarafından yüklenen birçok anlamla karşılaşmaktayız. Bu anlamlardan bugün bizi ilgilendiren ve en önemli olanı ise bir hakimiyet aracı olarak ekonomidir. Tanımlamayı bugünden yapsak da ekonominin hakimiyet aracı olması çok eski çağlara uzanmaktadır. Eski İngiltere Krallarının tüccarlara olan saray borçlarını ödeyebilmek için madeni paranın değeri ile oynayabilmeleri bunun en basit ve bir o kadar çirkin halidir. Diğer taraftan yüz yıllar sonra aynı İngiltere’nin Londra’yı bir finans merkezine çevirmesi ve Osmanlı gibi birçok devlete borç vererek, bu devletler üzerinde baskı kurabilecek hale gelmesi de bu meselenin zirve örneklerinden bir tanesidir.

Diğer taraftan ekonomi tarihinde bu konuya en bariz örneklerden bir tanesi ise ‘Chicago Boys’ olarak bilinen bir grup Şilili ekonomistin hikayesidir.

Chicago Boys

Eskiden bu yana, özellikle coğrafi keşiflerden sonra, Amerika Kıtası emperyalist devletlerin çatışma alanı olmuştur. Zaten hepimizin bildiği gibi Amerika Birleşik Devletleri de Avrupa’nın farklı uluslarından gelen kolonilerin birleşmesi ve İngiltere’ye karşı bir bağımsızlık mücadelesine girmeleri sonucu kurulmuştur. Yalnız bu zaman zarfında Latin Amerika ülkeleri hala bağımsızlık mücadelesi vermekle uğraşıyorlardı. Özellikle İspanyolların büyük etkisinin olduğu Latin Amerika ülkeleri, bağımsızlıklarını ABD’den çok sonra kazanmışlardır. Diger taraftan ABD bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana, Latin Amerika ABD için bir arka bahçe olmuştur. Arka bahçe söylemi, ana karanın güvenliği, ticari çıkarları, politik hakimiyeti gibi birçok terimi kapsamaktadır. Yani Ortadoğu, Akdeniz veya Ege Türkiye için ne ise Latin Amerika’da jeo-stratejik açıdan ABD için o demektir. ABD’nin kıtasal üstünlük için attığı ilk resmi adım tarihe Monroe doktrini olarak geçmiştir. ABD Başkanı James Monroe tarafından 1823 yılında kongreye bir mesaj çekilmiştir. Mesaj iki önemli noktaya dikkat çekmektedir.

Birincil olarak, ABD bağımsızlığını kazanmış Latin Amerika ülkelerinin hamisi olarak kendisinin olduğuna dikkat çekip, her hangi bir şekilde Avrupalı devletlerin bu ülkelere sömürge amaçlı yaklaşımına dostane bir tavırla karşılık vermeyeceğine dikkat çekmiştir.

İkincil olarak, ABD Avrupalı devletlerin iç işlerine karışmadığına ve Avrupalı devletlerin Amerika kıtasının her hangi bir iç meselesine karışmasını da istemediğini ve böyle bir müdahaleyi düşmanca bulacağını ifade etmiştir.

Monre doktrini aynı zamanda ABD’nin yalnızlaşma politikası olarak ta bilinmektedir. Buraya kadar olan bölümde Şili ve diğer Latin Amerika ülkelerinin ABD’nin kıtasal hakimiyeti perspektifindeki önemlerini anlamış olduk.

Şili Projesi

İkinci dünya savaşından sonra Amerika Birleşik Devletleri kendisini Rusya’ya karşı bir soğuk savaşın içinde buldu. Soğuk Savaş döneminin ilk başkanlarından olan Truman tarafından Four Point Program adında bir uluslararası ekonomik program başlatılmıştır. Bu program bünyesinde yer alan projelerden bir tanesi de 1950 yılında başlatılan Şili Projesi’dir. Şili Projesi kapsamında 1950-1970 yılları arasında, Şikago Üniversitesi ile Şili Katolik Üniversitesi arasında gerçekleşen protokole bağlı olarak 100’den fazla seçkin öğrenci Milton Friedman’ın gözetiminde Şikago Üniversitesinde lisans ve lisans üstü eğitim almışlardır. Öğrenciler Neo-liberal doktrine göre yetiştirilmişlerdir. ‘Chicago Boys’ ismi ise Milton Friedman tarafından verilmiştir. Öğrenciler eğitimlerini aldıktan sonra Şili’ye dönmüş ve devletin yüksek kademelerindeki kişilere danışmanlık yapmaya başlamışlardır.

Şili Mucizesi veya Şili Felaketi

Tarihler 1973 yılını gösterdiğinde Agusto Pinochet ABD destekli bir darbe ile yönetimi ele almıştır. İş başına geldiğinde ise ilk işi ekonomi yönetimine Chicago Boys grubundakileri getirmek olmuştur. Bu şekilde ABD Şili’de hem ekonomik hem de politik bir güce sahip olmuştur. Şili Mucizesi olarak bilinen ekonomik programın temelinde ekonomik liberalleşme, devlet şirketlerinin özelleştirilmesi ve enflasyonun kontrol altına alınması yatmaktaydı. Bu program çerçevesinde öncelikle yabancı, özellikle Amerikalı yatırımcılar Şili’ye getirilmişti. Sağlık hizmetlerinden ulaşıma, şirketlerden madenlere kadar her şey bu firmalar eliyle özelleştirilmişti. Enflasyon düşürülmüştü ama bir sorun vardı. İşsizlik %10’lardan %20’lerinde üstüne çıkmıştı. Ekonomik büyüme bir süre kısmen sağlansa da gelir adaletsizliği müthiş şekilde artmıştı. Enflasyonu yüksek olsa da Şili bu ekonomik müdahalelerden önce gelir adaletsizliğinin en az görüldüğü örnek ülkelerden bir tanesiydi. Diğer taraftan bu uygulamalar gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi yumuşak güç (soft power) ile uygulanmamıştı. Pinochet’te kendinden öncekiler gibi bir baskı rejimini devam ettirmiş ve ekonomik programı sert güç (hard power) ile dikte etmişti. Şili’de diktatörlük ve neo-liberalizm birleşmişti. Bir ülkeye bundan daha kötü ne yapılabilirdi ki?

Şili’de Aslında Ne Oldu?

Bu genel bilgilerden sonra Şili’de gerçekleşenlere biraz daha farklı bir perspektiften baktığımızda görüyoruz ki; büyük bir güç kendi ekonomik ve politik doktrinini dayatmak için öncelikle kendi düşüncesinde insanlar yetiştiriyor. Tabi bu yetişme sürecinde hiçbir Şilili ekonomist ülkesine zarar vermek amacıyla bir şey öğrenmemiştir, öğrendiklerinin doğru olduğuna ikna edilmeleri haricinde bir hataları olduklarını da sanmıyorum. Yetiştirilen insanlar kendi ülkelerine yeniden gönderilir ve artık öğrenilenlerin uygulamaya dökülmesi gerekir. Hatta uygun politik ortam yoksa bir darbe yaparak bu kadroları iş başına getirmeniz gerekir. Uygulamalar başlar ve görürüz ki özelleştirmelerden ilk faydalanan ve ilk yatırımlara konanlar Amerikalı firmalardır. Diğer taraftan Avrupalı firmalar Şili’ye girmek için Amerikalılardan izin almak zorundadırlar. Kıtasal hakimiyet Şili özelinde kurulmuştur. Latin Amerika üzerine çalışan birçok ekonomist Şili Mucizesi olarak adlandırılan bu programın aslında bir Şili Felaketine dönüştüğünü ifade etmektedir. Şili gibi gelir adaletsizliğinin azlığına örnek gösterilen bir ülke, modern dünyanın gelişmiş ama gelir adaletsizliği hat safhada olan ülkelerinden birine dönüştürülmüştür. Tabi ki bundan en çok çıkar sağlayanda yine Amerikalı sermaye sahipleri olmuştur. Kaybeden ise; her şeyden habersiz, insan gibi yaşamak için mücadele eden halk oldu. Yani Şili’de sermaye kazandı, halk kaybetti. ABD bu uygulamayı sadece Şili için de uygulamamıştır. Aslında birçok Latin Amerika ülkesinde dönüşümler için bu şekilde kadrolar yetiştirilmiştir ama en bariz ve bilinen örneği Şili’dir.

İlk ders için biraz ağır olmuş olabilir ama örneğimizin ‘hakimiyet aracı olarak ekonomi’ anlamını yeterince iyi karşıladığını düşünüyorum. Diğer taraftan ana konu çok detaylı olduğu için ve yazıyı aşırı uzatacağı, için birçok alt meseleye yazıda detayları ile girilmemiştir.

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

-5°
hafif kar yağışlı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:32
Güneş 08:00
Öğle 13:04
İkindi 15:35
Akşam 17:58
Yatsı 19:20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@