DOLAR
7.3985 +0.43
EURO
9.0105 +0.76
ALTIN
442.681 +0.06
BIST
1542 -0.64
-0°
07.01.2020, 09:32 54

Yanılsamadan, Acı Dolu Gerçekliğe: Brecht Estetiği

Oyun yazarı, şair, tiyatro yönetmeni ve kuramcısı olarak Bertold Brecht, ülkemizde aslında sinemacıların dahi pek yakından tanımadığı bir isim. Oldukça şaşkınlık verici bir durum bu. Nitekim klasik yapıtların dışındaki eserler modern sinemanın da artık en çok imkân tanıdığı işler olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde de artık klasik anlatının dışında olan yapımların daha fazla ilgi çekmeye başladığını görüyoruz.

Gelelim Brecht’in gerçekleştirdiği devrime. Bu devrimin üzerinden her ne kadar seneler geçse de özellikle sinemada hâkim kıldığı anlayış, devrimin de büyüklüğüne işaret ediyor. Peki, neydi bu devrim? Brecht, Aristotelesçi olmayan epik-diyalektik tiyatro anlayışıyla tiyatro sanatına büyük bir yenilik getirdi. Temsil ettiği tutum ise çağdaş, siyasal ve maddeci tiyatroydu. Tabi bu tutumu anlamak için Brecht’in eserlerinde kullandığı anlatı biçimini biraz daha detaylandırmamız gerekiyor.

Brecht’in eserlerinde kullandığı yöntem uyumsuz iki durumun ya da imgenin karşı karşıya getirilmesi suretiyle izleyende yadırgatıcı bir etki uyandırmaktı. Üstelik bunu, 1930’lu yıllarda Marx’ı okuduktan sonra temellendirmiş ve kuramsal olarak ortaya koymuştu. Brecht’in bu noktada klasik anlatıya yönelik tutumu gerçekten de devrimci bir bakış açısına sahipti. Kendisi, o güne deyin süre gelen ve izleyiciye sahnede gösterilen olayların gerçek olduğu izlenimini vermeyi amaçlayan, “yanılsama”ya (illusion) ve “öykünme”ye (mimesis) dayalı Aristo’cu tiyatroya karşı çıkıyordu. Çünkü bu anlatının kişiyi fiili bir “iyi”liğe sevk etmediğini, izleyiciyi pasif bir tutuma hapsettiğini düşünüyordu. Tiyatronun işlevinin “arınma” (katharsis) olduğunu savunan bu anlayışa karşılık Brecht, tiyatroya “yabancılaştırma etmeni” üzerine kurduğu epik tiyatro kuramını koydu. Bir süre sonra kendi koyduğu bu ismin kendi diyalektik kavramı için kısır kaldığını görecek ve epik tiyatro yerine, “diyalektik tiyatro” kavramını kullanmaya başlayacaktı.

Brecht’te naivete kavramı

Brecht’in estetik kuramının temelinde “native” kavramı bulunur. Kavramı anlamak biraz zahmetli olsa da “Brecht Estetiği ve Sinema” adlı yapıttaki bir örnekle anlatmaya çalışalım.

Elmanın ağaçtan düşüşü binlerce yıllık bir mevzudur. Elmanın ağaçtan düşmesi doğal ve olağan bir olaydır. Newton’a kadar da bu böyle olmuştur. İşte tam da bu noktada Newton, tüm gerekçelere rağmen, tüm açıklamaları bir kenara bırakarak bu olayı “anlaşılamaz” ve “yabancı” bir olay olarak gözlemlemiş, neden ve nasıl düştüğünü sorgulamıştır. İşte bahsettiğimiz bu “naiv” tutumu sonucunda da yeryüzünün en önemli yasalarından biri bulunabilmiştir. Buradan elmanın yere düştüğü olgusunun gerçeğin sadece bir yüzü olduğunu çıkarımsamamız ve gerçeğin ardındaki gerçek, görülmemiş ya da görülemeyen gerçekle ilgili olan keşifle de gerçeğin bütüncül bir şekilde algılanabilmesi sağlanabilmiştir.

Gelgelelim Brecht bu tutumu, estetik uygulamada, “insanlararası olaylar olarak, olaylar gerisinde olaylar” başlığı altında ise şöyle önermektedir: “Epik tiyatroda seyirci karşısına çıkarılan yapıtın konusu, insanlar arasındaki toplumsal ilişkilerden oluşan bir örgüdür. Olağandışı bir gözle görülmediği süre düşünülemez.” (Parkan 1983)

Buradan yapacağımız çıkarımla yine, insanlar arasındaki toplumsal ilişkilerin yanılsama (illüzyon) yaratan bir form ya da görünüş (apparance) haline gelmiş olduğunu düşünecek olursak, gerçeği açıklama ve dönüştürme hedefine yönelik estetik uygulamanın en temel amacına ulaşmış oluruz. İşte Brecht’in kuramında benimsediği anlayış da budur. Yani; bir şeyleri değiştirmek, alıcının konumunu yüceltmek, alıcıyı pasif konumundan çıkararak harekete geçirmek, alıcının sadece duygularına değil aynı zamanda aklına ve mantığına hitap etmek…

Nitekim Bertold konuya ilişkin düşüncesini şöyle paylaşır; “Asıl sorun katharsis yoluyla seyirciyi arındırmak değil, ama onu değişmiş bir insan olmaya doğru yönlendirmektir; daha doğrusu, tiyatronun dışında da kendisini tamamlamasını gerektiren değişimlerin tohumlarını onun içine ekmektir. ”

Seyirciyi harekete geçirmek

Tüm bu ifadelerin ışığında zannediyorum Brecht’i biraz daha iyi anlamaya başlıyoruz. Marx’ın kitaplarıyla tanışmasından sonra Brecht, tüm bu devrimi aslında “siyasi” bir motivasyonla gerçekleştiriyor.

Gençlik yıllarında şiir, düzyazı ve tiyatro üstüne yazan Brecht, yazar Carl Zuckmeyer, dramaturg Max Reinhart, tiyatro oyuncusu Helena Weigel, yönetmen Erwin Piscator gibi döneminin ünlü isimleriyle işbirliği yapar ve diyalektik materyalizmle yakından ilgilenir. Üniversitede Karl Korsch’un derslerine katılır ve Brecht’in ilk oyunları anlatımcı, dışa vurumcu (expressioniste) nihilizm izleri taşır. İşte bu noktada Büchner’in etkisi altında ve tarihle sıkı sıkıya bağlı bir başkaldırı anlayışına geçer. Brecht, seyirciyi etkilemeyi düşünmek yerine tiyatronun geleneksel yapısı üzerinde durur ve tek bir şeyi amaçlar; “Gerçek kavranabilir.”

Geliştirdiği sahneleme yöntemiyle de Brecht, seyircinin düşünsel etkinliğini harekete geçirmeyi amaçlamıştır. Bu yönteminin amacını ise şöyle açıklar; “Duygulandırma değil düşündürme, özdeşleşme değil bilinçlenme, duygu değil akıl.” Bu ilkeler sahnede “uzaklaştırma” ya da “yabancılaştırma” etkisi yaratmaya çalışan oyuncu kadar salondaki seyirci de yönlendiren ilkelerdir. Nitekim oyuncular kendi duygularıyla, canlandırdıkları tiplerin duygularını birbirlerine karıştırmadıklarını oyun boyunca göstermek zorundadırlar. Çünkü amaç başkalaşmak değil, göstermektir… (Bozkurt 1992)

Bu noktada Brecht’in devrimini daha iyi anlamaya başlıyoruz. Aristo’dan beri süre gelen ve doğayı taklide dayanan sanat, Brecht için, bu türden estetikte gerçeklik; görünür ve hesaplanabilir bir ticaret nesnesi olarak algılanır: insan alışkanlıklarını da içeren doğa, evrensel, sonsuz ve değişmez bir değerdedir. İşte bu anlayışa göre “öykünme” tek gerçeklik olarak doğayı taklit eder. Yine Brecht’e göre bu anlayışa göre sanat, bilinen nesnelerin varlığını aşılamış olur. Bu tabi dünyanın en azından bir şeylerin değişmesinin mümkün olduğunu düşünen ve olgu ile gerçekliklere, yabancı bir şekilde bakabilen -ki Brecht’çi bir kavramlaştırmayla bu yine karşımıza “naive” olarak çıkar- Brecht için kabul edilemez bir durumdu. Ona göre, önceden dondurulmuş örneğin; saltık, hakikat, aşk, ruh vb. kavramlarla alımlayıcının zihni dumura uğratılmış vaziyettedir. Tüm bu kavramlarla birlikte ortaya tek bir görüşün hakimiyeti çıkmaya başlayacaktır, mesela kapitalizm…?

Brecht’in eleştirel tiyatro kuramına gelince; gerçeklik, acı dolu insanlaştırma eyleminin çelişkili işlemiyle gösterilir. Doğa pek tabii ki değişkendir ve insan tutumuyla dönüştürülebilir. Bu anlayışa göre tarihsel ve toplumsal gerçeklik estetik varoluşun temelidir. Yine bu kurama göre evren çoğulcu açıdan ve olasılıklar göz önünde bulundurularak ele alınır. İşbu diyalektik estetiğin en yüksek ideali; sınıfsız toplum, özgürlük, yararlı ve üretken bir biçimde yaşamaktır. Bu kurama göre yaşamın nirvanası işte budur, daha önceden çizilmiş olduğu düşünülen sınırlara riayet ederek yaşamak değil tam tersine kendi yolunu, “özgürlük” ilkeleriyle çizmek, yeniden dizayn etmek ve bu yolda yaşamaktır.

Kaynakça

  • Bozkurt, Nejat. «Bertold Brecht.» Sanat ve Estetik Kuramları içinde, 227-239. İstanbul: Ara Yayıncılık), 1992.
  • Parkan, Mutlu. «Naivete.» Brecht Estetği ve Sinema içinde, 29-31. Ankara: DOST KİTABEVİ YAYlNLARI, 1983.
  • J. Losey, «L'oeil du Maitre», Cahiers du Cinema, No. 114, Aralık 1960.
  • Kulıle Wampe, Yön. S. Dudov, Sen. B. Brecht, E. Ottwald, Kam. G. Krampf, Müz. H. Eisler, Oyn. H. Thiele, E. Busch, M. Wolter, A. Fischer 1932.
  • Bemard Dort, "Pour une Critigue Brechtienne du Cinema", Cahiers du Cinema, No. 1 14, s. 39-4041.

Yorumlar (0)

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

-0°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:30
Güneş 07:57
Öğle 13:06
İkindi 15:41
Akşam 18:05
Yatsı 19:26

Gelişmelerden Haberdar Olun

@