28.03.2021, 06:03 3997

Makbul Diplomasi, Maktul Diplomasi

Ülkeler arası ilişkilerin olmazsa olmazıdır diploması. Barut Kokusu olmadan düşman ile savaşabileceğiniz ve hiçbir zayiat vermeden düşmanı yenebileceğiniz en güzel silahtır.
   
Diplomasi denilen silahın olmazsa olmazı ülkenin ve toplumun menfaatini esas alarak mevcut politikayı yeri geldiğinde değiştirmektir. Ya da amaç için metodu veya aktörleri değiştirmektir.  Türkiye'deki kafa karışıklığının en önemli nedenlerinden bir tanesi diplomasinin yanlış okunmasıdır.  Amaca ulaşmak için mevcut metodun değiştirilmesi ile amacın değiştirildiğinin zannedilmesidir. 
 
Diplomasi, satranç gibi olsa da satrançtan önemli bir farkı vardır; Diplomaside şahlar piyon, piyonlar geri geldiği zaman şah olabilmektedir. Bu yüzden oyun kurduğunuz ülkelerin,  gün geldiğinde sizin tarafınızdan sizinle birlikte hareket ederek daha büyük bir tehdit için piyon olarak kullanılması gerekebilir. Tarih bunun yüzlerce örneği ile doludur.
 
Diplomasiyi en iyi uygulayan devletlerden bir tanesi Osmanlı Devleti’dir.  Osmanlı Devleti, Osman Gazi döneminden itibaren başarılı bir diplomasi yürütmüştür. Salt savaş ve teşkilat gücü değil bugün birçoğumuzun bile kabul edemeyeceği diplomatik ilişkiler geliştirerek hakimiyet alanını genişletmiştir.  Daha beylik döneminde iken Bizans soylularından olan Harmankaya Tekfuru “Mikhael Kosses” ile savaşan Osmanlı Devleti, bu mücadele sonucunda tekfuru esir etmiş; fakat sonrasında serbest bırakmıştır. Hem savaşmış hem de serbest bırakmıştır. Tuhaf değil mi(!) Tarih kitaplarında Köse Mihal   adıyla bilinen Harmankaya Tekfuru ise bir süre sonra  Müslüman olup Osmanlı hizmetine girmiştir ( Abdullah Mihal Gazi). 
 
Yine Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra Katolik Kilisesi ile birleşmeye karşı olan ve “İstanbul'da Latin külahı görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederim.” düşüncesinde olan   Ortodoks din adamlarına Kötü davranmamış, patrikhaneyi yasal bir kurum olarak tanıyarak II. Gennodius’u Patrik yapmıştır. Buna göre Fatih Sultan Mehmet Patrikhane kuruyor (!) Zinhar sıkıntılı bir durum değil mi(?)
 
Kanuni Sultan Süleyman, dönemin en büyük düşmanı olarak gördüğü Hristiyan Habsburg hanedanına karşı Fransa kralı Fransuva'ya destek vermiş yine Habsburglar’In zayıflaması  için Martin Luther öncülüğünde başlayan Protestanlık hareketine destek vermiştir. Tuhaf değil mi(?)   Kanuni, Hristiyan bir mezhebe destek veriyor. Hatta Fransa’ya yani Hristiyan bir devlete destek olmak için Müslüman askerlerin ölümüne sebep veriyor (!) Ya da Şöyle de diyebilir miydik: Ne işimiz vardı Almanya’da?
 
II Abdülhamid 93 harbinden sonra Ayastefanos Antlaşması'nın iptali için İngiltere ile yakınlaşmış, yine Avrupa'da güç dengesini değiştiren Almanya ile ticari ve askeri yakın ilişki kurmuştur. Bu da tuhaf değil mi (?) Ulu hakan, gâvur devletlerle diplomatik ilişki kuruyor. Ülkenin parasını onlara veriyor (!)
 
Mustafa Kemal Atatürk, İzmir'in işgal düşüncesini ortaya atan, Anadolu’da birçok askerin şehit olmasına neden olan kadınların çocukların öldürüldüğü Kurtuluş Savaşı döneminde başbakan olan Venizelos ile savaş sonrası dönemde   diplomatik ilişkiler geliştirmiş, Venizelos tarafından Nobel Barış ödülüne de aday gösterilmiştir.  Ayrıca 1930 yılında Cumhuriyet kutlamalarına davet edilmiştir.  Bak şimdi hem davet edilmiş hem de Atatürk’ü aday göstermiş. Yani olacak şey mi (!) Atatürk’e saldırmak için buradan bir fırsat çıkar mı (?) İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşı ve sonrasında yakın ilişki kurduğumuz Rusya’ya karşı, II. Dünya Savaşı’nda Rusya'nın yanında yer almamamız hatta Stalin’in açık açık bizi tehdit etmesi üzerine   Amerika ile yakınlaşmış Truman ve Marshall yardımlarını onaylamıştır. Ya O yardımlar Adnan Menderes döneminde değil miydi? diyenler olacağı gibi Bak gördün mü Amerikan emperyalizmini İsmet İnönü başlatmış diyenlerde olacaktır. Bu da tuhaf değil mi(?) 
 
Görüldüğü gibi farklı dönemlerde devlet adamları ülkenin ve toplumun menfaatine uygun olarak gördükleri amaç için farklı diplomatik ilişkiler geliştirmişlerdir. Bu devlet adamı olmanın bir sonucudur. Herhangi bir tarihte diplomatik ilişkileri kurduğunuz devletlerle yakınlık/ uzaklık ilişkileriniz değişiyorsa ve bu ülkenin menfaati gereği ise bunda şaşırılacak bir şey yoktur.
 
Ülkemizde ise toplumu oluşturan bireylerin geneli, kendisini yakın hissettiği veya kendisinden kabul ettiği siyasi parti veya siyasi düşünce çevresindeki kişiler bu ilişkilere başvurduğunda bunun Ülke menfaati için olduğunu kabul ediyor ve bunu isimlendirmemiş de olsalar “makbul diplomasi” olarak görüyorlar. Fakat karşı mahalle diye kabul ettiğimiz, ya da kendisinden olmadığını varsaydığı siyasi parti ve siyasi düşünce çevresindeki kişilerin bu tarz ilişkileri girmesi durumunda ise bunu “Maktül diplomasi”ı olarak kabul edip eleştiriye başlıyorlar. 
 
Kimine göre patrikhane iyi yasal hale getirmek dinden çıkmak olarak görülebiliyor iken kimine göre bu durum Osmanlı Devleti'nin güçlenmesi açısından bir fırsat olarak görülmektedir.  Kimine göre Atatürk'ün, Venizelos ile yakınlaşması olumsuz olarak kabul edilirken kimine göre o dönemin şartlarına uygun olarak “diplomatik deha” olarak kabul edilmektedir.  Velhasıl diplomatik davranışlar  bile 80’li yılların jargonuyla sağcılığa ve solculuğa göre değerlendirilir hale geldi.
 
Bu minvalde son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mısır ile yakınlaşması Rabia'nın sonu olarak değerlendirilmiştir. Fakat Recep Tayyip Erdoğan bir devlet adamı olarak nasıl ki Kanuni, Habsburglar’a karşı Fransa'ya destek verdi ise nasıl ki Osmanlı Devleti, doğuda İran ile mücadele ederken batıdaki devletlerle barış tesis etti ise, O da bu satranç tahtasında gerekli hamleleri yapmaktadır. Velhasıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ile Türkiye'de yer bulan Rabia, bir slogan değil, bir diplomasidir. Anlayana...

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 14 33
2. Rizespor 14 25
3. Boluspor 14 25
4. Pendikspor 13 24
5. Keçiörengücü 13 24
6. Samsunspor 13 23
7. Bodrumspor 14 22
8. Manisa FK 13 20
9. Sakaryaspor 15 19
10. Altay 14 18
11. Bandırmaspor 13 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 13 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Namaz Vakti 27 Kasım 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@