26.04.2021, 16:12 12935

Müslümanlar İmanlarını Tazelemedikçe...

İslam tarihinde belli kırılma dönemleri oluşmuştur. Müslümanların dünya üzerindeki güçlerini kaybettikleri ve güç sahibi olarak gördüklerine öykündükleri dönemler… Osmanlı’nın son yüz yılı bu anlamda önemli bir kırılma noktasıdır. Askeri olarak kaybedilen savaşlar ve ardından batı uygarlığının coğrafi keşiflerle, sömürgecilikle elde ettiği refah seviyesindeki artış, Müslüman coğrafyasında önce beyinleri zehirlemiş ve belli kesimlerde aşağılık komplesinin oluşmasına zemin oluşturmuştur. Rasyonalizm/akılcılık gibi kavramlardan etkilenen kimi İslam uleması, yaşadıkları eziklikle ayetlerin tefsirinde dahi sapkınlık seviyesinde hezeyanlara dalmıştır.


Bu zihniyet, batı toplumu değerleri karşısında zayıf düşmeme kaygısıyla, Fil Suresi tefsir edilirken Ebabil kuşlarını Allah’ın gönderdiğine inanmasına rağmen, kuşun ağzından bıraktığı taşın Ebrehe’nin fillerine ve askerlerine zarar veremeyeceğini düşünüp, ayette geçen “ateşte pişmiş taş” ibaresini bir virüs olarak akla/mantığa uydurmaya çalışmıştır. Ayetin indiği dönemde fil hadisesine şahitlik etmiş müşriklerin varlığını unutmuş, onların bu ayetlere hiçbir itirazlarının olmadığını atlamış, hatta Ebabillerin attığı taşları evlerinde saklayan müşriklerin varlığını görmezden gelip batı uygarlığı karşısındaki eziklikle kendini rezil edebilmiştir.


“Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir.” Kuran’da tarih kitabı değildir. Eski kavimlerin hikayeleri de mukaddes kitabımızda boşa anlatılmış değildir. Allah (cc) kıyamete kadar verdiği örneklerden tüm insanlığın ibret almasını dilemiştir bu ayetlerle… 
“O kitap ki; içerisinde hiç şüphe olmayan ve muttakiler için bir hidayet rehberidir”. (Bakara 2)


İzzet nedir? Eziklik neden yaşanır?
Kendi kimliğini saklayarak içerisinde bulunduğu topluluğa ayak uydurmaya çalışan insan örnekleriyle karşılaşmışsınızdır mutlaka. Bu tipler kendilerini kamufle edebilmek için o toplumun hassasiyet gösterdiği noktalarda daha abartılı tepkiler verirler. Hep bir sığınma/yaranma ve kendine konum edinme halleri vardır. Asla özgüvenleri yoktur. İtibarın kaynağını kendinde değil, dışarıda ararlar. Dışarıdakilerin vereceği itibara taliptirler. Çünkü kendilerine saygıları yoktur ve değersizlik duygusu benliklerini ele geçirmiştir.


İtibarı kendinde bul(a)mayanların esas arayışları “GÜÇ”tür. Onlar güce taparlar, güce sığınırlar. Bir gücü arkalarına aldıklarında onlardan özgüvenlisi yoktur. Elde ettikleri gücü fütursuzca kullanırlar. Yaranmak için başını eğdiklerindeki acziyet birden kaybolur ve yerine egosu tavan yapmış, “şu karşıki dağları ben yarattım” edasındaki kibir abideliği gelir. Kendi öz varlığındaki bomboş alanın içine yerleştirmeye çalıştıklarıdır o dağlar çünkü. Nefsine egosuna hitap edenin ta kendisidir o dağlar ki, öyle vuku bulur.


Namazda rabbinin huzurunda başını eğip rükûya ve secdeye varan insan, acziyetini sadece rabbine sunmuş olur. Kuvvet/kudret sahibi olarak sadece rabbini tanıyan ve O yüce kudrete sığınan kul, dünyada başı dik yürür ve izzetle yaşar. Habeş Kıralı Necaşi’nin önünde diz çökmeyi reddedip “biz ancak rabbimizin huzurunda diz çökeriz” diyebilen bir avuç sahabiye bu izzeti veren imanları gibi…


Cumhuriyetin kuruluşundan sonra batılılaşma temayülleri iyice artmış, Müslüman kimlik adeta utanılacak bir hale gelmiş, özgüven kaybolmuş, başarının sırrı batı uygarlığının değerlerinde aranırken Abdullah Cevdet; “Türk ırkının bozulduğunu, dolayısıyla Avrupa’dan damızlık erkek getirilmesi gerektiğini” teklif edecek kadar insan onurundan uzak bir tavır sergileyebilmiştir.


“Biz bu Müslüman kimliğimiz sebebiyle geri kaldık. Bu dinin dogmaları (haşa) bizi geri bıraktı.” Diye ahkam kesen kimi hödükler, öykündükleri batı toplumunun bütün ahlaksızlığını yaşamış ve yaşam tarzlarını bu necip millete dayatmışlar, ancak ne bilimde, ne de teknolojide hiçbir varlık/değer ortaya koyamamışlardır.
Devlet dairelerinde gizli namaz kılınmasına dahi sebep olacak şekilde bir psikolojik baskı ortamı oluşturulmuş, bireysel olarak yaşanan İslam hayatı “utanılması ve gizlenmesi gereken” şeklinde kabullendirilmiştir. Müslüman kimliğini özgüvenle ortaya koyabilmek, oluşturulan algılarla adeta imkânsız hale gelmiştir. Müslüman= yönetilmesi/dönüştürülmesi gereken bir “sürü” algısı inşa edilmiştir.


Siyasal anlamda bu algının kırılması mücadelesinde rahmetli Erbakan’ın büyük payı vardır. Açık Müslüman kimliğiyle önce genç bir makine mühendisi profesörü olması, ardından Bağımsızlar hareketiyle meclise girip milletvekilliği yapması, kurduğu bütün partilerin kapatılmasına aldırmadan, ülkede ve dünyada yeniden Müslümanların ayağa kalkmasının mümkün olduğuna insanları inandırması yeni bir çığır açma hamlesidir. Devrim otomobilinden pancar motora ve iktidarın küçük ortağı olmasına rağmen başlattığı ağır sanayi hamlelerine kadar ortaya koyduğu değerler, sürekli olarak batı hayranlığından öteye geçemeyen ama kendilerini çağdaş, dindarları yobaz görenlerin aşağılaması ile karşılaşmıştır. Bu ülkede; her zaman “Biz bir şey yapamayızcılar” çağdaş, lakin dünyanın en iyi İHA/SİHA’sını yapanlar gerici olmuşlardır. Halbuki; Allah’ın kelamı, bilim üstüdür. Bilimin varacağı en ileri buluş, tez, çözüm Allah’ın sonsuz ilmi dahilindedir. İslamiyet’i yok sayan bilimsel bakış; altı boş fikirler curcunasının, gericiliğin ta kendisidir. Bu nedenledir ki; “İnanıyorsanız, üstün olan sizsiniz” ayetinin şerefi ve izzeti ile insanlığa faydalı olmaya çalışır imanlı kişi. Ayakta su içilmemesi gerektiğini bildiren Resulullah’ın (s.a.v) hadis-i şerifine inanmayarak bağnaz bulanlar, bugün tıp alanında kanıtlanmış olan şu teze alkış tutarlar: “Ayakta içilen su direk onikiparmak bağırsağına gittiği için, mide enzimleriyle karışmamakta ve vücuda fayda sağlamamaktadır”. Bu, hayatın şifrelerini yüzyıllar öncesinden bize haber veren ilahi kudretin sadece bir buyruğunun örneğidir. Bütün emir ve buyruklar bilimde, günlük hayatın içinde de daha sağlıklı, daha konforlu olabilmemiz ve çağın ötesine geçebilmemiz içindir.


Bununla birlikte, izzeti batı uygarlığının hayat tarzında ve onlara dost olmakta görenlerin oluşturdukları algıyı kırmanın yolu, onlara şirin görünme ve onlara öykünme yerine kendimiz olmaktan geçer. Dünya Müslüman toplumlarının yaşadığı bu zelil hali aşabilmek, ötekine özenmekten kurtulup izzeti Allah’ta aramak ve kâfirleri dost edinerek onlarla bir olma gayretinden çıkıp Müslüman kardeşiyle bir olabilmek ile mümkündür. 


Aksi; Ku’an’nın tarifiyle münafıklıktır.
Münafıkları elim bir azap ile müjdele. Onlar ki; Müslümanları bırakıp kafirleri kendilerine dost ediniyorlar. Onların yanında (dostluğunda) izzet mi arıyorlar? Hal bu ki; izzet sadece Allah’a aittir. (Nisa 138,139)
Uluslararası arenada Müslüman kardeşliğini tesis etmenin yolu nedir diye sorarsanız; 
Önce kendi etrafımızda Müslümanca inanıp Müslümanca yaşayanlarla dost olabilmek ve diğerlerinin karşısında eziklik yaşamadan izzetle durabilmekten geçer derim. 
Demem o ki; yeniden bir iman tazelemeye ihtiyacımız var. 
Bu ülkede Allah’ın ayetlerini eğip bükmeden konuşabilecek bir imana ihtiyacımız var. 
İslam, hayatın her anını kuşatan bir dindir. Nasıl taharet alacağımızın dahi sınırlarını belirleyen bir dini, alış-verişimizden/ticaretimizden nasıl ayırdığımızı önce görelim. Yeniden, Allah’ın haram kıldığı faiz belasından kurtulup, faizsiz ekonomik modeli ortaya koyalım. Feministlerin oluşturduğu kadın algısını reddedip, rabbimizin tanımladığı kadın/erkek ve aile hukukunu konuşalım. Anne babanın çocuklarını nasıl yetiştirmesi gerektiğini, muhabbetle yoğrulan bir aile ortamının olmazsa olmazlarını anlayalım. Kula değil, Allah’a ve Resulü’ne bağlanan, gideceği istikameti bilenlerden olalım. Neyi ne için yaptığını bilen bilinç ve şuur ekseninde yaşama gayretini gösterelim.


Biz bunları konuştuğumuzda aşağılanacağımız kaygısını yaşıyorsak, oturalım, tefekkür edelim. Bunca yıllık iktidara rağmen, zihinlerimizdeki iktidarda hala neden başkalarının oturduğunu sorgulayalım. 


Ez cümle;
Bizim yeniden iman etmeye ihtiyacımız var azizim…
Şehirden şehire değil, önce imanı akıldan kalbe yolculuk ettirmeye,
Ve o imanı gönle nakşetmeye çok ihtiyacımız var.
 
Mıh gibi yapıştırdım göğsüme seni, 
“LA” ile başlanır senden gayrısına, Ya Râfî !

Yorumlar (15)
Abdulhamit 1 yıl önce
İnsan karşışanda ki kiymettin bir önemi yok.
Allah nezlinde kiymetliysek.
"Yüreğinize" sağlık Elif hanım..
Bir Dost... 1 yıl önce
Gönlünüzden geçeni aklınıza, aklınızdan geçeni kaleminize yansıtmışsınız...
CEMAL ŞAHİN 1 yıl önce
Neredeyse son 150 yıldır yaşadığımız savrulmanın ve bugün son halini alan yaşadığımız zilletin etrafını Cami ağyarını mani en mükemmel tarif olmuş Allah sizden razı olsun. İnşAllah, değiştirip dönüştürme kudretine Malik muktedirlerin okuyup ilham alabilmesi duası ve niyazı ile Allah sizi iki cihanda mesrur etsin inşAllah.
Saliha 1 yıl önce
İktidar olduk ama muktedir olamadık maalesef. Rabbim cümlemizi sırati müstakimden ayırmasın
Rifat 1 yıl önce
MasAllah...
Unal çelik 1 yıl önce
Tebrik ve takdir ediyorum.elif kardesim
Ümmahan Ağca 1 yıl önce
Süper yazmışsın arkadaşım yürek coşturan yazılarınla aydınlanıyoruz vesselam hurmetler
Halil 1 yıl önce
EyvAllah
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Namaz Vakti 25 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@