DOLAR
8.7012 +0.62
EURO
10.3818 +0.49
ALTIN
497.261 +0.06
BIST
1411 +0.64
17°
13.01.2020, 10:47 148

Chicago Boys

Mevzu nedir? Mevzu bizim için ekonomidir. Mevzu ekonomi dediysek, öyle anlaşılmayan kavramlar ve verilerden bahsetmeyeceğiz. Biz daha çok ekonominin tarihsel boyutu üzerinden insanoğlunu etkileyen yönlerini ele alacağız.

Neden ekonomi tarihi? Tarih toplumların hafızasıdır. Hafızamız ne kadar kuvvetli ve dolu ise; geleceğe de ancak o kadar yön verebiliriz. Bu yüzden hafızayı taze tutmakta fayda vardır. Tabi ki beşer hafızasında olduğu gibi toplulukların hafızası da kendine has tecrübeler ile kendine has bir yapıya sahiptir. Bu yüzden başka insanların hayatlarından ders çıkarmak ta olduğu gibi başka toplulukların tecrübelerinden de yararlanmakta fayda vardır. Bu yüzden dünya tarihi ve bu tarihin içerisindeki iktisadi olayların hepsi bizim için öğrenilmeyi bekleyen tecrübeleri temsil etmektedir.

Ekonomi kavramı Yunanca ‘Oeconomicus’ kavramına dayanmaktadır. Oeconomicus, antik Yunancada ‘ev ekonomisi’ anlamına gelmektedir. Tabi ki tarihsel süreç içerisinde -mübadele ilişkilerinin derinleşmesinin de katkısıyla- ekonomi bunun haricinde daha birçok farklı anlam kazanmıştır. En genel tanımıyla ekonomi insanların belirli kaynaklarla kendi ihtiyaç ve isteklerini karşılamak için giriştikleri mübadele ilişkilerinin bütününü inceleyen bilimin adıdır. Bu genel tanımın dışına çıktığımızda ise -yukarıda bahsettiğimiz gibi- ekonomiye insanoğlu tarafından yüklenen birçok anlamla karşılaşmaktayız. Bu anlamlardan bugün bizi ilgilendiren ve en önemli olanı ise bir hakimiyet aracı olarak ekonomidir. Tanımlamayı bugünden yapsak da ekonominin hakimiyet aracı olması çok eski çağlara uzanmaktadır. Eski İngiltere Krallarının tüccarlara olan saray borçlarını ödeyebilmek için madeni paranın değeri ile oynayabilmeleri bunun en basit ve bir o kadar çirkin halidir. Diğer taraftan yüz yıllar sonra aynı İngiltere’nin Londra’yı bir finans merkezine çevirmesi ve Osmanlı gibi birçok devlete borç vererek, bu devletler üzerinde baskı kurabilecek hale gelmesi de bu meselenin zirve örneklerinden bir tanesidir.

Diğer taraftan ekonomi tarihinde bu konuya en bariz örneklerden bir tanesi ise ‘Chicago Boys’ olarak bilinen bir grup Şilili ekonomistin hikayesidir.

Chicago Boys

Eskiden bu yana, özellikle coğrafi keşiflerden sonra, Amerika Kıtası emperyalist devletlerin çatışma alanı olmuştur. Zaten hepimizin bildiği gibi Amerika Birleşik Devletleri de Avrupa’nın farklı uluslarından gelen kolonilerin birleşmesi ve İngiltere’ye karşı bir bağımsızlık mücadelesine girmeleri sonucu kurulmuştur. Yalnız bu zaman zarfında Latin Amerika ülkeleri hala bağımsızlık mücadelesi vermekle uğraşıyorlardı. Özellikle İspanyolların büyük etkisinin olduğu Latin Amerika ülkeleri, bağımsızlıklarını ABD’den çok sonra kazanmışlardır. Diger taraftan ABD bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana, Latin Amerika ABD için bir arka bahçe olmuştur. Arka bahçe söylemi, ana karanın güvenliği, ticari çıkarları, politik hakimiyeti gibi birçok terimi kapsamaktadır. Yani Ortadoğu, Akdeniz veya Ege Türkiye için ne ise Latin Amerika’da jeo-stratejik açıdan ABD için o demektir. ABD’nin kıtasal üstünlük için attığı ilk resmi adım tarihe Monroe doktrini olarak geçmiştir. ABD Başkanı James Monroe tarafından 1823 yılında kongreye bir mesaj çekilmiştir. Mesaj iki önemli noktaya dikkat çekmektedir.

Birincil olarak, ABD bağımsızlığını kazanmış Latin Amerika ülkelerinin hamisi olarak kendisinin olduğuna dikkat çekip, her hangi bir şekilde Avrupalı devletlerin bu ülkelere sömürge amaçlı yaklaşımına dostane bir tavırla karşılık vermeyeceğine dikkat çekmiştir.

İkincil olarak, ABD Avrupalı devletlerin iç işlerine karışmadığına ve Avrupalı devletlerin Amerika kıtasının her hangi bir iç meselesine karışmasını da istemediğini ve böyle bir müdahaleyi düşmanca bulacağını ifade etmiştir.

Monre doktrini aynı zamanda ABD’nin yalnızlaşma politikası olarak ta bilinmektedir. Buraya kadar olan bölümde Şili ve diğer Latin Amerika ülkelerinin ABD’nin kıtasal hakimiyeti perspektifindeki önemlerini anlamış olduk.

Şili Projesi

İkinci dünya savaşından sonra Amerika Birleşik Devletleri kendisini Rusya’ya karşı bir soğuk savaşın içinde buldu. Soğuk Savaş döneminin ilk başkanlarından olan Truman tarafından Four Point Program adında bir uluslararası ekonomik program başlatılmıştır. Bu program bünyesinde yer alan projelerden bir tanesi de 1950 yılında başlatılan Şili Projesi’dir. Şili Projesi kapsamında 1950-1970 yılları arasında, Şikago Üniversitesi ile Şili Katolik Üniversitesi arasında gerçekleşen protokole bağlı olarak 100’den fazla seçkin öğrenci Milton Friedman’ın gözetiminde Şikago Üniversitesinde lisans ve lisans üstü eğitim almışlardır. Öğrenciler Neo-liberal doktrine göre yetiştirilmişlerdir. ‘Chicago Boys’ ismi ise Milton Friedman tarafından verilmiştir. Öğrenciler eğitimlerini aldıktan sonra Şili’ye dönmüş ve devletin yüksek kademelerindeki kişilere danışmanlık yapmaya başlamışlardır.

Şili Mucizesi veya Şili Felaketi

Tarihler 1973 yılını gösterdiğinde Agusto Pinochet ABD destekli bir darbe ile yönetimi ele almıştır. İş başına geldiğinde ise ilk işi ekonomi yönetimine Chicago Boys grubundakileri getirmek olmuştur. Bu şekilde ABD Şili’de hem ekonomik hem de politik bir güce sahip olmuştur. Şili Mucizesi olarak bilinen ekonomik programın temelinde ekonomik liberalleşme, devlet şirketlerinin özelleştirilmesi ve enflasyonun kontrol altına alınması yatmaktaydı. Bu program çerçevesinde öncelikle yabancı, özellikle Amerikalı yatırımcılar Şili’ye getirilmişti. Sağlık hizmetlerinden ulaşıma, şirketlerden madenlere kadar her şey bu firmalar eliyle özelleştirilmişti. Enflasyon düşürülmüştü ama bir sorun vardı. İşsizlik %10’lardan %20’lerinde üstüne çıkmıştı. Ekonomik büyüme bir süre kısmen sağlansa da gelir adaletsizliği müthiş şekilde artmıştı. Enflasyonu yüksek olsa da Şili bu ekonomik müdahalelerden önce gelir adaletsizliğinin en az görüldüğü örnek ülkelerden bir tanesiydi. Diğer taraftan bu uygulamalar gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi yumuşak güç (soft power) ile uygulanmamıştı. Pinochet’te kendinden öncekiler gibi bir baskı rejimini devam ettirmiş ve ekonomik programı sert güç (hard power) ile dikte etmişti. Şili’de diktatörlük ve neo-liberalizm birleşmişti. Bir ülkeye bundan daha kötü ne yapılabilirdi ki?

Şili’de Aslında Ne Oldu?

Bu genel bilgilerden sonra Şili’de gerçekleşenlere biraz daha farklı bir perspektiften baktığımızda görüyoruz ki; büyük bir güç kendi ekonomik ve politik doktrinini dayatmak için öncelikle kendi düşüncesinde insanlar yetiştiriyor. Tabi bu yetişme sürecinde hiçbir Şilili ekonomist ülkesine zarar vermek amacıyla bir şey öğrenmemiştir, öğrendiklerinin doğru olduğuna ikna edilmeleri haricinde bir hataları olduklarını da sanmıyorum. Yetiştirilen insanlar kendi ülkelerine yeniden gönderilir ve artık öğrenilenlerin uygulamaya dökülmesi gerekir. Hatta uygun politik ortam yoksa bir darbe yaparak bu kadroları iş başına getirmeniz gerekir. Uygulamalar başlar ve görürüz ki özelleştirmelerden ilk faydalanan ve ilk yatırımlara konanlar Amerikalı firmalardır. Diğer taraftan Avrupalı firmalar Şili’ye girmek için Amerikalılardan izin almak zorundadırlar. Kıtasal hakimiyet Şili özelinde kurulmuştur. Latin Amerika üzerine çalışan birçok ekonomist Şili Mucizesi olarak adlandırılan bu programın aslında bir Şili Felaketine dönüştüğünü ifade etmektedir. Şili gibi gelir adaletsizliğinin azlığına örnek gösterilen bir ülke, modern dünyanın gelişmiş ama gelir adaletsizliği hat safhada olan ülkelerinden birine dönüştürülmüştür. Tabi ki bundan en çok çıkar sağlayanda yine Amerikalı sermaye sahipleri olmuştur. Kaybeden ise; her şeyden habersiz, insan gibi yaşamak için mücadele eden halk oldu. Yani Şili’de sermaye kazandı, halk kaybetti. ABD bu uygulamayı sadece Şili için de uygulamamıştır. Aslında birçok Latin Amerika ülkesinde dönüşümler için bu şekilde kadrolar yetiştirilmiştir ama en bariz ve bilinen örneği Şili’dir.

İlk ders için biraz ağır olmuş olabilir ama örneğimizin ‘hakimiyet aracı olarak ekonomi’ anlamını yeterince iyi karşıladığını düşünüyorum. Diğer taraftan ana konu çok detaylı olduğu için ve yazıyı aşırı uzatacağı, için birçok alt meseleye yazıda detayları ile girilmemiştir.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

17°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Namaz Vakti 25 Haziran 2021
İmsak 03:18
Güneş 05:14
Öğle 12:56
İkindi 16:54
Akşam 20:28
Yatsı 22:15

Gelişmelerden Haberdar Olun

@