DOLAR
7.1758 +1.40
EURO
8.7124 +1.36
ALTIN
414.285 -0.32
BIST
1483 -2.31

II. Abdülhamid Döneminde Sansür

Osmanlı döneminde ‘İstibdat Dönemi’ de denen Abdülhamit’in otuz buçuk yıllık iktidar dönemi, Türk basınının en baskı hissettiği çağdır. Bu dönemde üzerinde durulması gereken konular; basın sansürü, basına konan yasaklar, gazetelerin kapatılması, gazetecilere çıkar sağlanması ve jurnalcilik, yabancı basının satın alınması ve yabancı ülkelerle haberleşmenin engellenmesidir.

TARİH 05.01.2020, 21:33 06.01.2020, 11:12
11217
II. Abdülhamid Döneminde Sansür

Abdülhamit döneminde basın sansürü ilk olarak 1877 Sıkıyönetim Nizamnamesi’nin uygulanmasıyla başladı. Önceleri sadece siyasi gazeteler sansürden geçiriliyordu. 1882’de her çeşit gazete ve dergi sansürün kapsamına girdi. Bu dönemde 3 türlü basın sansürü görüyoruz:

1.Türkçe ve azınlıkların dilleriyle yayınlanan gazetelerin sansürü.

Bu sansürün uygulanması amacıyla İçişleri Bakanlığı’ndaki İç Basın Müdürlüğü’ne bağlanmış buradaki heyet girecek yazıyı inceliyor, uygun bulmadığı yerleri çıkartarak gazeteye geri gönderiyor sonra gazetede yayımlanıyordu.

2.Türkiye’de ve dışarıdan gelen yabancı dillerde basılan gazetelerin sansürü.

Burada da Dışişleri Bakanlığı’nda ki bir komisyon inceleme yapıyordu.

3.Yerli ve yabancı kitap sansürü.

Burada da sansürle ilgilenen Eğitim Kurulu vardı. Bu kurulun görevi de basılmadan önce kitapları incelemek ve gazete çıkarmak isteyenlere ruhsat vermekti.

Abdülhamit rejiminin basındaki hedefi, iç basının tam kontrolü ve dışarıdan yayın gelmesinin engellenmesiydi. Mikroplardan uzak tutulursa hastanın yeni hastalıklara uğramayacağı varsayılmıştı.Fakat uygulamada bu engellemeler devlet erkinin istediği sonuçları vermediği gibi, toplumda daha başka olumsuzluklara yol açmıştır. Hafiyeciliğe özel pirim verilmesi sonucu Osmanlı toplumunda bu işi meslek haline getiren kişiler belirmiştir. Açık tartışma ortamına girmekte olan toplum birden eskisinden çok daha kapalı bir yapıya girdi. Daha önceki dönemlerde saygıdeğer bir görev olarak kabul edilen ‘jurnal hazırlayıcı’ (bir konuyu derinlemesine araştırıp rapor vermek) Abdülhamit döneminde en aşağı ihbarcılık, dedikoduculuk haline dönüştü ‘jurnalcilik’ oldu.

Dürüst aydınlar, inandıkları düşünceleri açıklamaktan kaçmayanlar, devlet yönetiminden kaçmayı yeğlediler, namuslu kadrolar uzaklaştı alan diğerlerine kaldı. Murat, Yıldız vb. sözcüklerden korkmak gibi garip bir psikoz topluma hakim oldu.

II. Abdülhamit’in sansürlü döneminde sakıncalı görülen ve toplatılan 150 çuval kitap, Abdülhamit’in emriyle, Şeyhülislam’ın fetvasıyla hamamlarda yakılmıştıSansürün sınırı öyle geniş tutulmuş ki, bazı kelimelerin yazılması ve kullanılması yasaklanmıştır.‘’Grev, suikast, htilal, sosyalizm, hürriyet’’ gibi siyasi terimler ya da isyana teşvik eden kelimeler yasaktı.Hatta Şemseddin Sami’nin lügatında ‘’Liberie’’ ninkarşısına ‘’hürriyet’’ dahi yazılmamıştı. Fakat son araştırmalar ‘Murat, Islahat, Türk, İttihad, Cünun’ gibi sözcüklerin aksine kullanıldığı ispatlamıştır. Yine yasaklar arasında sayılan ‘Parlamento’ sözcüğünü de ‘Takvim-i Vekayi’ de rastlamak mümkündür. Bu karmaşanın oluşmasında sansür memurlarının işgüzarlığının yeri büyüktür.

Sansürün kapsamı

Sultan II. Abdülhamid tahta çıktıktan kısa süre sonra Türk tarihinin ilk anayasası Kanun-i Esasi (23 Aralık 1876) kabul edildi. Kanunun 12. Maddesindeki ‘’Matbuat kanun dairesinde serbesttir’’ hükmü yürürlüğe girdi ancak bahsettiği kanunlar olan Muatbuat Nizamnamesi (1864) ve Ali Karanamesi (1867) bu daireyi dar tutmaktaydı. Daha sonra 1978 şubatında meclis feshedildi ve sıkıyönetim kuralları devreye girdi.

Bu dönemde gazeteler ve mecmualar, yayın hayatına başlamadan önce nasıl bir yayın politikası izleyeceklerini belirtmek zorundaydı. Hükümeti ,hanedanı eleştiren bir ima bile gazetelerin kapanması ve sahiplerinin hapsiyle sonuçlanabilirdi.

Bu dönemde mizah dergileri ve karikatürler de sansürden payını aldı. Bu yayınlar Osmanlı toplumunda büyük etki doğurduktan sonra, 13 Şubat 1878’de, tahta çıkan II. Abdülhamid tarafından meclis dağıtılmış ve Meşrutiyet dönemi sona ermiştir. Bundan sonra gelen Mutlakıyet, veya bir başka deyişle ‘İstibdat Dönemi’ karikatür için gerekli olan hoşgörü ortamını tamamıyla ortadan kaldırmıştır. Mutlakıyete geri dönüşün başlıca sonuçları, Mithat Paşa başta olmak üzere bütün Meşrutiyet yanlılarının her türlü yolla tasfiyesi, susturulması, başkentten uzaklaştırılması ya da satın alınması, kişi güvenliğinin yok edilmesi, hafiyelik ve jurnal ağıyla bir ‘korku devleti’nin kurulması olmuştur. Bu baskılar içerisinde, ülkenin düşünce, sanat, basın ve yayın hayatını hedef alanlar özel bir önem taşımaktadır. Öyle ki bu dönemde yürürlüğe konan Matbaalar Nizamnamesi (1888) basımevi açılmasını, kitap basımını, yabancı yayınların ülkeye sokulmasını özel bir izne bağlamış; ‘muzır’ ve edebe aykırı görülen eserleri taşımayı, satmayı, dağıtmayı ve bunları topluca üzerinde taşımayı da suça ortaklık saymıştır.

Abdülhamit’in baskı yasalarıyla yasaklanan karikatürcüler, Jön Türkler’le birlikte Avrupa’da sürgün hayatı yaşamaya başlamışlardır. Jön Türkler yurt dışında Mutlakıyete karşı yoğun bir muhalefet yürütmekte, çıkardıkları yayınlarda akılcılık (rasyonalizm) övgüsünden, laiklik (sosyal ahlak ve laik ahlak) ve kadın hakları savunusuna kadar pek çok çağdaş düşünceyi işlemekteydiler. Yasaklı mizahçıların beraber hareket ettikleri Jön Türkler basınının çok belirgin siyasi bir duruşu bulunmaktaydı: Mutlakıyet ve baskı rejiminin sona ermesi, Kanuni Esasi’nin tekrar yürürlüğe konması. Yurtdışında sürgünde olan muhalif karikatürcüler, buralarda örgütlenen İttihat ve Terakki’nin politikalarına da destek vermişler ve Abdülhamid aleyhine çıkan onlarca gazete ve dergide aktif olarak görev almışlardır. Bu yayınların en önemlileri Dolap (Falkestone, 1900), Hayal (Londra, 1895), Beberuhi (Cenevre, 1898), Pinti (Kahire, 1889) ve Tokmak (Cenevre, 1901) dergileridir. Bu dönemde karikatürün mesaj niteliği iyice belirginleşmiştir. Örneğin, Jön Türk mizahının özü, Tokmak Dergisi’nin çıkış yazısında şöyle dile getirilmektedir: “Tokmak’tan bir alay dili, bir mizah dili beklemek boş bir bekleyiştir. Onun dilini saygıdeğer bir edebiyatçının ‘hüngür hüngür gülmek’ deyimi pek açık bir biçimde açıklar.”

23 Temmuz 1908’de bu dönemin sona ermesiyle ve 1876 Kanuni Esasi’sinin yeniden yürürlüğe girmesiyle birlikte, Osmanlı’da karikatür de en büyük atılımını yapmıştır. Bu dönemde sansür kaldırılıp, basın özgürlüğü ilan edilmiştir. Böylece yüzlerce dergi ve gazetenin yayın hakkı bir gün içinde alınmıştır. Bunların içerisinde tam 92 tane mizah ve karikatür yayını da vardır. Öyle ki, otuz yıl süren mizah yasağının kalkmasıyla birlikte basında tam bir kaos yaşanmıştır. Anlatılara göre, bu dönemde gazete ve dergi basımı o denli artmıştır ki, mevcut matbaalar bunları basmaya yetmemekte, gümrükler sürekli olarak yeni ısmarlanan makinalarla dolup taşmaktadır. Gazete sahipleri normal beyaz kağıt bulamayınca ambalajcılara koşmakta, ellerine ne geçirirlerse ona, ambalaj kağıtlarına, el ilanlarına veya uçurtma yapmaya yarayan sarılı yeşilli, allı morlu kağıtlara baskı yapmaktadırlar. Abdülhamid’in kesin bir biçimde tahttan indirildiği 31 Mart 1909’a kadar süren bu kaos, mizah yayıncılığı ve karikatür ile basın ve ifade özgürlüğü arasındaki yakın ilişkiyi belirgin bir biçimde ortaya koymaktadır.

Toplumsal tepkiler

Osmanlı Devleti’nde sansüre karşı verilen ilk tepki II.Abdülhamit döneminden sonra olmuştur. 24 Temmuz 1908 günü gazetelerini sansürün denetimine sunmadan ertesi gün piyasaya süren İstanbul basını, böylelikle kendi eylemiyle basın rejimini değiştirmiş oluyordu. Yeni dönemin özelliğini, her aklından geçenin gazete ya da dergi çıkarması oluşturuyordu. Pek çoğu birkaç sayı yaşayıp batan bu yayınlar, belki tek tek etki yaratmamış ancak toplumun gerçekleri dinlemek açlığına cevap vermişlerdir.

Sonsuz bir özgürlük hırsı içinde son otuz yılda söylenmemiş her şeyi söyleme hırsına kapılan basın ilk büyük şokunu 31 Mart (13 Nisan 1909) olayında yaşadı. Tutucu çevreler ve basın tarafından kışkırtılan askerlerin eylemi, özgürlükler üzerine düşünmek gereğini ortaya koydu. Yine de hayli liberal içerikli hazırlanmış olmasına rağmen, Meclise sunulan basın yasası gerek basında gerekse Meclis tartışmalarında büyük eleştirilere uğradı. Kimse özgürlüklerinden santim ödün vermek niyetinde değildi. Uzun tartışmalardan sonra Temmuz 1909’da yasa onaylandı ve yürürlüğe girdi. Esasen anayasanın 12. Maddesi ‘Basın yasalar çerçevesinde serbesttir. Hiç bir şekilde baskıdan önce sansüre tabi tutulamaz.’ Kaydını içeriyordu. Dolayısıyla yeni yasada sansürü andırır hiçbir kısıtlama yoktu. Sadece Devlet’in temelini sarsmamaya yönelik, Padişah’ı, dinleri, Osmanlı milletlerini koruyuculuktan uzak, suçu ve ayaklanmayı kışkırtıcı yazıları frenleyen maddelerin yer almasıyla kısmen de olsa frenlenmiş oldu.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 22 37
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 22 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Balıkesirspor 22 23
14. Menemen Belediyespor 22 23
15. Boluspor 22 22
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 22 13
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19
Namaz Vakti 25 Şubat 2021
İmsak 05:58
Güneş 07:21
Öğle 13:07
İkindi 16:11
Akşam 18:42
Yatsı 20:00

Gelişmelerden Haberdar Olun

@