DOLAR
8.1660 +0.23
EURO
9.7073 -0.09
ALTIN
456.711 -0.31
BIST
1393 -1.69
14.03.2021, 19:41 5808

Hani benim gençliğim nerede?

Çok uzun zamandır gençlik üzerine çalışıyorum.

Dile kolay yaklaşık yirmi beş senedir, sivil toplum ve kamu kurumlarında gençlik üzerine çalışmalar yürütüyor, yazılı ve görsel medya içerikleri hazırlıyor ve bunları yayınlıyorum. İşin özü bu bizim derdimiz.

Şunu çok iyi biliyorum ki, gençlik çalışmalarının verimli olması bizim gelecekteki varlığımızı çok yakından ilgilendiriyor.

Gençlik çalışmalarında başarılı olursak, var olacağız.

Gençlik çalışmalarında başarısız olursak, yok olacağız.

Mesele bu kadar net!

O zaman soralım. Gençlik çalışmaları konusunda ne durumdayız?

Bu sorunun cevabını size ben vermeyeceğim. Bu yazıda maalesef rakamlar konuşacak ve o rakamlar bizlere hiç iyi şeyler anlatmayacaklar. Gençlik üzerine çalışma yapan birçok sivil toplum kuruluşumuz var. Bunun yanında kamunun da bu konuda ciddi imkânları ve çalışmaları olduğunu biliyoruz.

Soruya ilişkin yazmadan önce gençlik çalışmalarına ilişkin devraldığımız mirası konuşmamız gerekir. Zira bu işlere ilk olarak bizler başlamadık. Bizden önce bugünün zemini hazırlamak için bedel ödeyenlerin olduğunu da biliyoruz.

İslami çalışmalar son on beş yıllık dönemde ciddi imkânlara kavuştular. Kendisi de bedel ödeyen içerisinde bulunan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki rolü inkâr edilemez. Bu hususu inkar eden farklı siyasi görüşe sahip bir arkadaşıma söylediklerimi tekrar etmek isterim. “Bizim dönemimizden şikâyet edip duruyorsunuz. Gençlik alanında çalışma yaptınız da kapınıza polis mi gönderdik.”

İşte tam buradan başlayabiliriz. Bırakın devlet kademelerini sivil hayatta dahi İslami söylemlerin çok kullanılamadığı, sohbet halkalarının olduğu evlere sırayla ve dikkat çekmeden girildiği, maddi imkânsızlıkların had safhada olduğu ve maddi işlerin kişiler üzerinden döndüğü, her ilçede bir temsilcilikten başka yerimizin olmadığı, sadece ceberut devletin değil hain fetöcülerin de Müslümanlara baskı yapıp fişlediği ve dalga geçtiği, makam verilen Müslümanın sorumluluk korkusuyla makamı almak istemediği, bizim esnafımız kazansın diye ekmek almak için saatlerce yürüyüp alışveriş yaptığımız kısaca “İman varsa, imkânda vardır” cümlemizin spor olsun diye kurulmadığı günlerden bahsediyorum. Sanırım tüm bu olumsuzluklar bizi birleştirdi. Serkeşte olsa uygulanan eğitim modeline birde samimiyet eklenince bugün keyifle “Reis” dediğimiz insanlar yetiştiler. Cezaevlerinde yatan, ailesini, maddi imkânlarını ve eğitim hayatını feda eden insanlardan bahsediyorum. Son bir örnek vermek gerekirse, Bağcılar MGV nin öğrenci evinde, kimin nereye atandığını veya hangi kurumdan iş aldığını değil, ülkemizdeki mücadeleyi ve coğrafyamız da yakacağımız ateşi konuşup farklı fikirler oraya çıkınca kavga edip sonra sabah namazını cemaatle kıldığımız günler.

O döneme ilişkin tek eleştirim.

Yokluğun imtihanını yaşarken, ileride elde edeceğimiz imkânlar karşısında sergileyeceğimiz tavrı doğru şekilde belirleyemedik. Daha doğrusu varlığın imtihanına hazırlanamadık.

Elbette her dönem kendi şartlarına göre değerlendirilmelidir. O dönemin amatör ruhu birçoğumuzun yetişmesine vesile oldu. Mesele bu, yetiştiler.

Peki ya bugün ne durumdayız?

İlk önce şunu belirtmeden edemeyeceğim. Gençlik üzerine çalışan birisi olarak bu sorumluluktan kendimi ayrı tutmuyorum. Ortada bir problem varsa burada elbette benimde sorumluluğum var. Bugün birçok sivil toplum ve kamu kuruluşu var. Her biri birbirinden güzel işlere ve projelere imza atıyorlar. Ve birçoğunun samimiyetine de bizzat şahitlik etmişliğim var. Ancak elimizdeki veriler bir şeylerin yolunda gitmediğini bize söylüyor.

Konunun bilimsel ele alınması ve bulundukları yerlere paraşütle gelmiş bizim mahallenin yakası mendilli dinozorlarına fırsat vermemek adına rakamlar üzerinden konuşmak istiyorum.

2016 yılında X bir anket firmasının muhafazakârlık ve dindarlık konusu üzerinden gençler üzerinden yapmış olduğu araştırmada, gençlerin sadece %16.2 sinin kendisini dindar/muhafazakâr olarak tanımladığı ve sağ ideolojiyi temsil eden partilere oy verebileceklerini ifade ettiği, ilgili firmanın 2020 yılında aynı konu başlığı üzerinden yapmış olduğu anket çalışmasında ise gençlerin %5.8 nin kendisini dindar ve muhafazakâr olarak ifade ettiği ve sağ ideolojiyi temsil eden partilere oy verebileceklerini ifade ettiği analiz edilmiştir.

Benzer bir analizi yakın zamanda okuduğum Volkan Ertin’in yazdığı Sekülerleşme Teorisi kitabındaki anket çalışmasında da görmek mümkündür. Kitabın Türkiye’de Sekülerleşme başlığında, 2015 yılında kendisini dindar olarak ifade edenlerin oranı %19.5 iken, 2019 yılında söz konusu rakam %6 olarak karşımıza çıkmaktadır.

Peki ya eğitim kurumlarımız?

Üniversitenin ismini vermeyeceğim. İsmini zikrettiğim kitabı okuyanlar elbet görecekler.

Üniversitede okuyan 2217 öğrenci ile birinci sınıfta ve dördüncü sınıfta yapılan anketler çok dikkat çekicidir.

Birinci sınıfta evlilik dışı cinsel deneyim %4.5 iken, bu oran dördüncü sınıfta %73.3 e yükselmiştir. Bu konuyu lisede ele alalım. İstanbul ilinde erkek öğrencilere üç sene arayla yapılan iki ankettin birincisinde, evlilik dışı cinsel deneyim yaşayan erkek öğrenci oranı %19,9 iken, ikince ankette oran %34,4 e yükselmiştir.

Buna benzer sayısız örneği buradan yazabilirim. Eşcinsellik, farklı cinslerin aynı evde kalmaları, alkol kullanma oranları, ilk alkole başlama yaşı, Allah inancını sorgula vb. sayısız ve ürkütücü rakamları sizlerde yazılı ve görsel medyada bulabilirsiniz.

Bir yerde yanlış yapmıyor muyuz?

Kaybedilen para kazanılır. Kaybedilen toprak geri alınır. Kaybedilen her şey bir şekilde telafi edilebilir. Ama kaybedilen nesli onarmak mümkün değildir. Bugün Cumhurbaşkanımızın çizmiş olduğu idealin yanına dahi yaklaşamadığımız ve gençlik çalışmaları noktasında iflasın eşiğine geldiğimiz ortadadır. Birebir ilişkiden iletişim kurmaktan uzak, gönül çalışmasını rakamlardan ibaret kabul eden, etkinlik ve faaliyetler ajanslar üzerinden süslü göstermek hatta inandırmak mümkündür. Ancak beklenen gün geldiğinde birileri “Hani benim gençliğim nerde” diye sorduğunda ömrünü bu davaya harcayan o insana ne cevap vereceğiz?

Peki ya ne yapmamız lazım?

İman ve imkân noktasında bir eksiğimiz yok elhamdülillah.

İlk önce sistem kurmamız lazım. Bugün birbirinden bağımsız ve habersiz birçok kurumun gençlik üzerine çalışmalar yaptığını bazılarının ise genelde tekrara düştüğünü görmek mümkündür. Adam kazanmak ile adam eğitmek noktasına da bir açıklık getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ülkenin geneline bütüncül bakan bir sistemin kurulması bu alanda çalışan tüm kurumları sisteme dâhil etmesi ve bir beyin ameliyatı titizliğiyle kanayan yaraya acilen müdahale edilmesi gerekmektedir.

Bunun yanında gençlik çalışmalarının nepotizm den arındırılması önemlidir. Gençlik işi gönül işidir. Bu işi yapacak kişilerin gönüllü olmaktan öte bu alana gönlünü vermesi, bu alana ilişkin geçmişinin olması gerekir. İnsanın organlarını acemi doktora emanet etmeyen sistem insanın ruhunu bir acemiye nasıl teslim edebilir? Tecrübeyi değil gücü, davayı değil dar kadroculuğu, geleceği değil siyasi ikbal tercih edildiğinde başarı elde etmek imkânsızdır. Elbette bu kurumlarda profesyonel çalışan insan kaynağı olacaktır. Ancak ayrım yapılması gereken nokta ise, bu kurumlar para ve statü kazanılacak meslek kulüpleri olarak görülmemelidir.

Tüm siyasi söylemlerden uzak durmak suretiyle, her kesimden gençlerimizin imkânlardan faydalanabileceği yapıları kurmak suretiyle, gençlerin gönüllerini kazanmak, kendimizi ve inancımızı ilk olarak hal diliyle sonrasında ise hakikat ölçüsünde anlatıp bir dönüşüm seferberliği başlatmak elzemdir. Rakamlar üzerinden değil birebir öğrenciye dokunan çalışmalara ihtiyacımız vardır.

Başarı seçim kazanmak değildir. Seçimlerin kazanılması başarıya gidilen yolun ruhsatı niteliğindedir.

Asıl başarı özlediğimiz medeniyetimizi temelden genç gönüllere işleyerek, bugün güvenlik politikası ile çözemediğimiz hususları temelden çözmektir. Mesele sinek değil, mesele bataklığı kurutmaktır.

Son olarak,

Protokollerin, makam araçlarının, takım elbiselerin, pahalı hediyelerin, süslü sıfatların, pahalı makam odalarının ve rakamlar üzerinden yapılan görsel şovların yetiştirdiği bir tane dava adamı yoktur.

Ancak bu imkânların gevşettiği dava adamları çoktur.

Eğer bu ülkede bir beka sorunu varsa, o gençlikten ibarettir.

Dua ile,

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü

Günün önemli haber ve videoları WhatsApp kutunuzda! Telefon numaranızı yazın, hemen abone olun...

parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 32 35
16. Malatyaspor 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 29 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Namaz Vakti 12 Nisan 2021
İmsak 04:40
Güneş 06:09
Öğle 12:54
İkindi 16:35
Akşam 19:30
Yatsı 20:53

Gelişmelerden Haberdar Olun

@