DOLAR
7.4022 +0.05
EURO
8.9891 -0.24
ALTIN
441.723 -0.15
BIST
1544 +0.13
31.12.2020, 01:09 8

Ayasofya, İstanbul Sözleşmesi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri kapsamında partisinin Tekirdağ'da düzenlediği mitingde konuşurken "Ayasofya Camii olarak açılsın" diye seslenen vatandaşa tepki göstererek,"Önce Sultanahmet'i doldurun sonra bakarız." diye cevap vermiş ve dönem dönem Ayasofya Camii’nin neden ibadete açılmaması gerektiğini üzerine kararlı açıklamalar yapmıştı.

Gençlik yıllarında Refah Partisi ve Milli Görüş çizgisinin önemli temsilcilerinden olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve daha nice Müslümanın hayali olan bu mesele neden bu güne kadar beklemek zorunda kaldı ya da ne değişti?

Son dönemde uluslararası sistemin Ak Parti iktidarına karşı organize ettiği süreç; GEZİ ile başlamış, 17-25 Aralık ile devam etmiş ve nihayet 15 Temmuz işgal girişimiyle zirveye taşınmıştı. Sözde antiemperyalist PKK çizgisinin ABD’den aldığı tonlarca silah yardımı ve desteğinin Türkiye’nin kararlılığı karşısında yaşadığı perişanlığı da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Türkiye tüm bu operasyonları bir şekilde bertaraf etti ve her seferinde kendisini sınırlayan zincirlerden kurtularak daha da güçlendi.

GEZİ öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en ağır eleştirilerde bulunan Devlet Bahçeli bugün kendisiyle ittifak halindeyken,o günlerde en yakınlarında olan isimlerin bugün küresel sisteme uyum ekseninde tam karşısında konum aldıklarını da hatırlatmakta fayda var.

Danıştay’ın Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesini sağlayan 1934 tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesini iptal etmesi üzerine seksen altı yıl sonra 24 Temmuz Cuma günü muhteşem bir kalabalıkla Ayasofya Camii’nde ilk Cuma namazı kılındı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın da ifade ettiği gibi: “Karşımızda artık tarihin akışını uzaktan ve endişeyle izleyen değil, o tarihe müdahale etme gücüne ve cesaretine sahip bir özne var”

Bundan sonra bu ifadelerin farklı alanlarda tezahürleriyle karşılaşacağımızı söyleyebiliriz. Açılışın 24 Temmuz Cuma günü olması, 24 Temmuz 1923'te çok zor günlerin sonrasında imzalanmak zorunda kalınan Lozan Barış Antlaşması üzerinden dünyaya önemli mesajlar verdiği de ifade etmek gerekir.

Ak Parti iktidarının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tercih etmiş olmasının bir noktada kendi iktidarını da tehlikeye soktuğu söylenebilir. Yüzde kırlık bir oy oranı tek başına iktidar olmak için fazlasıyla yeterliyken bugün iktidara talip her hangi bir parti ya da adayın oy oranı artık yüzde elliyi geçmek zorundadır.

İktidar hedefi olan hiçbir siyasi parti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürürlükteyken büyük çoğunluğu Müslümanlardan oluşan halkın temel değer ve sembollerine açıktan cephe alması mümkün olmadığı gibi kendi tabanının taleplerini yok sayması da söz konusu olamaz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yüzde elli bandında kilitlenen iktidar ve muhalefet bloğunun Ayasofya gibi sembolik değeri yüksek bir konuda açıklama yaparken eskisine oranla çok daha fazla dikkatli olmaktan başka çareleri kalmamıştır.

Demokrasi söylemleriyle ortaya çıkan çevrelerin aksi bir zihniyetin dini siyasete alet etmemek adına milletin değerlerini yok saymak şeklinde sergilediği tutumun, kendi elleriyle yaptıkları putları acıktıklarında yemekten çekinmeyen Mekke müşriklerinin sergiledikleri pragmatizden bir farkı kalmayacağını da ifade etmek gerekir.

Yıllarca Sayın Cumhurbaşkanına diktatör yakıştırması yapanların bu seferde Ayasofya’nın oy için camiye çevrildiğini ifade etmeleri yaşadıkları derin çelişkinin bir başka yansımasıdır.

‘Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği’nin, Ayasofya’yı müzeye dönüştüren Bakanlar Kurulu kararının iptali için açtığı dava sürecinde AK Parti AR-GE Başkanı Hamza Dağ tarafından MYK toplantısında sunulan ankete göre;

“Cumhur İttifakı ortakları AK Parti ve MHP'lilerin yüzde 90'ı Ayasofya'nın ibadete açılmasını istedi. İYİ Partililerin yüzde 70'i, CHP tabanının ise yüzde 40’ının Ayasofya’nın yeniden camii olarak ibadete açılması gerektiği kanaatinde olduğu” kamuoyuna yansıdı.

Uluslararası sistemde yaşanan gelişmelerle iç politikada gelinen noktanın ortaya çıkardığı imkân ve fırsatlar kesişince Ak Parti iktidarı süreci değerlendirmekte tereddüt etmedi.

İstanbul Sözleşmesi esas alınarak hazırlanan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da “Kadının Beyanının Esas Alınması” ile ortaya çıkan çelişkiler Nafaka Zulmü’yle birleşince kamuoyunun uyanmasına vesile oldu. Ne kimi Ak Partili milletvekillerinin çabaları ne de kimi sözde sivil toplum yapılarının sözleşmeyi savunan tutumları tabandan gelen güçlü dalga karşısında tutunamadı.

Kendi dünyası ve değerlerini kökünden kazımayı hedefleyen Kadın ve Aile Politikaları’nı GEZİ Aklına emanet eden Ak Parti iktidarı, uluslararası sistem tarafından denetlenen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme ihtimalini masaya yatırmak zorunda kaldı.

Küresel sistemin “kadın hakları” paravanı üzerinden de kendi dışında kalan dünyaya tahakküm kurduğunu, Kadın ve Aile Politikalarımızın Avrupa Birliği dayatmaları çerçevesinde şekillendirmek zorunda kaldığımızı artıkgörmek zorundayız.

AİHS, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi vb. tüm uluslararası sözleşmeleri bizim olan değerler çerçevesinde yeniden masaya yatırdığımız takdirde “tarihe müdahale etme gücüne ve cesaretine sahip bir özne” olduğumuzu iddia edebiliriz.

Kadın ve aileye bakışımız noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her şeyi yeniden masaya yatırma iradesi gösterse bile sonuçlarını kısa zamanda almamızın mümkün olmadığı zihinsel bir dağınıklık ya da teslimiyet içerisinde olduğumuzun altını çizmekte zaruret olduğu kanaatindeyiz.

Yaşadığımız acı tecrübeler vesilesiyle birkaç noktayı hatırlatarak bitirelim.

Milleti temsil iddiasıyla mecliste bulunan kimi vekillerin, bırakın temsil etmeyi tabandan gelen büyük dalgayı perdelemek adına sergiledikleri çabaların dahi elbette bir karşılığı olacaktır. Kendi toplumsal tabanının değerlerini yok sayan bir partinin bu şartlarda iktidarda kalması mümkün değildir. Bu tip vekillerimizin en başta kendi partilerinin altını oydukları fark edildiğinde yakın geçmişte bolca örneğini gördüğümüz gibi parti yönetimlerince gereğinin yapılacağı da muhakkaktır.

Türkiye Müslümanlarının vakıf, dernek, cemaat vb. tüm oluşumlar içinde şahit oldukları olumsuzluklar karşısında teyakkuzda olmaları, bir başka ifadeyle öncelikle kendi evlerine ve sokaklarına sahip çıkmaları bir zorunluluktur.

Kadın ve Aile politikalarımızdaki tutarsızlıklar sebebiyle ortaya çıkan vahim manzara karşısındamilletle iç içe olmalarına rağmen kimi vakıf ve derneklerimizin uzun süre sergiledikleri sessizliğin en başta kendilerine zarar verdiğini hatırlatacak bir kararlılık içinde olmak her birimiz için bir vebaldir.

Bürokrasi,iktidara yöneltilen her eleştiriyi kendine yeni mevziler kazanmak adına kullanmayı bırakıp tabanın sesini ciddiye almayı; bizler de eleştirmenin ötesinde farklı alanlarda uzmanlaşmayı esas almış iktidardan bağımsız vakıf ve dernekler üzerinden kendi değerlerimizin takipçisi olmayı öğrenmek zorundayız.

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:29
Güneş 07:56
Öğle 13:06
İkindi 15:42
Akşam 18:06
Yatsı 19:27

Gelişmelerden Haberdar Olun

@