-->
Mevzu TV | Mevzu sadece haber değildir.

Epstein’ın hücre arkadaşı sessizliğini bozdu

DÜNYA

ABD Adalet Bakanlığı’nın 3 milyon sayfalık yeni Epstein belgelerini yayımlamasıyla birlikte her geçen gün yeni bir skandal patlak veriyor. Son olarak, Jeffrey Epstein ile aynı hücreyi paylaşan eski polis Nicholas Tartaglione’nin 21 sayfalık af dilekçesi ortaya çıktı.

ABD’de cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanırken 2019’da ölü bulunan Jeffrey Epstein’a ilişkin milyonlarca belge kamuoyuna açıldı. Bu bilgilerin yayınlanmasıyla birlikte her geçen gün yeni iddialar ortaya çıkıyor.

Manhattan’daki yüksek güvenlikli cezaevinin paslı parmaklıkları ardında yaşananlar, Jeffrey Epstein’ın ölümünden yıllar sonra bile dünya gündemini sarsmaya devam ediyor. Daily Mail, Epstein ile aynı hücreyi paylaşan ve dört kez idamla yargılanan "katil polis" Nicholas Tartaglione'nin, Epstein’ın son saatlerine dair karanlık sırları içeren bir "af dilekçesini ortaya çıkardı.

"Hükümet ikimizi de ölü istiyordu"

Tartaglione’nin dilekçesinde en dikkat çeken nokta, Epstein ile aynı hücreye konulmasının bir "tesadüf" değil, bir "infaz hazırlığı" olduğu iddiası. Eski polis, Epstein’ın ölümünden sonra kendisinin de Brooklyn’deki cezaevinde bir kurşun boruyla saldırıya uğradığını belirterek şunları söylüyor: "Epstein da ben de kasten korunmadık. Hükümetin ikimizi de ölü istediğine yürekten inanıyorum. Epstein, yargılanacak kadar uzun süre hayatta kalmaması için şiddete maruz bırakıldı."

Çıkış yolu sunuldu

Belgelerdeki en sarsıcı iddia ise eski FBI Direktörü James Comey’nin kızı, savcı Maurene Comey’e yönelik. Tartaglione, savcıların Epstein’a bir çıkış yolu sunduğunu öne sürüyor: "Eğer Başkan Trump’ın bu suçlara karıştığını söylersen özgür kalırsın." Tartaglione'ye göre Epstein, Comey’nin kendisine "Bir şeyi kanıtlamana gerek yok, Trump’ın adamları bunu yalanlayamadığı sürece yeterli" dediğini anlattı.

Öldü mü, öldürüldü mü?

Adalet Bakanlığı (DOJ) dosyalarından sızan yeni deliller, resmi "intihar" raporundaki gedikleri büyütüyor. FBI ajanlarının incelediği güvenlik kamerası kayıtlarında, Epstein’ın öldüğü gece saat 22:39’da hücre katına çıkan merdivenlerde "turuncu bir parlama" (muhtemelen bir mahkum tulumu) tespit edildiği ortaya çıktı. Epstein’ın hücresinin dışındaki iki kameranın tam o saatlerde "arızalanması" ise şüpheleri artırıyor.

"İpi boynundan ben çıkardım"

Epstein, ölümünden 21 gün önce Tartaglione tarafından boğulmaya çalışıldığını iddia etmiş, ancak sonra bu ifadesini geri çekmişti. Tartaglione ise tam tersini iddia ediyor: "Onu yerde boynunda bir iple nefes almaya çalışırken buldum. Hayatını kurtarmaya çalışan bendim."

Ne olmuştu?

Jeffrey Epstein, finans dünyasındaki nüfuzunu kullanarak reşit olmayan kız çocukları ve genç kadınlara yönelik, sınırları aşan bir cinsel istismar ve insan ticareti ağı kurmuştu. Bu yapıyı yönetmek için kendisine ait özel bir ada edinen Epstein, 2019 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetti. Ölümünün ardından ABD Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kamuoyuna yansıyan belgeler, iş ve siyaset çevrelerinden çok sayıda tanınmış ismin Epstein ile çeşitli düzeylerde temas halinde olduğunu ortaya koydu. Epstein'ın bu kadar tanınmış isimlerle bağlantısının olması akıllara tek bir soruyu getirdi: Gerçekten intihar mı etti yoksa öldürüldü mü?

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.