08.03.2021, 09:16 5749

Her masal mutlu bitmiyor. Biz işimizi yapalım

Bazı geceler uykusuz kalıyorum.
Ve bu satırları gecenin bir yarısında sessiz ve kitap dolusu bir odadan yazıyorum.
Son zamanlarda neşeli sloganların yerini de derin düşünceler aldı. Bir çıkmazda olduğumun da farkındayım. Buhranlı bir sabaha uyanmış yaşlı bir adam gibi huysuzluk yapmamda bundan sanırım.
 
Zira nereden başladığımızı ve nereye ulaştığımızı çok iyi görüyorum.
İsmini bilmediğimiz birçok kahramanın emek verdiği kazanımların tehlikede olduğu ise artık sır değil. Ancak kimse dile getirmiyor. Veya bir şekilde düzelir diyor sanırım.
 
Nede olsa bir Erbakan çıkar.
Daha önce kimsenin duymadığı şeyler anlatır. Önce Ahlak ve Maneviyat, Siyonizm, Ağır Sanayi Hamlesi diyerek bir kıvılcım yakar yeniden. 
 
Sonra belki bir Erdoğan çıkar.
Bir şiir okur, herkesin konuşmaya korktuğu bir zamanda. Sonra cezaevi günleri gelir ardı sıra. Yeni bir düzenden bahseder. “Dünya beşten büyüktür” der ve biz yeni sokaklara dökülürüz. Sonrası alkış kıyamet.
 
Ne güzel değil mi?
Birileri bir şeyler yapsın bizlerde onları takip edelim. Onlar bedel ödesinler biz onları tebrik edelim. Alan açsınlar bize koltuk sahibi olalım. Oturduğumuz yerler değişsin ve giyindiğimiz markalar. Nasıl olsa reis var nasıl olsa bir şekilde kazanıyoruz.
 
Peki ya hiçbir şey tahmin ettiğimiz gibi olmazsa?
Örneğin, bedel ödeyenlerin bizlere teslim ettiği makamları sadece işgal ettiğimiz için nesilleri kaybediyorsak. Milli ve yerli olması gereken eğitim sistemimiz bu topraklara yabancıysa. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz devletimizin idealizmini taşımıyorsa. Tarihini tanımayan, ülkesinin bölgesel değerinden habersiz, manevi olarak yıpratılmış bir nesil geliyorsa arkamızdan. Gençlerimiz bizi beğenmiyorsa. Ya arkadaşlarına “Ne olmuş yani 28 Şubatta zülüm olduysa” diyorsa bir başörtülü imam hatip öğrencisi.
 
Hayatın her alanında güçlü olmak zorundayız. Sermayesi olmayan bir ideoloji elbette güçlü olamaz. Zira rızkın onda dokuzunu ticarette olduğunu söyleyen bir dinin mensuplarıyız.
 
Peki ya içimizde yabancılar ve yalancılar varsa?
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını düşünmeden gasp ediyorsa. Veya inandığı gibi yaşamayı unutan birileri yaşadığı gibi inandıysa. Daha kötüsü ise, Hz Ömer’in devletin mumunu nasıl kullandığını anlatıp sonra devletin imkânıyla saadet yaşıyorsa büyülenmiş gözleri.
 
Herkesin hatası olur elbette. İnsanoğlu hata yapmaya meyilli bir varlıktır sonuçta. 
 
Peki ya Müslüman kimliği taşıyanlar, Müslüman kimliğini yaşamıyorsa?
Her rekâtta “Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz” diyerek ellerini ve gönlünü Allahtan başkasına açıyorsak. Önderlik yapması gerekenler kendi derdine düştüyse. Faizi haram kılan Allaha muhalefet ediyorsa içimizden birileri. Ya da en kötüsü bu tabloyu seyredip inancı sarsılan bir genç deizm belasına kapılıyorsa.
 
Herkesi gençlerden bekliyoruz. Gençler bu ülkenin geleceği elbette. Yarınımızı teslim edeceğimiz âdemler.
 
Peki ya emanet ehlinde değilse?
Bu ülkenin gençlerine yatırım yapması gerekenler kendi ikballerinin ötesine geçemiyorsa. Sivil toplum kuruluşlarımız sivil kalamıyorsa veya ne yaptığını bilmiyorsa kurumlarımız. Üretemiyorsak, bir kısır döngünün içerisinde dönüyorsa günlerimiz. Gençlerin derdinden ziyade dar oligarşik kadroculuk yapıyorsa idarecilerimiz. Birileri koltuklarını kaybetme korkusuyla hareket ediyorsa. Gençlerin her dönemde ihtiyacı olan samimiyettin değil paranın, gücün ve yakınlıkların ölçü kabul edildiği bir sistem kurulduysa. O sisteme ehil olmadan dâhil olanların yanlışları sisteme zarar vermeye başladıysa. Ve geleceği planlaması gerekenler nefsi arzularına yenik düşüp karunlaşıyorsa.
 
Meselenin özü şu aslında.
Hepimiz bizden önce bedel ödeyenlerin emanetleri üzerinde oturuyoruz. Ve bedel ödemeye devam edenlerin teslim ettiği alanlarda bulunuyoruz. Kendimizi, ahlakımızı, ailemizi, medeniyetimizi ve gençliğimizi kaybetmenin eşiğindeyiz. Her türlü imkânın elimizde olduğu bugünlerde halen hazır yemek bekleyenler ahmak değilse ihanet içerisindedir. Kazanımlarımızın tehlikede olduğu bu dönemde, birbirimizle uğraşmaktan ziyade işimize odaklanmamız gerekmiyor mu?
 
Hayatın her alanındaki rollerimizi gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Siyasi görevi olanlar siyasetini, sivil toplum kuruluşları kendi işini, devlet görevlileri ise kamu görevini inandığımız değerlere uygun olarak yapmaz ise kaçınılmaz son bizi bekliyor. 
 
Esasen her alanın rolleri birbirinden farklı ve kesin çizgilerle ayrılmış durumda ancak nefis bırakmıyor sanırım ki; bir taraftan her kesimden gençlere ulaşmak arzusunda olan sivil toplum yöneticileri siyasi olarakta kazanımlar elde etmek istiyor. Devletin imkânlarından fayda sağlamayı devletin imkânlarını ve bürokratlarını koordine etmekle karıştırmak bizi başka bir yere götürüyor. Protokollerde insan yetiştirildiğine bu cemiyet hiç şahit olmadı. Temel görevimiz çıkar, ikbal ve reklamdan uzak durmak suretiyle hayatın her alanına milli ve yerli genç yetiştirmek olmalıdır. Zira zamanı geldiğinde birileri çıkacak ve nerede o yetişmiş gençler diye hesap soracaktır.
 
Siyasetimiz ise, tamamen toplumun merkezinde olmalıdır. Bugün 94 ruhu olarak bahsetmiş olduğumuz kişilerin ahlak, güven ve adalet kokan, giyimleriyle, yaşantılarıyla ve imkânlarıyla halktan birileri olduğu unutulmamalıdır. Hatalar olur. Bu hatalar görmezden gelinmeyip gerektiğinde kabul edildiğinde güvenilirliğimizin artacağı unutulmamalıdır. Unutulmaması gereken bir şey daha var ki, bizim milletimiz düğününde oynayanı, cenazesinde ağlayanı asla unutmaz.
 
Özetle,
Yazımın başında bahsetmiş olduğumuz beklenen kişi bizleriz. Bize emanet edilen imkânları ve makamları suiistimal etmeden, emanet edenin çizdiği çizgiden ayrılmadan, şahsi ve ailevi menfaatlerimizi hesaba katmadan idealimiz uğruna çalışmak zorundayız. Zira bu imkânların devam edeceğine dair elimizde bir ilahi emir bulunmamaktadır. Her cümlemizin sonunu reisten alıntı yaparak yada reisi referans göstererek bir yere ulaşmamız imkansızdır. Reis, gecesini gündüzüne katarak işini yapıyor. Bizde işimizi yapalım.
 
Son olarak, gençlik çalışmaları bir devletin geleceğidir ve asla ihmal edilemez.
 
Dua ile

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Namaz Vakti 25 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@