28.03.2021, 06:03 3936

Makbul Diplomasi, Maktul Diplomasi

Ülkeler arası ilişkilerin olmazsa olmazıdır diploması. Barut Kokusu olmadan düşman ile savaşabileceğiniz ve hiçbir zayiat vermeden düşmanı yenebileceğiniz en güzel silahtır.
   
Diplomasi denilen silahın olmazsa olmazı ülkenin ve toplumun menfaatini esas alarak mevcut politikayı yeri geldiğinde değiştirmektir. Ya da amaç için metodu veya aktörleri değiştirmektir.  Türkiye'deki kafa karışıklığının en önemli nedenlerinden bir tanesi diplomasinin yanlış okunmasıdır.  Amaca ulaşmak için mevcut metodun değiştirilmesi ile amacın değiştirildiğinin zannedilmesidir. 
 
Diplomasi, satranç gibi olsa da satrançtan önemli bir farkı vardır; Diplomaside şahlar piyon, piyonlar geri geldiği zaman şah olabilmektedir. Bu yüzden oyun kurduğunuz ülkelerin,  gün geldiğinde sizin tarafınızdan sizinle birlikte hareket ederek daha büyük bir tehdit için piyon olarak kullanılması gerekebilir. Tarih bunun yüzlerce örneği ile doludur.
 
Diplomasiyi en iyi uygulayan devletlerden bir tanesi Osmanlı Devleti’dir.  Osmanlı Devleti, Osman Gazi döneminden itibaren başarılı bir diplomasi yürütmüştür. Salt savaş ve teşkilat gücü değil bugün birçoğumuzun bile kabul edemeyeceği diplomatik ilişkiler geliştirerek hakimiyet alanını genişletmiştir.  Daha beylik döneminde iken Bizans soylularından olan Harmankaya Tekfuru “Mikhael Kosses” ile savaşan Osmanlı Devleti, bu mücadele sonucunda tekfuru esir etmiş; fakat sonrasında serbest bırakmıştır. Hem savaşmış hem de serbest bırakmıştır. Tuhaf değil mi(!) Tarih kitaplarında Köse Mihal   adıyla bilinen Harmankaya Tekfuru ise bir süre sonra  Müslüman olup Osmanlı hizmetine girmiştir ( Abdullah Mihal Gazi). 
 
Yine Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra Katolik Kilisesi ile birleşmeye karşı olan ve “İstanbul'da Latin külahı görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederim.” düşüncesinde olan   Ortodoks din adamlarına Kötü davranmamış, patrikhaneyi yasal bir kurum olarak tanıyarak II. Gennodius’u Patrik yapmıştır. Buna göre Fatih Sultan Mehmet Patrikhane kuruyor (!) Zinhar sıkıntılı bir durum değil mi(?)
 
Kanuni Sultan Süleyman, dönemin en büyük düşmanı olarak gördüğü Hristiyan Habsburg hanedanına karşı Fransa kralı Fransuva'ya destek vermiş yine Habsburglar’In zayıflaması  için Martin Luther öncülüğünde başlayan Protestanlık hareketine destek vermiştir. Tuhaf değil mi(?)   Kanuni, Hristiyan bir mezhebe destek veriyor. Hatta Fransa’ya yani Hristiyan bir devlete destek olmak için Müslüman askerlerin ölümüne sebep veriyor (!) Ya da Şöyle de diyebilir miydik: Ne işimiz vardı Almanya’da?
 
II Abdülhamid 93 harbinden sonra Ayastefanos Antlaşması'nın iptali için İngiltere ile yakınlaşmış, yine Avrupa'da güç dengesini değiştiren Almanya ile ticari ve askeri yakın ilişki kurmuştur. Bu da tuhaf değil mi (?) Ulu hakan, gâvur devletlerle diplomatik ilişki kuruyor. Ülkenin parasını onlara veriyor (!)
 
Mustafa Kemal Atatürk, İzmir'in işgal düşüncesini ortaya atan, Anadolu’da birçok askerin şehit olmasına neden olan kadınların çocukların öldürüldüğü Kurtuluş Savaşı döneminde başbakan olan Venizelos ile savaş sonrası dönemde   diplomatik ilişkiler geliştirmiş, Venizelos tarafından Nobel Barış ödülüne de aday gösterilmiştir.  Ayrıca 1930 yılında Cumhuriyet kutlamalarına davet edilmiştir.  Bak şimdi hem davet edilmiş hem de Atatürk’ü aday göstermiş. Yani olacak şey mi (!) Atatürk’e saldırmak için buradan bir fırsat çıkar mı (?) İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşı ve sonrasında yakın ilişki kurduğumuz Rusya’ya karşı, II. Dünya Savaşı’nda Rusya'nın yanında yer almamamız hatta Stalin’in açık açık bizi tehdit etmesi üzerine   Amerika ile yakınlaşmış Truman ve Marshall yardımlarını onaylamıştır. Ya O yardımlar Adnan Menderes döneminde değil miydi? diyenler olacağı gibi Bak gördün mü Amerikan emperyalizmini İsmet İnönü başlatmış diyenlerde olacaktır. Bu da tuhaf değil mi(?) 
 
Görüldüğü gibi farklı dönemlerde devlet adamları ülkenin ve toplumun menfaatine uygun olarak gördükleri amaç için farklı diplomatik ilişkiler geliştirmişlerdir. Bu devlet adamı olmanın bir sonucudur. Herhangi bir tarihte diplomatik ilişkileri kurduğunuz devletlerle yakınlık/ uzaklık ilişkileriniz değişiyorsa ve bu ülkenin menfaati gereği ise bunda şaşırılacak bir şey yoktur.
 
Ülkemizde ise toplumu oluşturan bireylerin geneli, kendisini yakın hissettiği veya kendisinden kabul ettiği siyasi parti veya siyasi düşünce çevresindeki kişiler bu ilişkilere başvurduğunda bunun Ülke menfaati için olduğunu kabul ediyor ve bunu isimlendirmemiş de olsalar “makbul diplomasi” olarak görüyorlar. Fakat karşı mahalle diye kabul ettiğimiz, ya da kendisinden olmadığını varsaydığı siyasi parti ve siyasi düşünce çevresindeki kişilerin bu tarz ilişkileri girmesi durumunda ise bunu “Maktül diplomasi”ı olarak kabul edip eleştiriye başlıyorlar. 
 
Kimine göre patrikhane iyi yasal hale getirmek dinden çıkmak olarak görülebiliyor iken kimine göre bu durum Osmanlı Devleti'nin güçlenmesi açısından bir fırsat olarak görülmektedir.  Kimine göre Atatürk'ün, Venizelos ile yakınlaşması olumsuz olarak kabul edilirken kimine göre o dönemin şartlarına uygun olarak “diplomatik deha” olarak kabul edilmektedir.  Velhasıl diplomatik davranışlar  bile 80’li yılların jargonuyla sağcılığa ve solculuğa göre değerlendirilir hale geldi.
 
Bu minvalde son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mısır ile yakınlaşması Rabia'nın sonu olarak değerlendirilmiştir. Fakat Recep Tayyip Erdoğan bir devlet adamı olarak nasıl ki Kanuni, Habsburglar’a karşı Fransa'ya destek verdi ise nasıl ki Osmanlı Devleti, doğuda İran ile mücadele ederken batıdaki devletlerle barış tesis etti ise, O da bu satranç tahtasında gerekli hamleleri yapmaktadır. Velhasıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ile Türkiye'de yer bulan Rabia, bir slogan değil, bir diplomasidir. Anlayana...

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
Namaz Vakti 27 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@