-->
Mevzu TV | Mevzu sadece haber değildir.

Koronavirüs kalbin kasılma gücünü bozabilir

SAĞLIK

Kasılma gücüne verdiği zararın yanı sıra kalpte doğrudan hasara yol açan Covid-19 mevcut kalp hastalıklarını da ağırlaştırabiliyor.

Üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen pandemiyle mücadelede dünya halen istediği noktada değil… Bir yanda aşı başta olmak üzere koronavirüse karşı atılacak adımlar diğer yanda virüsün gün geçtikçe sebep olduğu yeni sağlık soruları var. Bu sağlık sorunlarının yaşandığı en kritik organlardan biri de hiç şüphesiz kalp…

Kalp kasına yerleşiyor

Koronavirüs söz konusu olduğunda genellikle akciğere inme/yerleşme konusu kamuoyunda sıkça tartışılıyor. Ancak virüsün kalp kasına yerleşerek kalp kası iltihabı oluşumuna sebep olan COVID-19, virüsü atlatan kişilerin ilerleyen dönemlerde kalp kası hastalıklarıyla karşı karşıya kalmasına dahi neden olabiliyor.

Peki koronavirüs kalbi bunların dışında nasıl etkiliyor? Kalp hastaları virüse yakalandıklarında neler yapmalı? Kişi pozitif ise ilaç kullanımında nelere dikkat etmeli? Memorial Ankara Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Oto hem bu sorulara hem de koronavirüs ve kalp konusunda en çok merak edilen diğer konulara yanıt verdi.

Kalp hastalığı tek başına korona riskini artırmaz

Prof. Dr. Ali Oto’nun öncelikle üzerinde durduğu konu; kalp hastalıklarının tek başına korona riskini artırıp artırmayacağı sorusu oluyor… “Kişinin bağışıklığı baskılayıcı başka bir rahatsızlığı yoksa kalp hastalığı tek başına koronavirüse yakalanma riskini artırmaz” diyen Prof. Dr. Oto, kalp yetmezliği gibi ağır kalp hastalığı olanlar ve diyabetik hasta gruplarında bağışıklık sistemlerinin baskılanmış olması nedeniyle koronavirüse yakalanma olasılığının yükseldiği görüşünde.

Prof. Dr. Ali Oto’ya göre koronavirüse yakalananlarda hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, ağır kalp kapak hastalıkları, ağır doğumsal kalp hastalıkları ve şeker hastalığı varsa bu kişilerin süreci daha ağır geçiyor, hatta ölümcül sonuçları dahi olabiliyor.

Koronavirüs ölümlerinde kalp ilk sıralarda

Covid-19 enfeksiyonu solunum yolları hastalığı gibi görülse de temelde koronavirüs kaynaklı ölümlerin üçte biri kalbe bağlı nedenlerle gerçekleştiği bilgisini paylaşan Prof. Dr. Oto, bu ölümlerin büyük ölçüde ya ciddi bir ritim bozukluğu ya da kalbin ağır hasar görmesi nedeniyle kalbin pompa gücünü kaybetmesi sonucunda olduğuna işaret ediyor.

“Dolayısıyla yoğun bakımlarda kalp nedenli ölümler ön planda.” diyen Prof. Dr. Ali Oto, COVID-19 virüsünün damarın iç yüzünü örten örtüde yaygın olarak tutunduğunu söylüyor. Dolayısıyla bu virüs damar olan her yerde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Virüsün yarattığı en önemli sorunun ‘damar içi pıhtılaşmaya neden olması’ şeklinde özetleyen Prof. Dr. Oto’y göre bu durum bir yandan akciğerde meydana gelen tutulumların temelini oluştururken, diğer yandan kalp krizini kolaylaştıran bir etken olarak karşımıza çıkıyor.

Mevcut kalp hastalıklarının ağırlaşmasına sebep oluyor

Peki daha önce kalp hastalığı olan kişiler koronavirüse yakalandıklarında süreç nasıl gelişiyor? Prof. Dr. Ali Oto, kalp ve damar sağlığını etkileyen Covid-19’un ikinci etkisinin de var olan kalp hastalıklarını ağırlaştırması olduğuna dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Ali Oto, koronavirüsün hafif bir koroner rahatsızlığı olan hastalarda kalbi besleyen damarların içindeki plakaların yırtılmasına, plakaların üstünde pıhtıların oluşmasına ve kalp krizine neden olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor:

“Bazen ilk belirti kalp krizi olabilmekte… Bunun yanında beyin, böbrekler ve akciğerlerde de her türlü damar tıkanıklığına sebebiyet veriyor. Öte yandan COVID-19 virüsü kalp kasının kendisini ve zarlarını da tutabiliyor.

Kalbi tuttuğunda çok ağır hasara neden olan koronavirüsün kalp kasına yerleşip, hastalık yapması sonucunda kalp kası iltihabı oluşuyor. Normal koşullarda kendini sınırlayan bu iltihap, koronavirüs hastalarında bazen çok ağır seyredip, ciddi hasarlara neden olabiliyor. Bununla birlikte kalbin kasılma fonksiyonunu bozan kardiyomiyopati denilen uzun vadeli sakatlık bırakan bir rahatsızlığa da yol açabiliyor.

Koronavirüs sonrası kalbin kasılma gücü bozulabilir

Koronavirüsü atlatmış özellikle genç ve semptomu olan hastalarda, hastalığın kalpte ve akciğerde izler bıraktığı görüldüğüne de işaret eden Prof. Dr. Ali Oto, bu hastalarda koronavirüs sonrasında kalbin kasılma gücü ciddi şekilde bozulabildiğinin altını çiziyor.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de koronavirüse karşı ilaç kullanımı konusu sıkça tartışılıyor… Bu konuya da değinen Prof. Dr. Ali Oto’ya göre COVID-19’a yakalanan hastaların kalp hastalıkları ve tansiyon için aldıkları ilaçları kesinlikle bırakmamaları, tedavilerine çok dikkatli bir şekilde ve kendilerine hekimlerin önerdiği biçimde devam etmeleri gerekiyor.

Güncel çalışmalara göre; kullanılan ilaçlardan herhangi birisinin korona riskini artırmadığına, aksine çok yararlı olduğuna inanıldığını ifade eden Prof. Dr. Oto, “Aynı zamanda aşı olmaktan da kaçınılmamalıdır. Kalp problemi olan bireyler sıraları geldiğinde hem kendilerini hem de sevdiklerini korumak için mutlaka aşı olmalıdır” uyarısında bulunuyor.

Pandemi sürecinde neler yapılmalı?

Prof. Dr. Ali Oto, kişilerin pandemi sürecinde nelere dikkat etmesi gerektiği konusuna da değiniyor:

“Hareketsizlik, aşırı ve kötü beslenme kilo alımına; kilo alımı da tansiyon ve şekerin kontrolden çıkarak bazı rahatsızlıkların tetiklenmesine neden oluyor. Evden çok fazla çıkmamak beslenme düzenimizi değiştiriyor. Mutlaka sağlıklı bir beslenme planı uygulamamız şart.

Evde kalanlar mutlaka hareket etmeye çalışmalı… Hareketler ev içinde veya kalabalık olmayan yerlerde yapılabilir. En azından açık havada yürüyüşler ihmal edilmemeli.

Kalp krizi benzeri durumlarda veya kalp krizi öncesi şikayetlerin olduğu hallerde koronavirüs korkusuyla hastaneye gitmemek, durumu kötüleştirip ağır kalp krizlerine yol açar. Göğüs ağrısı, ritim bozuklukları, nefes darlığı gibi şikayetleri olanlar vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalı.

Önemli bir kalp hastalığı, diyabeti ve tansiyonu olan kişiler doktor kontrollerini kesinlikle aksatmamalı. Hastalar, doktorları tarafından verilen ilaçlarını kullanmaya devam etmeli. Vitamin ve mineral desteklerinin kullanılması yerine taze meyve, sebze tüketmek, öğün atlamamak ve kilo aldırmayacak bir beslenme oluşturulmalı.”

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.