DOLAR
8.0955 -0.32
EURO
9.6942 -0.01
ALTIN
451.731 -0.85
BIST
1409 +2.25
13°
31.12.2020, 01:09 15

Ayasofya, İstanbul Sözleşmesi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri kapsamında partisinin Tekirdağ'da düzenlediği mitingde konuşurken "Ayasofya Camii olarak açılsın" diye seslenen vatandaşa tepki göstererek,"Önce Sultanahmet'i doldurun sonra bakarız." diye cevap vermiş ve dönem dönem Ayasofya Camii’nin neden ibadete açılmaması gerektiğini üzerine kararlı açıklamalar yapmıştı.

Gençlik yıllarında Refah Partisi ve Milli Görüş çizgisinin önemli temsilcilerinden olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve daha nice Müslümanın hayali olan bu mesele neden bu güne kadar beklemek zorunda kaldı ya da ne değişti?

Son dönemde uluslararası sistemin Ak Parti iktidarına karşı organize ettiği süreç; GEZİ ile başlamış, 17-25 Aralık ile devam etmiş ve nihayet 15 Temmuz işgal girişimiyle zirveye taşınmıştı. Sözde antiemperyalist PKK çizgisinin ABD’den aldığı tonlarca silah yardımı ve desteğinin Türkiye’nin kararlılığı karşısında yaşadığı perişanlığı da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Türkiye tüm bu operasyonları bir şekilde bertaraf etti ve her seferinde kendisini sınırlayan zincirlerden kurtularak daha da güçlendi.

GEZİ öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en ağır eleştirilerde bulunan Devlet Bahçeli bugün kendisiyle ittifak halindeyken,o günlerde en yakınlarında olan isimlerin bugün küresel sisteme uyum ekseninde tam karşısında konum aldıklarını da hatırlatmakta fayda var.

Danıştay’ın Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesini sağlayan 1934 tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesini iptal etmesi üzerine seksen altı yıl sonra 24 Temmuz Cuma günü muhteşem bir kalabalıkla Ayasofya Camii’nde ilk Cuma namazı kılındı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın da ifade ettiği gibi: “Karşımızda artık tarihin akışını uzaktan ve endişeyle izleyen değil, o tarihe müdahale etme gücüne ve cesaretine sahip bir özne var”

Bundan sonra bu ifadelerin farklı alanlarda tezahürleriyle karşılaşacağımızı söyleyebiliriz. Açılışın 24 Temmuz Cuma günü olması, 24 Temmuz 1923'te çok zor günlerin sonrasında imzalanmak zorunda kalınan Lozan Barış Antlaşması üzerinden dünyaya önemli mesajlar verdiği de ifade etmek gerekir.

Ak Parti iktidarının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tercih etmiş olmasının bir noktada kendi iktidarını da tehlikeye soktuğu söylenebilir. Yüzde kırlık bir oy oranı tek başına iktidar olmak için fazlasıyla yeterliyken bugün iktidara talip her hangi bir parti ya da adayın oy oranı artık yüzde elliyi geçmek zorundadır.

İktidar hedefi olan hiçbir siyasi parti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürürlükteyken büyük çoğunluğu Müslümanlardan oluşan halkın temel değer ve sembollerine açıktan cephe alması mümkün olmadığı gibi kendi tabanının taleplerini yok sayması da söz konusu olamaz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yüzde elli bandında kilitlenen iktidar ve muhalefet bloğunun Ayasofya gibi sembolik değeri yüksek bir konuda açıklama yaparken eskisine oranla çok daha fazla dikkatli olmaktan başka çareleri kalmamıştır.

Demokrasi söylemleriyle ortaya çıkan çevrelerin aksi bir zihniyetin dini siyasete alet etmemek adına milletin değerlerini yok saymak şeklinde sergilediği tutumun, kendi elleriyle yaptıkları putları acıktıklarında yemekten çekinmeyen Mekke müşriklerinin sergiledikleri pragmatizden bir farkı kalmayacağını da ifade etmek gerekir.

Yıllarca Sayın Cumhurbaşkanına diktatör yakıştırması yapanların bu seferde Ayasofya’nın oy için camiye çevrildiğini ifade etmeleri yaşadıkları derin çelişkinin bir başka yansımasıdır.

‘Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği’nin, Ayasofya’yı müzeye dönüştüren Bakanlar Kurulu kararının iptali için açtığı dava sürecinde AK Parti AR-GE Başkanı Hamza Dağ tarafından MYK toplantısında sunulan ankete göre;

“Cumhur İttifakı ortakları AK Parti ve MHP'lilerin yüzde 90'ı Ayasofya'nın ibadete açılmasını istedi. İYİ Partililerin yüzde 70'i, CHP tabanının ise yüzde 40’ının Ayasofya’nın yeniden camii olarak ibadete açılması gerektiği kanaatinde olduğu” kamuoyuna yansıdı.

Uluslararası sistemde yaşanan gelişmelerle iç politikada gelinen noktanın ortaya çıkardığı imkân ve fırsatlar kesişince Ak Parti iktidarı süreci değerlendirmekte tereddüt etmedi.

İstanbul Sözleşmesi esas alınarak hazırlanan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da “Kadının Beyanının Esas Alınması” ile ortaya çıkan çelişkiler Nafaka Zulmü’yle birleşince kamuoyunun uyanmasına vesile oldu. Ne kimi Ak Partili milletvekillerinin çabaları ne de kimi sözde sivil toplum yapılarının sözleşmeyi savunan tutumları tabandan gelen güçlü dalga karşısında tutunamadı.

Kendi dünyası ve değerlerini kökünden kazımayı hedefleyen Kadın ve Aile Politikaları’nı GEZİ Aklına emanet eden Ak Parti iktidarı, uluslararası sistem tarafından denetlenen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme ihtimalini masaya yatırmak zorunda kaldı.

Küresel sistemin “kadın hakları” paravanı üzerinden de kendi dışında kalan dünyaya tahakküm kurduğunu, Kadın ve Aile Politikalarımızın Avrupa Birliği dayatmaları çerçevesinde şekillendirmek zorunda kaldığımızı artıkgörmek zorundayız.

AİHS, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi vb. tüm uluslararası sözleşmeleri bizim olan değerler çerçevesinde yeniden masaya yatırdığımız takdirde “tarihe müdahale etme gücüne ve cesaretine sahip bir özne” olduğumuzu iddia edebiliriz.

Kadın ve aileye bakışımız noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her şeyi yeniden masaya yatırma iradesi gösterse bile sonuçlarını kısa zamanda almamızın mümkün olmadığı zihinsel bir dağınıklık ya da teslimiyet içerisinde olduğumuzun altını çizmekte zaruret olduğu kanaatindeyiz.

Yaşadığımız acı tecrübeler vesilesiyle birkaç noktayı hatırlatarak bitirelim.

Milleti temsil iddiasıyla mecliste bulunan kimi vekillerin, bırakın temsil etmeyi tabandan gelen büyük dalgayı perdelemek adına sergiledikleri çabaların dahi elbette bir karşılığı olacaktır. Kendi toplumsal tabanının değerlerini yok sayan bir partinin bu şartlarda iktidarda kalması mümkün değildir. Bu tip vekillerimizin en başta kendi partilerinin altını oydukları fark edildiğinde yakın geçmişte bolca örneğini gördüğümüz gibi parti yönetimlerince gereğinin yapılacağı da muhakkaktır.

Türkiye Müslümanlarının vakıf, dernek, cemaat vb. tüm oluşumlar içinde şahit oldukları olumsuzluklar karşısında teyakkuzda olmaları, bir başka ifadeyle öncelikle kendi evlerine ve sokaklarına sahip çıkmaları bir zorunluluktur.

Kadın ve Aile politikalarımızdaki tutarsızlıklar sebebiyle ortaya çıkan vahim manzara karşısındamilletle iç içe olmalarına rağmen kimi vakıf ve derneklerimizin uzun süre sergiledikleri sessizliğin en başta kendilerine zarar verdiğini hatırlatacak bir kararlılık içinde olmak her birimiz için bir vebaldir.

Bürokrasi,iktidara yöneltilen her eleştiriyi kendine yeni mevziler kazanmak adına kullanmayı bırakıp tabanın sesini ciddiye almayı; bizler de eleştirmenin ötesinde farklı alanlarda uzmanlaşmayı esas almış iktidardan bağımsız vakıf ve dernekler üzerinden kendi değerlerimizin takipçisi olmayı öğrenmek zorundayız.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

13°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 29 57
4. Altay 29 53
5. Altınordu 30 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Namaz Vakti 14 Nisan 2021
İmsak 04:36
Güneş 06:06
Öğle 12:54
İkindi 16:35
Akşam 19:32
Yatsı 20:56

Gelişmelerden Haberdar Olun

@