07.01.2020, 09:32 157

Yanılsamadan, Acı Dolu Gerçekliğe: Brecht Estetiği

Oyun yazarı, şair, tiyatro yönetmeni ve kuramcısı olarak Bertold Brecht, ülkemizde aslında sinemacıların dahi pek yakından tanımadığı bir isim. Oldukça şaşkınlık verici bir durum bu. Nitekim klasik yapıtların dışındaki eserler modern sinemanın da artık en çok imkân tanıdığı işler olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde de artık klasik anlatının dışında olan yapımların daha fazla ilgi çekmeye başladığını görüyoruz.

Gelelim Brecht’in gerçekleştirdiği devrime. Bu devrimin üzerinden her ne kadar seneler geçse de özellikle sinemada hâkim kıldığı anlayış, devrimin de büyüklüğüne işaret ediyor. Peki, neydi bu devrim? Brecht, Aristotelesçi olmayan epik-diyalektik tiyatro anlayışıyla tiyatro sanatına büyük bir yenilik getirdi. Temsil ettiği tutum ise çağdaş, siyasal ve maddeci tiyatroydu. Tabi bu tutumu anlamak için Brecht’in eserlerinde kullandığı anlatı biçimini biraz daha detaylandırmamız gerekiyor.

Brecht’in eserlerinde kullandığı yöntem uyumsuz iki durumun ya da imgenin karşı karşıya getirilmesi suretiyle izleyende yadırgatıcı bir etki uyandırmaktı. Üstelik bunu, 1930’lu yıllarda Marx’ı okuduktan sonra temellendirmiş ve kuramsal olarak ortaya koymuştu. Brecht’in bu noktada klasik anlatıya yönelik tutumu gerçekten de devrimci bir bakış açısına sahipti. Kendisi, o güne deyin süre gelen ve izleyiciye sahnede gösterilen olayların gerçek olduğu izlenimini vermeyi amaçlayan, “yanılsama”ya (illusion) ve “öykünme”ye (mimesis) dayalı Aristo’cu tiyatroya karşı çıkıyordu. Çünkü bu anlatının kişiyi fiili bir “iyi”liğe sevk etmediğini, izleyiciyi pasif bir tutuma hapsettiğini düşünüyordu. Tiyatronun işlevinin “arınma” (katharsis) olduğunu savunan bu anlayışa karşılık Brecht, tiyatroya “yabancılaştırma etmeni” üzerine kurduğu epik tiyatro kuramını koydu. Bir süre sonra kendi koyduğu bu ismin kendi diyalektik kavramı için kısır kaldığını görecek ve epik tiyatro yerine, “diyalektik tiyatro” kavramını kullanmaya başlayacaktı.

Brecht’te naivete kavramı

Brecht’in estetik kuramının temelinde “native” kavramı bulunur. Kavramı anlamak biraz zahmetli olsa da “Brecht Estetiği ve Sinema” adlı yapıttaki bir örnekle anlatmaya çalışalım.

Elmanın ağaçtan düşüşü binlerce yıllık bir mevzudur. Elmanın ağaçtan düşmesi doğal ve olağan bir olaydır. Newton’a kadar da bu böyle olmuştur. İşte tam da bu noktada Newton, tüm gerekçelere rağmen, tüm açıklamaları bir kenara bırakarak bu olayı “anlaşılamaz” ve “yabancı” bir olay olarak gözlemlemiş, neden ve nasıl düştüğünü sorgulamıştır. İşte bahsettiğimiz bu “naiv” tutumu sonucunda da yeryüzünün en önemli yasalarından biri bulunabilmiştir. Buradan elmanın yere düştüğü olgusunun gerçeğin sadece bir yüzü olduğunu çıkarımsamamız ve gerçeğin ardındaki gerçek, görülmemiş ya da görülemeyen gerçekle ilgili olan keşifle de gerçeğin bütüncül bir şekilde algılanabilmesi sağlanabilmiştir.

Gelgelelim Brecht bu tutumu, estetik uygulamada, “insanlararası olaylar olarak, olaylar gerisinde olaylar” başlığı altında ise şöyle önermektedir: “Epik tiyatroda seyirci karşısına çıkarılan yapıtın konusu, insanlar arasındaki toplumsal ilişkilerden oluşan bir örgüdür. Olağandışı bir gözle görülmediği süre düşünülemez.” (Parkan 1983)

Buradan yapacağımız çıkarımla yine, insanlar arasındaki toplumsal ilişkilerin yanılsama (illüzyon) yaratan bir form ya da görünüş (apparance) haline gelmiş olduğunu düşünecek olursak, gerçeği açıklama ve dönüştürme hedefine yönelik estetik uygulamanın en temel amacına ulaşmış oluruz. İşte Brecht’in kuramında benimsediği anlayış da budur. Yani; bir şeyleri değiştirmek, alıcının konumunu yüceltmek, alıcıyı pasif konumundan çıkararak harekete geçirmek, alıcının sadece duygularına değil aynı zamanda aklına ve mantığına hitap etmek…

Nitekim Bertold konuya ilişkin düşüncesini şöyle paylaşır; “Asıl sorun katharsis yoluyla seyirciyi arındırmak değil, ama onu değişmiş bir insan olmaya doğru yönlendirmektir; daha doğrusu, tiyatronun dışında da kendisini tamamlamasını gerektiren değişimlerin tohumlarını onun içine ekmektir. ”

Seyirciyi harekete geçirmek

Tüm bu ifadelerin ışığında zannediyorum Brecht’i biraz daha iyi anlamaya başlıyoruz. Marx’ın kitaplarıyla tanışmasından sonra Brecht, tüm bu devrimi aslında “siyasi” bir motivasyonla gerçekleştiriyor.

Gençlik yıllarında şiir, düzyazı ve tiyatro üstüne yazan Brecht, yazar Carl Zuckmeyer, dramaturg Max Reinhart, tiyatro oyuncusu Helena Weigel, yönetmen Erwin Piscator gibi döneminin ünlü isimleriyle işbirliği yapar ve diyalektik materyalizmle yakından ilgilenir. Üniversitede Karl Korsch’un derslerine katılır ve Brecht’in ilk oyunları anlatımcı, dışa vurumcu (expressioniste) nihilizm izleri taşır. İşte bu noktada Büchner’in etkisi altında ve tarihle sıkı sıkıya bağlı bir başkaldırı anlayışına geçer. Brecht, seyirciyi etkilemeyi düşünmek yerine tiyatronun geleneksel yapısı üzerinde durur ve tek bir şeyi amaçlar; “Gerçek kavranabilir.”

Geliştirdiği sahneleme yöntemiyle de Brecht, seyircinin düşünsel etkinliğini harekete geçirmeyi amaçlamıştır. Bu yönteminin amacını ise şöyle açıklar; “Duygulandırma değil düşündürme, özdeşleşme değil bilinçlenme, duygu değil akıl.” Bu ilkeler sahnede “uzaklaştırma” ya da “yabancılaştırma” etkisi yaratmaya çalışan oyuncu kadar salondaki seyirci de yönlendiren ilkelerdir. Nitekim oyuncular kendi duygularıyla, canlandırdıkları tiplerin duygularını birbirlerine karıştırmadıklarını oyun boyunca göstermek zorundadırlar. Çünkü amaç başkalaşmak değil, göstermektir… (Bozkurt 1992)

Bu noktada Brecht’in devrimini daha iyi anlamaya başlıyoruz. Aristo’dan beri süre gelen ve doğayı taklide dayanan sanat, Brecht için, bu türden estetikte gerçeklik; görünür ve hesaplanabilir bir ticaret nesnesi olarak algılanır: insan alışkanlıklarını da içeren doğa, evrensel, sonsuz ve değişmez bir değerdedir. İşte bu anlayışa göre “öykünme” tek gerçeklik olarak doğayı taklit eder. Yine Brecht’e göre bu anlayışa göre sanat, bilinen nesnelerin varlığını aşılamış olur. Bu tabi dünyanın en azından bir şeylerin değişmesinin mümkün olduğunu düşünen ve olgu ile gerçekliklere, yabancı bir şekilde bakabilen -ki Brecht’çi bir kavramlaştırmayla bu yine karşımıza “naive” olarak çıkar- Brecht için kabul edilemez bir durumdu. Ona göre, önceden dondurulmuş örneğin; saltık, hakikat, aşk, ruh vb. kavramlarla alımlayıcının zihni dumura uğratılmış vaziyettedir. Tüm bu kavramlarla birlikte ortaya tek bir görüşün hakimiyeti çıkmaya başlayacaktır, mesela kapitalizm…?

Brecht’in eleştirel tiyatro kuramına gelince; gerçeklik, acı dolu insanlaştırma eyleminin çelişkili işlemiyle gösterilir. Doğa pek tabii ki değişkendir ve insan tutumuyla dönüştürülebilir. Bu anlayışa göre tarihsel ve toplumsal gerçeklik estetik varoluşun temelidir. Yine bu kurama göre evren çoğulcu açıdan ve olasılıklar göz önünde bulundurularak ele alınır. İşbu diyalektik estetiğin en yüksek ideali; sınıfsız toplum, özgürlük, yararlı ve üretken bir biçimde yaşamaktır. Bu kurama göre yaşamın nirvanası işte budur, daha önceden çizilmiş olduğu düşünülen sınırlara riayet ederek yaşamak değil tam tersine kendi yolunu, “özgürlük” ilkeleriyle çizmek, yeniden dizayn etmek ve bu yolda yaşamaktır.

Kaynakça

  • Bozkurt, Nejat. «Bertold Brecht.» Sanat ve Estetik Kuramları içinde, 227-239. İstanbul: Ara Yayıncılık), 1992.
  • Parkan, Mutlu. «Naivete.» Brecht Estetği ve Sinema içinde, 29-31. Ankara: DOST KİTABEVİ YAYlNLARI, 1983.
  • J. Losey, «L'oeil du Maitre», Cahiers du Cinema, No. 114, Aralık 1960.
  • Kulıle Wampe, Yön. S. Dudov, Sen. B. Brecht, E. Ottwald, Kam. G. Krampf, Müz. H. Eisler, Oyn. H. Thiele, E. Busch, M. Wolter, A. Fischer 1932.
  • Bemard Dort, "Pour une Critigue Brechtienne du Cinema", Cahiers du Cinema, No. 1 14, s. 39-4041.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Namaz Vakti 24 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@