DOLAR
8.2228 -0.81
EURO
9.9825 -0.10
ALTIN
485.056 +0.37
BIST
1441 +0.91
26.04.2021, 16:12 12107

Müslümanlar İmanlarını Tazelemedikçe...

İslam tarihinde belli kırılma dönemleri oluşmuştur. Müslümanların dünya üzerindeki güçlerini kaybettikleri ve güç sahibi olarak gördüklerine öykündükleri dönemler… Osmanlı’nın son yüz yılı bu anlamda önemli bir kırılma noktasıdır. Askeri olarak kaybedilen savaşlar ve ardından batı uygarlığının coğrafi keşiflerle, sömürgecilikle elde ettiği refah seviyesindeki artış, Müslüman coğrafyasında önce beyinleri zehirlemiş ve belli kesimlerde aşağılık komplesinin oluşmasına zemin oluşturmuştur. Rasyonalizm/akılcılık gibi kavramlardan etkilenen kimi İslam uleması, yaşadıkları eziklikle ayetlerin tefsirinde dahi sapkınlık seviyesinde hezeyanlara dalmıştır.


Bu zihniyet, batı toplumu değerleri karşısında zayıf düşmeme kaygısıyla, Fil Suresi tefsir edilirken Ebabil kuşlarını Allah’ın gönderdiğine inanmasına rağmen, kuşun ağzından bıraktığı taşın Ebrehe’nin fillerine ve askerlerine zarar veremeyeceğini düşünüp, ayette geçen “ateşte pişmiş taş” ibaresini bir virüs olarak akla/mantığa uydurmaya çalışmıştır. Ayetin indiği dönemde fil hadisesine şahitlik etmiş müşriklerin varlığını unutmuş, onların bu ayetlere hiçbir itirazlarının olmadığını atlamış, hatta Ebabillerin attığı taşları evlerinde saklayan müşriklerin varlığını görmezden gelip batı uygarlığı karşısındaki eziklikle kendini rezil edebilmiştir.


“Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir.” Kuran’da tarih kitabı değildir. Eski kavimlerin hikayeleri de mukaddes kitabımızda boşa anlatılmış değildir. Allah (cc) kıyamete kadar verdiği örneklerden tüm insanlığın ibret almasını dilemiştir bu ayetlerle… 
“O kitap ki; içerisinde hiç şüphe olmayan ve muttakiler için bir hidayet rehberidir”. (Bakara 2)


İzzet nedir? Eziklik neden yaşanır?
Kendi kimliğini saklayarak içerisinde bulunduğu topluluğa ayak uydurmaya çalışan insan örnekleriyle karşılaşmışsınızdır mutlaka. Bu tipler kendilerini kamufle edebilmek için o toplumun hassasiyet gösterdiği noktalarda daha abartılı tepkiler verirler. Hep bir sığınma/yaranma ve kendine konum edinme halleri vardır. Asla özgüvenleri yoktur. İtibarın kaynağını kendinde değil, dışarıda ararlar. Dışarıdakilerin vereceği itibara taliptirler. Çünkü kendilerine saygıları yoktur ve değersizlik duygusu benliklerini ele geçirmiştir.


İtibarı kendinde bul(a)mayanların esas arayışları “GÜÇ”tür. Onlar güce taparlar, güce sığınırlar. Bir gücü arkalarına aldıklarında onlardan özgüvenlisi yoktur. Elde ettikleri gücü fütursuzca kullanırlar. Yaranmak için başını eğdiklerindeki acziyet birden kaybolur ve yerine egosu tavan yapmış, “şu karşıki dağları ben yarattım” edasındaki kibir abideliği gelir. Kendi öz varlığındaki bomboş alanın içine yerleştirmeye çalıştıklarıdır o dağlar çünkü. Nefsine egosuna hitap edenin ta kendisidir o dağlar ki, öyle vuku bulur.


Namazda rabbinin huzurunda başını eğip rükûya ve secdeye varan insan, acziyetini sadece rabbine sunmuş olur. Kuvvet/kudret sahibi olarak sadece rabbini tanıyan ve O yüce kudrete sığınan kul, dünyada başı dik yürür ve izzetle yaşar. Habeş Kıralı Necaşi’nin önünde diz çökmeyi reddedip “biz ancak rabbimizin huzurunda diz çökeriz” diyebilen bir avuç sahabiye bu izzeti veren imanları gibi…


Cumhuriyetin kuruluşundan sonra batılılaşma temayülleri iyice artmış, Müslüman kimlik adeta utanılacak bir hale gelmiş, özgüven kaybolmuş, başarının sırrı batı uygarlığının değerlerinde aranırken Abdullah Cevdet; “Türk ırkının bozulduğunu, dolayısıyla Avrupa’dan damızlık erkek getirilmesi gerektiğini” teklif edecek kadar insan onurundan uzak bir tavır sergileyebilmiştir.


“Biz bu Müslüman kimliğimiz sebebiyle geri kaldık. Bu dinin dogmaları (haşa) bizi geri bıraktı.” Diye ahkam kesen kimi hödükler, öykündükleri batı toplumunun bütün ahlaksızlığını yaşamış ve yaşam tarzlarını bu necip millete dayatmışlar, ancak ne bilimde, ne de teknolojide hiçbir varlık/değer ortaya koyamamışlardır.
Devlet dairelerinde gizli namaz kılınmasına dahi sebep olacak şekilde bir psikolojik baskı ortamı oluşturulmuş, bireysel olarak yaşanan İslam hayatı “utanılması ve gizlenmesi gereken” şeklinde kabullendirilmiştir. Müslüman kimliğini özgüvenle ortaya koyabilmek, oluşturulan algılarla adeta imkânsız hale gelmiştir. Müslüman= yönetilmesi/dönüştürülmesi gereken bir “sürü” algısı inşa edilmiştir.


Siyasal anlamda bu algının kırılması mücadelesinde rahmetli Erbakan’ın büyük payı vardır. Açık Müslüman kimliğiyle önce genç bir makine mühendisi profesörü olması, ardından Bağımsızlar hareketiyle meclise girip milletvekilliği yapması, kurduğu bütün partilerin kapatılmasına aldırmadan, ülkede ve dünyada yeniden Müslümanların ayağa kalkmasının mümkün olduğuna insanları inandırması yeni bir çığır açma hamlesidir. Devrim otomobilinden pancar motora ve iktidarın küçük ortağı olmasına rağmen başlattığı ağır sanayi hamlelerine kadar ortaya koyduğu değerler, sürekli olarak batı hayranlığından öteye geçemeyen ama kendilerini çağdaş, dindarları yobaz görenlerin aşağılaması ile karşılaşmıştır. Bu ülkede; her zaman “Biz bir şey yapamayızcılar” çağdaş, lakin dünyanın en iyi İHA/SİHA’sını yapanlar gerici olmuşlardır. Halbuki; Allah’ın kelamı, bilim üstüdür. Bilimin varacağı en ileri buluş, tez, çözüm Allah’ın sonsuz ilmi dahilindedir. İslamiyet’i yok sayan bilimsel bakış; altı boş fikirler curcunasının, gericiliğin ta kendisidir. Bu nedenledir ki; “İnanıyorsanız, üstün olan sizsiniz” ayetinin şerefi ve izzeti ile insanlığa faydalı olmaya çalışır imanlı kişi. Ayakta su içilmemesi gerektiğini bildiren Resulullah’ın (s.a.v) hadis-i şerifine inanmayarak bağnaz bulanlar, bugün tıp alanında kanıtlanmış olan şu teze alkış tutarlar: “Ayakta içilen su direk onikiparmak bağırsağına gittiği için, mide enzimleriyle karışmamakta ve vücuda fayda sağlamamaktadır”. Bu, hayatın şifrelerini yüzyıllar öncesinden bize haber veren ilahi kudretin sadece bir buyruğunun örneğidir. Bütün emir ve buyruklar bilimde, günlük hayatın içinde de daha sağlıklı, daha konforlu olabilmemiz ve çağın ötesine geçebilmemiz içindir.


Bununla birlikte, izzeti batı uygarlığının hayat tarzında ve onlara dost olmakta görenlerin oluşturdukları algıyı kırmanın yolu, onlara şirin görünme ve onlara öykünme yerine kendimiz olmaktan geçer. Dünya Müslüman toplumlarının yaşadığı bu zelil hali aşabilmek, ötekine özenmekten kurtulup izzeti Allah’ta aramak ve kâfirleri dost edinerek onlarla bir olma gayretinden çıkıp Müslüman kardeşiyle bir olabilmek ile mümkündür. 


Aksi; Ku’an’nın tarifiyle münafıklıktır.
Münafıkları elim bir azap ile müjdele. Onlar ki; Müslümanları bırakıp kafirleri kendilerine dost ediniyorlar. Onların yanında (dostluğunda) izzet mi arıyorlar? Hal bu ki; izzet sadece Allah’a aittir. (Nisa 138,139)
Uluslararası arenada Müslüman kardeşliğini tesis etmenin yolu nedir diye sorarsanız; 
Önce kendi etrafımızda Müslümanca inanıp Müslümanca yaşayanlarla dost olabilmek ve diğerlerinin karşısında eziklik yaşamadan izzetle durabilmekten geçer derim. 
Demem o ki; yeniden bir iman tazelemeye ihtiyacımız var. 
Bu ülkede Allah’ın ayetlerini eğip bükmeden konuşabilecek bir imana ihtiyacımız var. 
İslam, hayatın her anını kuşatan bir dindir. Nasıl taharet alacağımızın dahi sınırlarını belirleyen bir dini, alış-verişimizden/ticaretimizden nasıl ayırdığımızı önce görelim. Yeniden, Allah’ın haram kıldığı faiz belasından kurtulup, faizsiz ekonomik modeli ortaya koyalım. Feministlerin oluşturduğu kadın algısını reddedip, rabbimizin tanımladığı kadın/erkek ve aile hukukunu konuşalım. Anne babanın çocuklarını nasıl yetiştirmesi gerektiğini, muhabbetle yoğrulan bir aile ortamının olmazsa olmazlarını anlayalım. Kula değil, Allah’a ve Resulü’ne bağlanan, gideceği istikameti bilenlerden olalım. Neyi ne için yaptığını bilen bilinç ve şuur ekseninde yaşama gayretini gösterelim.


Biz bunları konuştuğumuzda aşağılanacağımız kaygısını yaşıyorsak, oturalım, tefekkür edelim. Bunca yıllık iktidara rağmen, zihinlerimizdeki iktidarda hala neden başkalarının oturduğunu sorgulayalım. 


Ez cümle;
Bizim yeniden iman etmeye ihtiyacımız var azizim…
Şehirden şehire değil, önce imanı akıldan kalbe yolculuk ettirmeye,
Ve o imanı gönle nakşetmeye çok ihtiyacımız var.
 
Mıh gibi yapıştırdım göğsüme seni, 
“LA” ile başlanır senden gayrısına, Ya Râfî !

Yorumlar (13)
Abdulhamit 2 hafta önce
İnsan karşışanda ki kiymettin bir önemi yok.
Allah nezlinde kiymetliysek.
"Yüreğinize" sağlık Elif hanım..
Bir Dost... 2 hafta önce
Gönlünüzden geçeni aklınıza, aklınızdan geçeni kaleminize yansıtmışsınız...
CEMAL ŞAHİN 2 hafta önce
Neredeyse son 150 yıldır yaşadığımız savrulmanın ve bugün son halini alan yaşadığımız zilletin etrafını Cami ağyarını mani en mükemmel tarif olmuş Allah sizden razı olsun. İnşAllah, değiştirip dönüştürme kudretine Malik muktedirlerin okuyup ilham alabilmesi duası ve niyazı ile Allah sizi iki cihanda mesrur etsin inşAllah.
Saliha 2 hafta önce
İktidar olduk ama muktedir olamadık maalesef. Rabbim cümlemizi sırati müstakimden ayırmasın
Rifat 2 hafta önce
MasAllah...
Unal çelik 2 hafta önce
Tebrik ve takdir ediyorum.elif kardesim
Ümmahan Ağca 2 hafta önce
Süper yazmışsın arkadaşım yürek coşturan yazılarınla aydınlanıyoruz vesselam hurmetler
Halil 2 hafta önce
EyvAllah
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 35 37
16. Southampton 34 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 35 75
3. Real Madrid 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 35 52
7. Real Betis 34 51
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 34 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29
Namaz Vakti 09 Mayıs 2021
İmsak 03:52
Güneş 05:33
Öğle 12:50
İkindi 16:42
Akşam 19:58
Yatsı 21:31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@